Ana içeriğe geç
Sözlük

düğü ile cümle

düğü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
Eğer doğru hatırlıyorsam, o, Tom'un Mary'nin düğününde söylediği şarkı.If I remember correctly, that's the song Tom sang at Mary's wedding.
Düğünüm için ailemden izin almayı başardım.I managed to get permission from my parents for my wedding.
Tom geçen hafta sonu bir düğüne gitti.Tom went to a wedding last weekend.
Tom'un Mary'nin düğününe gitmeye niyeti yok.Tom has no intention of going to Mary's wedding.
Görünüşe bakılırsa, Tom, Mary ve John'un düğününe gitmek istemiyordu.Tom apparently didn't want to go to Mary and John's wedding.
Düğün ne zaman?When's the wedding?
Bizim düğün pastamızı beğeniyor musun?Do you like our wedding cake?
"Biz onların düğününe davet edildik." "Öyle mi? Pekala, onlara ne alacaksınız?""We were invited to their wedding." "Is that so? Well, what are you going to get them?
Kuzenimin düğünü için nisan ayında New Orleans'ta olacağım.I will be in New Orleans in April for my cousin's wedding.
Düğün saat onda kutlandı.The wedding was celebrated at ten.
Figaro bizi düğününe davet etti ama geldiğimizde herkes çoktan ayrılmıştı.Figaro invited us to his wedding, but when we arrived everyone had already left.
O düğüne gidemedi.She couldn't go to the wedding.
Düğünün için beni arar mısın?Would you call me for your wedding party?
Düğün Ritz Otel'de gerçekleşti.The wedding took place at the Ritz Hotel.
Ben torunumun düğün pastasını yediğimi hayal ettim.I dreamed that I was eating my granddaughter's wedding cake.
Tom düğünümdeki en iyi adamdı.Tom was the best man at my wedding.
Sizin düğününüze gitmek istemiyordum.I didn't want to go to your wedding.
Düğününüze gitmek istemiyorum.We don't want to go to your wedding.
Onun güzel bir düğün olduğunu düşündüm.I thought it was a nice wedding.
Düğüne hazırlanmak için biraz yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.I thought you might need some help getting ready for your wedding.
Tom düğünü planlamamı istiyor.Tom wants me to plan the wedding.
Benim bizim düğünümüze davet etmek istediğim insanların bir listesi burada.Here's a list of people I want to invite to our wedding.
Düğünler genellikle mutlu günlerdir.Weddings are usually happy occasions.
Bu düğün günlerinde mutlu bir çiftin resmi.This is a picture of the happy couple on their wedding day.
O güzel bir düğündü.It was a beautiful wedding.
O güzel bir düğün töreniydi.It was a beautiful wedding ceremony.
Her gelin düğün gününde güzeldir.Every bride is beautiful on her wedding day.
Tüm gelinler düğün günlerinde güzeldirler.All brides are beautiful on their wedding days.
Tom ve Mary düğünlerini planlamakla meşgul.Tom and Mary are busy planning their wedding.
Sanırım Tom'u düğüne davet etmemi istiyorsun.I suppose you want me to invite Tom to the wedding.
Beni düğüne davet ettiler.They invited me to the wedding.
Düğün nasıldı?How was the wedding?
Onların düğün günü fark edilmeden gitti.Their wedding day went unnoticed.
Düğünlerden nefret ediyorum.I hate weddings.
Düğünleri seviyorum.I love weddings.
Bu düğümü çözemiyorum.I can't untie this knot.
O düğüm gevşek.That knot's loose.
Düğünü neredeyse iptal ettim.I almost called off the wedding.
Büyük süslü bir düğün istemiyorum.I don't want a big, fancy wedding.
Bir gemici düğümünü nasıl bağlayacağımı unuttum.I've forgotten how to tie a bowline.
Bir düğün hediyesi olarak ne almalıyım?What should I buy as a wedding gift?
Onlar beni düğünlerine davet etmediler.They did not invite me to their wedding.
Düğünlerden nefret ettiğini biliyorum.I know you hate weddings.
Düğün son dakikada iptal edildi.The wedding was canceled at the last minute.
Düğünü iptal ettik.We called off the wedding.
Bu düğümü çözemem; fazla sıkı!I can't untie this knot; it's too tight!
Tom düğüne geleceğini söyledi.Tom said he would come to the wedding.
Düğünümü iptal ettim.I called off my wedding.
Onlar bir masal düğünü yaşadılar.They had a fairytale wedding.
Düğün pastasının tadı çok iyi değildi.The wedding cake didn't taste very good.
Damat düğün pastasının içinde saklandı.The groom hid inside the wedding cake.
O bir düğün danışmanıdır.She's a wedding consultant.
Tom ve Mary henüz düğün için bir tarihe karar vermedi.Tom and Mary haven't decided on a date for their wedding yet.
Hem Tom hem de ben John ve Mary'nin düğünündeydik.Tom and I were both at John and Mary's wedding.
Tom ve Mary beni düğünlerine davet etti.Tom and Mary invited me to their wedding.
Tom düğünlerimin üçüne de geldi.Tom came to all three of my weddings.
Tom ve Mary'nin güzel bir düğünü vardı.Tom and Mary had a beautiful wedding.
Sen benim düğünümdeydin.You were at my wedding.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod