Kadın düğünden önce erkek düğünden sonra ağlar.The woman cries before the wedding and the man afterwards.
Kız torunumun düğününde dans etmek istiyorum.I want to dance at my granddaughter's wedding.
Ebeveynlerimin düğünümde olmasını istedim ama onlar gelmeyi reddetti.I wanted my parents to be at my wedding, but they refused to come.
Tom John ve Mary'nin düğününe katıldı.Tom attended John and Mary's wedding.
Düğün iki hafta içinde.The wedding is in two weeks.
Kızının düğünü hakkında öğrenmedin mi?Didn't you find out about your daughter's wedding?
Düğün üç ay içinde gerçekleşecek.The wedding will take place in three months.
Bir ay içinde bir düğün düzenliyorum.I'm having a wedding in a month.
Bir düğün için mükemmel bir gündü.It was a perfect day for a wedding.
Dün burada iki düğün vardı.Yesterday there were two weddings here.
Biz birbirimizin düğünlerine gittik.We went to each other's weddings.
Planlayacak bir düğünüm var.I've got a wedding to plan.
Düğün tarihini unuttum.I forgot the wedding date.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.The amount of money they spent on the wedding is frightening.
Düğün düzenleme sitesi ile tanışma sitesi arasında ne fark vardır?What's different between a wedding arrangement site and a dating site?
Düğün provasında, konuşmak için neredeyse çok sinirliydi.During the wedding rehearsal, he was almost too nervous to speak.
Düğüne katılman gerekir.You should've attended the wedding.
Sanırım Tom sizin düğününüzde şarkı söyleyebilir.I think Tom could sing at your wedding.
Tom'un bir düğün yüzüğü yoktu.Tom didn't have a wedding ring.
Onların düğün fotoğrafını gördüm.I saw their wedding photo.
Tom'un ailesi düğün gecesinde araba kazasında öldü.Tom's parents died in car accident on his wedding night.
Tom'un düğünümüzde şarkı söyleyeceğini düşünüyor musun?Do you think Tom would sing at our wedding?
Bu şarkıyı Tom ve Mary'nin düğününde söylemekten pişmanım.I regret singing that song at Tom and Mary's wedding.
Tom düğünümüzde şarkı söyledi.Tom sang at our wedding.
Jamal düğün için bana yardım edecek.Jamal is going to help me with the wedding.
Düğün günümde yağmur yağmayacak.It won't rain on my wedding day.
Düğünün muhteşem ve unutulmaz olacak.Your wedding is going to be fabulous and unforgettable.
Sen nasıl düğün fotografçımız olmak istersin?How would you like to be our wedding photographer?
Tom ve Mary'nin düğününde şarkı söyleyen ben değildim.I wasn't the one who sang at Tom and Mary's wedding.
Tom'un düğünümüzde şarkı söylemesini istiyorum.I want Tom to sing at our wedding.
Tom, John ve Mary'nin düğününe gidemedi.Tom couldn't go to John and Mary's wedding.
Balo salonunda bir düğün var.There's a wedding reception in the ballroom.
Düğün için kendime yeni bir takım elbise aldım.I bought myself a new suit for the wedding.
Düğününüze kaç kişi davet ettiniz?How many people did you invite to your wedding?
Tom ve Mary, John ve Alice'i düğünlerine davet ettiler.Tom and Mary invited John and Alice to their wedding.
Tom ve Mary düğünü iptal etti.Tom and Mary have called the wedding off.
Ben düğümü sıktım.I tightened the knot.
Bir düğünün ortalama fiyatı nedir?What's the average cost of a wedding?
Tom kare bir düğüm bağlamayı öğrenmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to learn how to tie a square knot.
Tom'u, düğününe davet edecek misin?Are you going to invite Tom to your wedding?
Düğününe kimi davet etmeyi düşünüyorsun?Who do you plan to invite to your wedding?
Tom ve Mary'nin düğününe gitmeyecek misin?Aren't you going to Tom and Mary's wedding?
Tom Mary'nin, John ve Alice'i düğünlerine davet etmesi gerektiğini düşündüğünü bilmiyordu.Tom didn't know Mary thought he should invite John and Alice to their wedding.
Tom'u düğünüme davet etmedim.I didn't invite Tom to my wedding.
Hepimiz Tom ve Mary'nin düğününe katılmak için Boston'a geldik.We've all come to Boston to attend Tom and Mary's wedding.
Tom, John ve Mary'nin düğününe gitmeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to John and Mary's wedding.
Tom ve ben Mary'yi düğünümüze davet ettik.Tom and I invited Mary to our wedding.
Tom ve Mary'nin düğününe gitmeyeceğim.I'm not going Tom and Mary's wedding.
Tom senin düğünde şarkı söyledi mi?Did Tom sing at your wedding?
Tom Mary'ye onun düğününde olmayacağını söyledi.Tom told Mary that he wouldn't be at her wedding.
Tom ve Mary'nin düğününde şarkı söylemeyi kabul ettim.I agreed to sing at Tom and Mary's wedding.
Sami, Leyla'nın düğününde bir rezalete neden oldu.Sami caused a scene at Layla's wedding.
Tom ve Mary, düğünlerine katılmak için çok fazla insan bekliyorlar.Tom and Mary are expecting a lot of people to attend their wedding.
Ben Tom'un düğününe davet edildim ama Mary edilmedi.I've been invited to Tom's wedding, but Mary hasn't.
Tom ve Mary'nin düğününe katılacağıma söz verdim.I promised I'd attend Tom and Mary's wedding.
Tom, John ve Mary'nin düğününe gitmedi.Tom didn't go to John and Mary's wedding.
Sami düğünü iptal etti.Sami cancelled the wedding.
Düğününde kaç kişi vardı?How many people were at your wedding?
Bir düğüne gittin mi hiç?Have you ever been to a wedding?
Düğününe kaç kişiyi davet ettin?How many people have you invited to your wedding?