dövüş ile cümle

dövüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom'un büyükbabası ve Mary'nin büyükbabası II Dünya Savaşında birlikte dövüştüler.Tom's grandfather and Mary's grandfather fought together in World War II.
Biz sürekli dövüşürüz.We fight all the time.
Lütfen dövüşmeyin.Please don't fight.
Ben bir çocukken ebeveynlerim her zaman dövüşürdü.My parents fought all the time when I was a kid.
Böylece biz bir dövüşe zorlandık.Thus we were urged into a fight.
Ben artık dövüşemem.I can't fight any longer.
Burada dövüşemeyiz.We can't fight here.
Kim dövüşmek istiyor?Who wants to fight?
Dövüşü izlemek istiyorum.I want to watch the fight.
Gerçekten dövüşmek ister misin?Do you really want to fight?
Artık dövüşmek istemiyorum.I don't want to fight anymore.
Dinle, dövüşmek istemiyorum.Listen, I don't want to fight.
Bu konuda sizinle dövüşmek istemiyorum.I don't want to fight you on this.
Bu konuda seninle dövüşmek istemiyorum.I don't want to fight you on this.
Tom dövüşmek istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to fight.
Sadece seninle dövüşmek istemiyorum.I just don't want to fight with you.
Bunun hakkında tekrar dövüşmek istemiyorum.I don't want to fight about this again.
Hiç kimse dövüşmek istemiyor.No one wants to fight.
Tom dövüştü.Tom fought.
Tom dövüşüyor mu?Is Tom fighting?
Tom tekrar dövüştü.Tom fought back.
Tom iyi dövüştü.Tom fought well.
Tom dövüşmüyor.Tom isn't fighting.
Tom dövüşmeyi durdurdu.Tom stopped fighting.
Tom dövüşüyordu.Tom was fighting.
Tom dövüşmüyordu.Tom wasn't fighting.
Hâlâ dövüşüyoruz.We're still fighting.
Onlar dövüşmeye başladı.They started fighting.
Adam gibi dövüşFight like men.
Dövüşmekten nefret ediyorum.I hate fighting.
Dövüşme için hazırlan.Prepare for combat.
Teke tek dövüşmeye karar verdiler.They decided to fight mano-a-mano.
Seninle dövüşmeyeceğim.I won't fight you.
Tom dövüşmeyi durdurmayacak.Tom won't stop fighting.
Dövüşmek zorundasın.You have to fight.
Nasıl oldu da Tom dövüşmedi?How come Tom didn't fight?
Dövüşmek zorundayım.I have to fight.
Biz dövüşmedik.We didn't have a fight.
Tom'un tekrar dövüşmesini beklemiyordum.I didn't expect Tom to fight back.
Tom ve Mary dövüştüklerinde bundan nefret ediyorum.I hate it when Tom and Mary fight.
Dövüştüğünde bundan nefret ediyorum.I hate it when you fight.
Dövüşmeye geri başlamak zorundayım.I've got to start fighting back.
Tom ve Mary'nin dövüştüğünü duydum.I heard Tom and Mary fighting.
Senin ve Tom'un dövüştüğünü duydum.I heard you and Tom fighting.
Tom dövüşmüyor, değil mi?Tom isn't fighting, is he?
Henüz dövüşmeye başlamadık.We have not yet begun to fight.
Dövüşü gördüm.I saw the fight.
Bire karşı iki adil bir dövüş değil.Two against one is not a fair fight.
Keşke siz ikiniz her zaman dövüşmese.I wish you two didn't always fight.
Onlar dövüştü.They had a fight.
Ben dövüşü kazandım.I won the fight.
Dövüş hızlı darbeler değişimi ile başladı.The fight began with the rapid exchange of blows.
İyi dövüştük ama yine de kaybettik.We put up a good fight, but lost anyway.
Tom ve Mary gençken her zaman dövüşüyordu.Tom and Mary were always fighting when they were younger.
Tom ve Mary bize artık dövüşmeyeceklerini söyledi.Tom and Mary told us they wouldn't fight anymore.
Tom ve Mary dövüşemeyecek kadar çok yorgundu.Tom and Mary were too tired to fight.
Sen bir dövüş içinde oldun mu?Have you been in a fight?
Onlar kiminle dövüşüyor?Who are they fighting?
Kaybedilen bir savaşta dövüşüyoruz.We're fighting a losing battle.
Çevreyi korumak için kendi hükümetimizle dövüşmek zorunda olmamız korkunç.It is horrifying that we have to fight our own government to save the environment.

İlgili Sayfalar