Çakışma, toplamda 64 grafik kartına sahip 16 düğümlü bir küme ile bulundu.The collision was found on a 16-node cluster with a total of 64 graphics cards.
Exchange Server 2003 iki düğümlü kümeler için etkin-etkin kümelenme özelliği de sunmaktadır.Exchange Server 2003 also introduced active-active clustering, but for two-node clusters only.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.A thick cord held horizontally from which hung knotted string.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.They're layered, they're interwoven, they're tangled.
N düğümlü bir devre için düğüm denklemlerinin sayısı N −1'dir.For a circuit of N nodes the number of nodal equations is N−1.
Ballı şurup (Aşkenaz Yahudileri için) içinde haşlanmış düğümlü hamur işleri olan Teiglach.Teiglach, knotted pastries boiled in a honeyed syrup (for Ashkenazi Jews).
İran düğümlü halılarda da iki atkı ipi kullanılmaktadır.A Jones se le descontarón dos puntos por rodillazos ilegales.
Çakışma, toplamda 64 grafik kartına sahip 16 düğümlü bir küme ile bulundu.Se recomienda una tarjeta gráfica con 16 bit de color.
Çakışma, toplamda 64 grafik kartına sahip 16 düğümlü bir küme ile bulundu.L'interfaccia utente era a caratteri con risoluzione di 16 linee da 64 caratteri.
Çakışma, toplamda 64 grafik kartına sahip 16 düğümlü bir küme ile bulundu.衝突は計64枚のグラフィックカードからなる16ノードのクラスタによって発見された。
8 Temmuz 1680’de, Hooke cam tabakların titreşim modu ile ilişkili düğümlü modellerini gözlemledi.1680年7月8日、ロバート・フックは、ガラス板を振動させるとその振動モードによって節が特有のパターンを形成することを見出した。
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Chúng xếp tầng, xen kẽ, dính kết với nhau.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.De er lagdelt, de er filtret sammen og sammenvævede.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Elas sobrepõem-se, entrelaçam-se, emaranham-se.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Elles sont superposées, imbriquées, emmêlées.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Esse sono sovrapposte, intrecciate, incatenate
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Están superpuestas, entrelazadas, enredadas.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.그것들은 겹쳐져 있으며, 섞여 있으며, 뒤엉켜 있습니다.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Nawarstwiają się, splatają ze sobą, wzajemnie łączą.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Sie sind vielschichtig, miteinander verwoben und verbunden
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Sunt stratificate, interpuse, sunt încâlcite.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Vrství se, proplétají, a zamotávají.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Ze zijn gestapeld, ze zijn vervlochten, ze zijn verstrikt.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Είναι πολυεπίπεδες, είναι συνυφασμένες Ειναι πλεγμένες .
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Они наслоены, они переплетены, они запутаны.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.Те са наслоени, те се преплитат, те се омотават.
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.הם מרובדים, הם שזורים, הם סבוכים. וכאשר המערכת
Katmanlı, ortak dokulu ve birbirlerine düğümlüdürler.絡み合っている だから法制度が 現実と衝突したとき...
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Egy vastag zsinór vízszintesen tartva ahonnan egy csomózott zsineg lóg.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.En tjock tråd som hålls upp horisontellt och från vilken trådar med knutar hängde.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Inki so uporabljali bolj prefinjeno verzijo imenovano "quipu".
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Silné lanko držané vodorovne, ovešané povrázkami s uzlíkmi.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Silné lanko drženo vodorovně, ověšeno provázky s uzlíky.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Une corde épaisse tenue horizontalement de laquelle pendaient des ficelles nouées
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.Дебела връзка, държана хоризонтално, от която висели нишки с възли.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.מיתר דק הוחזק במאונך כאשר עליו היו קשורות מחרוזות
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.そこからは、結び目のついたヒモがぶら下がっている。 インカ人は、ヒモの長さや色だけでなく