Kocasının gelmesini dört gözle bekliyor.She longs for her husband to arrive.
O, kocasının ölümünden sonra dört çocuğu tek başına yetiştirdi.After her husband's death, she brought up the four children by herself.
Bir kez daha tırmanırsam Fuji Dağına dört kez tırmanmış olacağım.I will have climbed Mt. Fuji four times if I climb it again.
Fuji Dağı, Rokko Dağından yaklaşık dört kat daha yüksektir.Mt. Fuji is about four times as high as Mt. Rokko.
Odada dört parça mobilya vardı.There were four pieces of furniture in the room.
Bu mektubun sizi ilgilendirdiğini umuyoruz ve dört gözle cevabınızı bekliyoruz.I hope this letter interests you and look forward to your reply.
Annemin dört erkek kardeşi var.My mother has four brothers.
Saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four.
Bu öğleden sonra saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four this afternoon.
Kız kardeşim dört yaşından beri piyano dersleri alıyor.My sister has been taking piano lessons since she was four.
Yarın akşam için dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to book a table for four for tomorrow night.
Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.You will have studied English for four years next March.
Dört tip metal kullanarak belirli frekans rozansı bastırılır.By using four types of metal, specific frequency resonance is suppressed.
Onun üst üste dört rakibini yenmesi lise takımımıza şampiyonluk kazandırdı.His beating four competitors in a row won our high school team the championship.
Dört evin önünden geçtim.I passed by four houses.
O ne zaman gitti? Öğleden sonra dörtte miydi yoksa beşte miydi?When did she leave? Was it at four or five PM?
İki artı iki dört yapar.Two plus two makes four.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.One, two, three, four, five, six, seven, eight, nine, ten.
Pilavımız dört yuandır.Our pilaf is four yuan.
Etli pilav sekiz yuan. Vejetaryen pilav sadece dört yuan.The pilaf with meat is eight yuan. The vegetarian pilaf is only four yuan.
Dört gün kar yağdı.It snowed for four days.
Müzede dört saat sonra yorulduk.After four hours in the museum we're tired.
Biz dört gece için bir oda istiyoruz.We want a room for four nights.
Bir ayda dört hafta vardır.In one month there are four weeks.
Jorge dört tane dil konuşabilir.Jorge can speak four languages.
Yemeklerden sonra günde dört kez alın.Take one four times a day, after meals.
Kaza olduğunda arabada dört kişi vardı.The car was carrying 4 people when it had the accident.
Kaza olduğunda araba dört kişi taşıyordu.The car was carrying 4 people when it had the accident.
Bugün oğlum dört yaşına giriyor.Today my son turns four years old.
Bugün dört yaşına giriyorsun.Today you turn four years old.
Bu sınıfta yirmi dört sandalyemiz var.We have twenty-four chairs in this class-room.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Haftada dört kez tıraş olur.He shaves four times a week.
Erkek kardeşim Jacques on dört yaşında.My brother Jacques is fourteen years old.
Dört kişilik bir aileye sahibim.I have four in my family.
O, yaklaşık dörtte geldi.He came about four o'clock.
Dörtten önce bira yok.No beer before four!
Gözlerini dört aç!Keep your eyes peeled!
Dört boyutluları hayal etmek zordur.It's difficult to visualize four dimensions.
Dört boyutluları görselleştirmek zordur.It's difficult to visualize four dimensions.
Onlar dört nala koşan atlardan daha hızlı hareket ettiler.They moved quicker than horses in gallop.
Merkezî sinir sistemi dört organdan oluşur.The central nervous system consists of four organs.
Bu otel rehber kitabın verdiği dört yıldızı hak etmekten uzaktır.This hotel is far from deserving the four stars the guidebook gives it.
Bu ülkede dört mevsim var.There are four seasons in this country.
Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.The mountains were all around the city.
Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.Television stations broadcast 24 hours a day.
Dört yıl daha onu seçecekler mi?Will they elect him for four more years?
Başkan dört yıl boyunca yönetir.The president governs for four years.
Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.Workers in France receive four weeks of paid vacation each year.
Amerikalılar her dört yılda bir yeni bir başkan seçerler.Americans vote for a new president every four years.
Divan, dört kişinin oturmasına yetecek genişlikte.The sofa is wide enough for four people to sit on.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
Ben pastanın dörtte birini yedim.I ate a quarter of the cake.
Bir kare hem dikdörtgen hem de eşkenar dörtgendir.A square is both a rectangle and a rhombus.
Dört kere beş 20'dir.Four times five is 20.
Bir dörtlü, bir üçlüden bir üye daha fazladır.A quartet has one more member than a trio.
İyi haber! Bu, Klingon dilindeki dört yüz kırk dördüncü cümle.Good news! This is the four hundred forty-fourth sentence in Klingon.
O, gece yarısı dört polis memuru tarafından götürüldü.He was taken away by four police officers in the middle of the night.
Dolores'in dört kız kardeşi var.Dolores has four sisters.
Dolores'in dört tane kız kardeşi var.Dolores has four sisters.