Ana içeriğe geç
Sözlük

düğü ile cümle

düğü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom düğümü sıktı.Tom tightened the knot.
Ben sizin düğününüzdeydim.I was at your wedding.
Bu bir düğün gibi görünüyor.It appears to be a wedding.
Tom düğümü çözerken bıçağı dişlerinin arasında tuttu.Tom held the knife between his teeth as he untied the knot.
Tom ipi güvenli bir biçimde düğümledi.Tom knotted the rope securely.
Bu düğümü çözebilir misin?Can you untie this knot?
Bir düğün olacak.There's going to be a wedding.
Herkes onu düğün için yaptı.Everybody made it to the wedding.
Bir düğün olmayacak.There's not going to be a wedding.
Düğün hakkında ne düşündün?What did you think of the wedding?
Düğününüze kaç kişi geldi?How many came to your wedding?
Düğününe gitmeye niyetim yok.I have no intention of going to your wedding.
Yarın bir düğüne gitmek zorundayım.I have to go to a wedding tomorrow.
Hâlâ düğün pastasının dağıtılmasını bekliyoruz.We're still waiting for the wedding cake to be delivered.
Tom ve Mary John'u düğünlerine davet etmediler.Tom and Mary didn't invite John to their wedding.
Tom ve Mary beni düğünlerine davet etmediler.Tom and Mary didn't invite me to their wedding.
Tom ve Mary düğünlerini ertelemek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to postpone their wedding.
Tom kravatındaki düğümü düzeltti.Tom straightened the knot on his tie.
Onun düğünü ne zaman düzenlenecek?When will his wedding be held?
Senin düğünün ne zaman düzenlenecek?When will your wedding be held?
Tom ve Mary tüm arkadaş ve akrabalarını düğüne davet ettiler.Tom and Mary invited all their friends and relatives to the wedding.
Tom kızının düğününe katılmak için Boston'a uçtu.Tom flew to Boston to attend his daughter's wedding.
Bir düğüne katılmak için gelecek hafta Boston'a gitmem gerekiyor.I'm supposed to go to Boston next week to attend a wedding.
Düğünler pahalıdır.Weddings are expensive.
Bu düğüm çözülüyor.This knot's coming loose.
Biri bir düğün fotoğrafçısı tavsiye edebilir mi?Can anyone recommend a wedding photographer?
Düğün gününde Tom Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.On the wedding day itself, Tom showed Mary his true face.
Tom, kardeşine düğününe katılmayı göze alamayacağını söylemek zorunda kaldı.Tom had to tell his brother that he couldn't afford to attend his wedding.
Tom düğün için sakalını düzeltti.Tom trimmed his beard for the wedding.
Düğün hakkında konuşabilir miyiz?Can we talk about the wedding?
Tom düğünüme gelmedi.Tom didn't come to my wedding.
Neden düğünüme gelmedin?Why didn't you come to my wedding?
Düğün resimlerini Tom'a gösterdin mi?Have you shown Tom your wedding pictures?
Düğünde fotoğraf çektin değil mi?You took pictures at the wedding, didn't you?
Tom bana düğünde çektiği resimleri gösterdi.Tom showed me the pictures he took at the wedding.
Düğüne gitmemiz gerekiyor.We need to get to the wedding.
O küçük bir düğündü.It was a small wedding.
Bazı düğümleri nasıl bağlayacağımı Tom'a gösterdim.I showed Tom how to tie some knots.
Düğünümüzde şarkı söyler misin?Would you sing at our wedding?
Düğün için her şey kusursuz bir düzen içinde olmalıdır.Everything must be in perfect order for the wedding.
Bu gece, bir tabut bizim düğün yatağımız olacak.Tonight, a coffin will be our wedding bed.
Ne tür bir düğün istiyorsun?What kind of a wedding do you want?
Tom'un düğünümüzde şarkı söylemesini istemiyorum.I don't want Tom singing at our wedding.
Düğününde ne tür müzik istiyorsun?What kind of music do you want at your wedding?
Gidecek bir düğünüm var.I've got a wedding to go to.
Tom ve Mary'nin bir orta çağ düğünü vardı.Tom and Mary had a medieval wedding.
Tom ve Mary'nin bir Kelt düğünü vardı.Tom and Mary had a Celtic wedding.
Düğün hâlâ birkaç gün uzakta.The wedding is still a few days away.
Düğüne hâlâ birkaç gün var.The wedding is still a few days away.
Tom John ve Mary'nin düğününe geldi.Tom showed up at John and Mary's wedding.
Ben büyük bir düğün istemiyorum.I don't want a big wedding.
Düğün töreni Tom'un onun olmasını umduğundan daha kısaydı.The wedding ceremony was shorter than Tom expected it to be.
Düğün Marşı bana her zaman askerler savaşa giderken çalınan müziği hatırlatır.The Wedding March always reminds me of the music played when soldiers go into battle.
Ben bunu bir düğün hediyesi olarak aldım ama ben hiç kullanmadım.I got this as a wedding gift, but I've never used it.
Tom bana bir kare düğümü nasıl bağlayacağımı öğretti.Tom taught me how to tie a square knot.
Nedenini bilmiyoruz ama, son dakikada, Mary düğünü feshetti.We don't know why but, at the last minute, Mary called off the wedding.
Düğün için zamanında Boston'a varamayacağımız olasıdır.It's possible that we won't be able to get to Boston in time for the wedding.
Çoğu kadın muhteşem bir düğün hayal eder.Most women dream of a splendid wedding.
Bir düğün olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if there's going to be a wedding.
Bu düğünü ne kadar süredir planlıyorsun?How long have you been planning this wedding?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod