Çok cesur bir dövüşçü olmasına rağmen kavga başlatıcı değildir.Hoewel ze een sterke vechter is, houdt ze niet van vechten.
Ramazanda yemek yiyip, içki içenleri dövüp sonra Allah ıslah etsin ! diye bıraktığı rivayet edilir.Het sentiment van de kruistocht wordt weerspiegeld in het devies: Dood hen allen, God zal de zijnen herkennen.
(Kama, orağa benzeyen yakın dövüşte kullanılan bir tür silah).Wapen van Hemmen Wapen van Elst Wapen van Heteren
Ken dövüş turnuvalarına aşırı meraklıdır.Kenia kwalificeert zich voor het hoofdtoernooi.
Daha sonra Ash, bir Pokémon dövüş yarışmasına Primeape ile katılmıştır.Brock heeft ook één keer meegedaan aan een Pokémonwedstrijd.
Sonraki dövüş kiminle biliyor musun?...Welk getal moeten we als volgende nemen?
Dövüş sanatlarında usta olduğu bilinmektedir.Hij stond bekend als kunstkenner.
Ensesinde Revolver dövmesi bulunur.In zijn lichaam zit een steekwapen.
Hristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı.Het in het openbaar belijden van het christelijk geloof werd verboden.
Her türlü dövüş tekniğini öğrenerek ailesinin katillerinin peşine düşer.Hij gebruikt zijn kennis van informatica om de moordenaars van zijn gezin op te sporen.
Tüm dövüş stratejilerini bilir.Hij is ook goed in het maken van gevechtsstrategieën.
O çıplak elleriyle kızgın demiri dövebilir, ona istediği şekli verebilir.Zo kan ze groene energie opwekken met haar handen, waarmee ze alles wat ze aanraakt kan smelten.
Yakın dövüştede çok etkilidir.Ze zijn zeer sterk in een gevecht.
502 - Nauglamír tekrar dövülür ve ortasına Silmaril yerleştirilir, Thingol ve Cüceler tartışır.502 - De Dwergen smeden de Silmaril in Nauglamir onder leiding van Amroth maar raken slaags met Thingol.
Sai (釵), Okinawa'da kullanılan geleneksel delici bir yakın dövüş silahıdır.De sai (釵) is een oud Japans gevechtswapen afkomstig van Okinawa.
Parmaklarla çalma tekniğine şelpe ve dövme denir.De speeltechniek wordt 'optel and knyp' genoemd.
Roma askerleri dövüşür.De flexibele Romeinse soldaten wel.
Kimi kıskandığı için dövüyordu, kimi öldürüyordu.Veel van hen waren zo jaloers dat ze hem haatten.
Kılıç yeniden dövülür ve Gurthang adını alır.Het zwaard wordt voor hem omgesmolten waarna hij het Gurthang (Doodsijzer) noemt.
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.Bij deze gevechten proberen de dieren in elkaars voorpoten te bijten.
Dövüş sanatlarını daha sonra öğrenmiştir.Het beoefenen van krijgskunsten kwam later.
Petrol ve gaz ihracatı, özellikle sabit döviz ana kaynağı olmaya devam etmektedir.De sterke, vluchtige olie bevindt zich vooral in de wortel.
Sonbahar'ın geri kalanında, Hava Kuvvetleri sonuna kadar dövüştü...Tegen het einde van de zomer was het Zuidelijke leger klaar om verder te vechten.
Deri Yüz kapıyı kırdığı için onu döver.Hij moet knakken als je hem doormidden breekt.
Bu birliktelikte Andrea'nın kasığındaki dövme dikkat çekiyor.Elsa huilt van verdriet op Anna's schouder.
270 farklı insanla dövüş yaptı.Er schreven zich 270 mensen op in.
Kaçmaya çalışırken Ra's Al Ghul ile dövüşür.Bruce weigert mee te werken en ontsnapt na een gevecht waarbij Ra's al Ghul gedood wordt.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Dit komt doordat hij zeer dik is, en daardoor makkelijk de klappen opvangt.
Vücudunda altı dövme bulunuyor.Hij heeft zogenaamd zes lichamen.
Kara Elf Eöl tarafından dövülmüştür.Braun werd duwend elfde.
Ve son dövüşü buradaydı.En nu gaat hun laatste gevecht plaatsvinden.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.De lokale bevolking ondersteunde de operatie eveneens.
Drago dövüşçü olmak için eğitilmiştir.Hij trainde om bokser te worden.
Etin pişirilmeden önce dövülmemesi gerekmektedir.Je moet de huid niet verkopen voor de beer geschoten is.
Kurogane için en değerli şeyi kılıcı Ginryū, Fay için de büyüsünün kontrolünü sağlayan sırtındaki dövmedir.Kurogane levert zijn zwaard Ginryu in, Fye zijn tatoeage op zijn rug, wat hem helpt bij zijn magie.
Uysal bir ev köpeği olan Cofi usta bir dövüşçüye dönüşür.De nauwe band met de baas maakt de herdershond tot een aantrekkelijke huishond.
Brom ona kılıçla dövüşmeyi, sihir yapmayı, antik dili konuşmayı ve Ejderha Süvarilerinin hikâyelerini öğretir.Hij krijgt een opleiding van Brom, leert zwaardvechten en met magie om te gaan.
Delaware'in en büyük şehirleri Wilmington, Newark ve başkent olan Dover'dir.De grootste steden zijn Wilmington en hoofdstad Dover.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.Butterfield heeft één slag voorsprong op hen.
Angel ise iblis ile dövüşürken bu defa kanının kendisine bulaşmasına engel olur ve insana dönüşmez.En zijn andere leven met Anna: tot nu toe in het verborgene maar voor hemzelf ongeveinsd.
Tiyatrosunun tasarımından burada gladyatör dövüşleri yapıldığı anlaşılır.In het amfitheater is tegenwoordig een tentoonstelling over gladiatoren.
O dövmelerde labirent olduğunu görür ve bunun neyi ifade ettiğini bulmaya çalışır.Hij heeft de parel blijkbaar in een van de beelden gestopt, en probeert nu te achterhalen welke.
Ayrıca neredeyse tüm sırtını kaplayan devasa büyüklükte bir ejderha dövmesi de vardır.Er is een enorm schuin naar achteren liggend neusgat met een grote omringende uitholling.
Bu üst üste ikinci kaybettiği dövüş oldu.Hierop brak de Tweede Gelderse Successieoorlog uit.
Demir tavında dövülür.Men moet het ijzer smeden als het heet is.
Demir tavında dövülür.Men moet het ijzer smeden wanneer het heet is.
Irvine'in üçü sol elinde olan beş dövmesi vardır.Irvine ma pięć tatuaży, z których trzy ma na lewej ręce.
Birlikte Victor ile dövüşürler.Współpracuje z Victorem.
İlçenin merkezi Dover-Foxcroft şehridir.Jego siedzibą administracyjną jest Dover-Foxcroft.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.Ponieważ w trakcie potyczki, jego oponenci oszukują, Gunnarr wdaje się w nową sprzeczkę.
Erişim tarihi: 28 Mayıs 2009. ^ 13 Aralık 2004 tarihli TCMB döviz kuruna göre (ФК «Черкаси») 28 grudnia 2004—21 maja 2009: Dnipro Czerkasy (ukr.
Orada Tatsuki Arisawa ile karşılaşmıştı ve ilk birkaç dövüşünde ona yenilmişti.Tam poznał Tatsuki Arisawę, z którą na początku przegrywał.
Dövüş esnasında on dört saldırgan ile Gunnar'ın erkek kardeşi Hjörtur ölür.Podczas walki ginie czternastu napastników oraz jego brat Hjörtr.
Lindsey, Aralık 2015'te karma dövüş sanatçısı Marina Shafir ile nişanlanmıştır.Lindsey zaręczył się z zawodniczką mieszanych sztuk walki Mariną Shafir w grudniu 2015.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.Pewnego dnia Gunnarr przyjmuje wyzwanie od Starkadssona, który proponuje mu walkę na koniu.
Ve son dövüşü buradaydı.Tu stoczył swoją ostatnią walkę.
Bō, Japon dövüş sanatlarında kullanılan silah.Jest to kopnięcie używane w japońskich sztukach walki.
Döviz sınıf 80 Microsoft pointe bir Amerika Birleşik Devletleri dolarıdır."Microsoft points" - 1 dolar amerykański ma wartość 80 Microsoft points.
Kıyasıya bir dövüş olur ve bu dövüş sırasında birçok ana karakter ölür.W filmie napotykamy wiele walk, w których wielu głównych bohaterów ponosi śmierć.
Çok gürültü yaparak dövüşmeyi sever.Bardzo lubi hałasować.