63,5 kiloda Ali Çıtak en dövüşken boksör seçildi.57.5kgのトップハンデだったが、レースでは1番人気に推された。
Brunei dolarının birebir sabit döviz kuru Singapur dolarıdır.(Singapur Bruney'in ana ticaret ortağıdır.)そのため、シンガポールでもブルネイ・ドルは等価で通用している(逆に、ブルネイにおいてもシンガポールドルは等価で通用している)。
"Bu akşam onunla birlikte dövüştün!"今夜、アナタを口説きます!
Tonfa (Okinawaca: トンファー tonfā), Okinawa dövüş sanatlarında kullanılan bir yakın dövüş silahıdır.トンファー(英:Tonfa)は、沖縄の琉球古武術において使用される打突武器兼防具である。
Sağ elindeki pençesi ve yüzündeki demir maskesi ile esrarengiz bir dövüşçü karakterindedir.顔は鉄仮面で見えるのは左目のみ。
Gianni kendisini dövülmekten korumak içni kendine panzehir bastırmıştır.ローランドは彼を自らの手で打ち倒さねばならないという宿命を背負っている。
Dövüş Kulübü (İngilizce özgün adı: Fight Club), Chuck Palahniuk tarafından 1996 yılında yazılmış bir romandır.『ファイト・クラブ』(Fight Club)は1996年に発表されたチャック・パラニュークの長編小説。
Nil İpek Hülagü (d. 30 Mayıs 1988, İzmir); Türk müzisyen, şarkıcı ve dövme sanatçısı.[2]ニールイペックフr(1988年5月30日生まれ、イズミル);トルコのミュージシャン、歌手、タトゥーアーティスト。 [一]
(Kama, orağa benzeyen yakın dövüşte kullanılan bir tür silah).作為火神砲裝備於胸前。
Dövme yaptırma, iki ila üç kat daha yüksek hepatit C riski ile ilişkilendirilmektedir.刺青會增加罹患C型肝炎二至三倍的風險。
Vali, onlara ölümüne dövüşmelerini emreder ve kasaba halkı da onların kanını istemektedir.賜兄〔顯〕欲為報怨,賓客轉劫人,發覺,州郡殺顯獄中。
Erişim tarihi: 28 Mayıs 2009. ^ 13 Aralık 2004 tarihli TCMB döviz kuruna göre (2003年5月31日日食是一次日環食,發生於2003年5月31日(北美洲北部的部分日偏食區域爲5月30日)。
Her büyü okulu, üç dövüş tarzından biriyle bağlantılıdır.每个角色只能学习每级魔法中的三个。
Melee Classes: (Yakın dövüş yapan) Yakın dövüş yapan karakterlerdir.已有免死金牌的Lisa不負眾望首名入圍。
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.一般推測將近半數的囚犯共同使用未經消毒的刺青設備。
"Bu akşam onunla birlikte dövüştün!"(今夜はJoin us!
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”如果主公現在去攻打,必定能大敗。
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.雄性打斗时会互相抓、咬。
Çok iyi dövüşür.很會打架。
Sonraki dövüş kiminle biliyor musun?...第一首歌曲《WHO'S NEXT?
Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür.他通過詭計誘惑受害者,並通過扼殺謀殺他們,有時是溺死受害人。
Üvey anne sert mi sertmiş, çocukları hep dövüyor korkutuyormuş.擁有成熟大姊身材,氣勢強悍,打架也很強,經常欺負甘悟。
Bruno S.'nin annesi bir fahişeydi ve küçükken onu sürekli dövüyordu.原本是阿爾坎杰羅家的二兒子,母親是个妓女,由於長相像他母親,小時候經常受到父親的毆打。
Zoro ile arasında bir dövüş olmuştur ve Zoro yenilmiştir.向魯邦一行人提出挑戰,並葬送他們。
24.Bölümde Ali tarafından dövülerek öldürüldükden sonra yakılır.在南極被第七小隊打敗後,被凱特殺害。
Dovre Ulusal Parkı (Norveççe: Dovre nasjonalpark), Norveç’te 2003 tarihinde kurulan bir ulusal park.多弗勒國家公園(挪威語:Dovre nasjonalpark)是挪威的一個國家公園,位於挪威的北部地區,成立於2003年。
Dövüşmesini iyi bilen sarışın bir kadındır.他想紅髮女孩應該知道他是誰了。
Dövüşürken silah kullanmayı tercih eder.在戰鬥中主要以槍械作為武器。
Kolunda bir dövmesi var.他的手臂上有紋身。
Kapsamlı Asya Dövüş Sanatları El Kitabı.詳見臺灣國手戰。
Dünyada en yaygın kullanılan dövizdir.这些在世界上最为常用。
Birlikte Victor ile dövüşürler.可以和維爾聊天。
Beni dövmeye başladı.即我痛打他一頓。
Karnında, sırtında ve bileğinde dini dövmeler bulunmaktadır.胸背面和腹部、前翅基部及后翅内缘密生有黄色软毛。
Vücuduna dövme yaptırdı.为他制造号角。
Kendisi birçok kez ringde dövüşmüştür fakat bir defada yenilmemiştir.虽然他偶尔会在一场战役中被击败,但是他从未失去过一场战争。
Tel Aviv'in yerel havaalanı olan Sde Dov, kentin kuzeybatısında yer alır.特拉维夫的Sde Dov机场(代号SDV)位于该市西北部,作为国内航线的主要机场。
Hagen meydan okur, fakat kimse onunla dövüşmeye cesaret edemez.止贡十分傲慢,强迫他属下跟自己比武,但没人敢跟他交手。
Örneğin "Karını dövmeyi bıraktın mı?" tarzında bir soru karını geçmişte dövdün varsayımını içerir.例二 「你不打老婆了嗎?」 若正面回答,等同承認有老婆,且以前曾經打過老婆。
Histiaeus, en güvendiği kölesinin başını kazıtmış, kafatası derisine mesajını dövme ile yazdırmıştı.絲蒂芙得知要戴上她最害怕的章魚後哭了起來。
Ve de çok iyi dövüşür.也很擅長打架。
Dövüş stillerini Shotokan Karate ve Kickboks oluşmaktadır.這個武術的足部技巧是混合自跆拳道及Kickboxing(有氧搏击操)的動作。
En güçlü olmak için sürekli dövüşür.總是在尋求強者,為了變得更強而一路戰鬥。
Gamzeyi döverek öldürdükten sonra Memati tarafından bilekleri kesilerek öldürülür.听说是因为被努玛吉踹断了骨头才送命的。
19 yaşına geldiğinde döviz işine başladı.這種情況,直到他19歲的時候,才開始有所轉變。
Oğluna karşı "dengesiz" davranmış ve hem kızıp döverken hem sevgi gösterisinde bulunmuştur.丁部领听闻陈明公“有德而无嗣”,带同儿子丁琏投靠。
29 Şubat - Dövizli askerlik yasası kabul edildi.11月29日——消防法公佈實施。
Bu dövüşlerde birbirlerine kafaları ve uzun dişleri ile çarparak saldırırlar.有時雄麝之間為爭偶而發生激烈毆鬥,相互以獠牙刺傷對方。
Babasını döven evladın iki eli kesilir.아들이 아버지를 때리면 두 손을 자른다.
Erişim tarihi: 28 Mayıs 2009. ^ 13 Aralık 2004 tarihli TCMB döviz kuruna göre (2008년 5월 27일에 확인함. 장상종 기자 (2003년 12월 15일).
1656 yılında Dover'a yerleşmiş olan ailesini ziyaret etmek için gündüzleri kaleden ayrılmasına izin verilir.1656년, 그는 ‘Dover Castle'에서 ’Dover'에 정착한 그의 가족을 볼 수 있도록 낮에 밖으로 나갈 수 있다는 허락을 받았다.
Karnında, sırtında ve bileğinde dini dövmeler bulunmaktadır.목에서부터 상반신, 등과 팔에 문신이 있다.
Sonraki dövüş kiminle biliyor musun?...당한 선수는 무슨 죄?
Gladyatörler muhtelif senaryolara göre muhtelif silahlarla ya ölümüne ya da "ilk kana" göre dövüşürlerdi.검투사는 죽거나 혹은 여러가지 시나리오에 따라 갖가지 무기를 들고 ‘첫 피’를 볼 때까지 싸웠다.
Dövüşürken silah kullanmayı tercih eder.전투에서는 권총을 사용한다.
Çok iyi dövüşür.너희들은 잘 싸웠다.
Daha sonra kurumuş biberler dövülerek, zeytin yağı ve bir miktar tuz ilave edilerek isot haline getirilir.그 후 뜨거운 물에 채소를 끓인 후에, 한 스푼 정도의 쌀과 레몬 즙이 첨가된다.
Çok yaşlıdır fakat çok iyi dövüşebilir.나이는 많았지만 궁술 실력이 매우 뛰어났다.
Bu dövmeyi sildirdim.저는 이 병을 던지겠습니다.
Ve de çok iyi dövüşür.니가 그렇게 싸움 잘해?