Ana içeriğe geç
Sözlük

düğü ile cümle

düğü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.To pomaga znaleźć węzły w każdej sieci przestrzennej.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.Toto jim umožňuje najít uzly vazeb v jakékoliv mřížce atomů.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.Αυτό τους επιτρέπει να βρίσκουν τις ακμές των ενώσεων σε οποιοδήποτε πλέγμα από άτομα.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.Това им позволява да открият свързващите звена във всяка атомна решетка.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.Це дозволяє їм відкривати зв'язуючі вузли в будь-якій решітці атомів.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.Это позволяет им открывать связывающие узлы в любой решетке атомов.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.כאן הם יכולים למצוא צמתים קושרים בכל רשת אטומים.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.يسمح لهم هذا بالعثور على العقد الروابط في أي شبكة ذرات.
Bu onlara herhangi bir atom örgüsü içindeki bağların düğüm noktalarını bulmalarına izin veriyor.美しい構造芸術だと思いませんか
Bu popüler ana yemek neredeyse tüm Bengal düğünlerinde servis edilir.Ce plat principal populaire était habituellement servi à presque tous les mariages bengalis.
Bu popüler ana yemek neredeyse tüm Bengal düğünlerinde servis edilir.Este popular plato fuerte se acostumbraba servir en casi todas las bodas bengalíes.
Bu popüler ana yemek neredeyse tüm Bengal düğünlerinde servis edilir.To popularne danie służy do serwowania na niemal wszystkich bengalskich weselach.
Bu popüler ana yemek neredeyse tüm Bengal düğünlerinde servis edilir.Это популярное главное блюдо обычно встречается на всех бенгальских свадьбах.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Așa arată unul din principalele noduri.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Este es el aspecto de uno de esos nodos primarios.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.이것은 주된 지표들중의 하나의 모습입니다.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Oto jak jeden z tych głównych węzłów wygląda.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Questo è l'aspetto di uno dei nodi primari.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.So sieht einer dieser Hauptknoten aus.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Voilà à quoi ressemble un de ces nœuds primaires.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Zo ziet een van de belangrijkste knooppunten eruit.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Κάπως έτσι θα φαίνεται ένας απ'αυτούς τους πρωτεύοντες κόμβους.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Така изглежда един от тези първични възли.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.כך נראית אחת מהצמתים הראשיות.
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.هذا هو ما تبدو عليه إحدى تلك الروابط الأساسية
Burada birincil düğümlerin nasıl göründüğünü görebilirsiniz.電源と通信機能を備えた 海中ステーションで
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.A tohle je skutečné jádro mého výzkumu.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Bản báo cáo này thực sự cho thấy điểm then chốt trong nghiên cứu của tôi.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Dit verslag houdt de kern van mijn onderzoek in.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Este informe es el meollo de mi investigación.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Este relatório conduz ao cerne da minha investigação.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Et ce rapport enfonce le clou sur l'essentiel de mes recherches.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.이 리포트는 제 연구의 가장 중요한 부분을 이해하게 만들어줍니다
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Questo rapporto rende evidente l'obiettivo della mia ricerca.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Şi chiar în acest formular interactiv se regăseşte cheia cercetărilor mele.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Ten raport jest sednem moich badań.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.Und der Bericht macht meine Forschungsergebnisse sehr deutlich.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.А този доклад наистина подчертава същината на моето изследване.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.И этот отчёт объясняет суть моего исследования.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.והדו"ח הזה ממש לוקח הביתה את המהות של המחקר שלי.
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor..و هذا التقرير يوضح بالفعل جوهر بحثي
Bu rapor, araştırmamın düğüm noktasını açıklığa kavuşturuyor.これが示しているのは 右上のグラフを見ていただくと
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Alors l'été dernier, j'ai assisté à un mariage dans le sud de l'Angleterre.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.A tak jsem minulé léto navštívil svatbu v Jižní Anglii.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.El verano pasado fui a una boda en el sur de Inglaterra.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Im letzten Sommer war ich auf einer Hochzeit in Südengland.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Jadi musim panas lalu, saya menghadiri pernikahan di Inggris bagian Selatan.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.지난 여름, 저는 남영국에서 열린 결혼식에 참석했습니다
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.L'estate scorsa, ho partecipato a un matrimonio nel Sud dell'Inghilterra.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Minulé leto som sa zúčastnil svadby v Južnom Anglicku.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.No verão passado, fui a um casamento no Sul de Inglaterra.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Så sidste sommer deltog jeg i et bryllup i sydengland.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Tavaly nyáron esküvőn voltam Dél-Angliában.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Vara trecută, am fost la o nuntă în sudul Angliei.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Vậy là mùa hè năm ngoái, tôi đã tới dự tiệc cưới ở miền Nam nước Anh.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Viime kesänä olin vieraana häissä Englannissa.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Vorige zomer was ik op een trouwfeest in Zuid-Engeland.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.W lecie byłem na ślubie w południowej Anglii.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Το περασμένο καλοκαίρι, παραβρέθηκα σε έναν γάμο στη Νότιο Αγγλία.
Bu sebeple geçen yaz, Güney İngiltere'de bir düğüne katıldım.Миналото лято присъствах на сватба в Южна Англия.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod