Ana içeriğe geç
Sözlük

dört bir ile cümle

dört bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.És ez egy olyan történet, ami működött. Megvalósult, és a gépek itt vannak körülöttünk.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.Jest to historia zakończona sukcesem. Udało się, a takie maszyny są teraz wszędzie wokół nas.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.실제로 이루어졌고, 실현됐던 이야기이구요. 그 기계들은 우리 주변 어디에나 있죠.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.Şi e o istorie care a fost sa fie. Ea s-a produs, şi maşinile sunt pretutindeni în jurul nostru.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.Và một câu chuyện có thật, đã xảy ra, và các loại máy ứng dụng của nó hiện rất phổ biến.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.Y es una historia que sí se funcionó. Sucedió, y las máquinas están en todas partes.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.Και είναι μια ιστορία που πραγματοποιήθηκε. Συνέβη, και οι μηχανές είναι γύρω μας.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.И става въпрос за история, която сработи. Тя стана реалност, и машините са навсякъде около нас.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.И это - история, когда всё получилось. Это произошло, и эти машины повсюду рядом с нами.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.І це - історія, коли все вийшло. Це здійснилося, і ці машини всюди поруч з нами.
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili..וזהו סיפור שעבד. זה באמת קרה .והמכונות האלה נמצאות בכל מקום
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.وهي قصة نفذت. وقد حدثت والآلات من حولنا
Ve gerçekleşen bir hikaye, dört bir yanımız makinalarla çevrili.このマシンは今やどこにでもあり 必然的に生まれた技術です
Ve karşınızda dünyanın dört bir tarafından gelen açılış konuşmaları.Lasst Euch von den fantastischen Keynotes aus aller Welt inspirieren.
Ve karşınızda dünyanın dört bir tarafından gelen açılış konuşmaları.Na początek zobaczmy fantastyczne prezentacje z całego świata.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Cestovali zblízka aj zďaleka, lebo chceli, aby ich hlasy boli vypočuté.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Ed erano venuti da vicino e da lontano, per far sentire la propria voce.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Et ils venaient des alentours, ils venaient de loin parce qu'ils voulaient que leur voix soit entendue.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Ideutaztak közeli s távoli helyekről, mert hallatni akarták a hangjukat.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.In pripotovali so od blizu in daleč, saj so hoteli, da bi se njihov glas slišal.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.멀리에서 온 유권자들도 있었고, 가까이에서 온 유권자들도 있었습니다. 그들은 자신의 정치적 의견이 반영되기를 그토록 원했길 때문입니다.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Mereka datang dari sekitar, datang dari jauh, karena ingin suara mereka didengar.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Přicestovali z daleka i nedaleka, aby vyjádřili svůj názor.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Przybywali zarówno z bliskich jak i odległych regionów, ponieważ chcieli, żeby usłyszano ich głos.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Şi veniseră din apropiere, veniseră de departe, pentru că au dorit să-şi facă vocea auzită.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Tinham viajado de perto e de longe porque queriam fazer ouvir as suas vozes.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Und sie reisten an von nah und fern, weil sie wollten, dass ihre Stimmen gehört wurden.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Và họ đã đi bầu từ khắp nơi xa gần, bởi vì họ muốn tiếng nói của họ được lắng nghe.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Y venían de cerca y de lejos, porque querían hacer oír sus voces.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Ze waren van heinde en ver gekomen om hun stem te laten horen.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Και είχαν ταξιδέψει από μέρη κοντινά, από μακριά γιατί ήθελαν οι φωνές τους να ακουστούν.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Бяха пътували от близко и от далеч, защото искаха гласовете им да бъдат чути.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Вони приїжджали зблизька, вони приїжджали здалека, тому що хотіли, щоб їхній голос почули.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.Они шли и ехали из близких и отдаленных мест, потому, что хотели, чтобы их голоса были услышаны.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.והם באו מקרוב, הם באו מרחוק, מפני שהם רצו שקולם ישמע.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.لقد جاءوا من جميع المناطق القريبة والبعيدة، لرغبتهم في توصيل أصواتهم.
Ve ülkenin dört bir yanından gelmişlerdi, çünkü seslerinin duyulmasını istiyorlardı.彼らの声を届けたかったからです 一人の投票者に聞きました「誰に投票するの?」
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.Cela a été saisi sur film - par la technologie - et diffusé dans le monde entier.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.그건 비디오 테이프에 잡혔고 -- 기술 -- 그리고 그건 전세계에 방영됐습니다.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.L'evento e' stato registrato su video -- la tecnologia -- ed ha fatto il giro del mondo.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.Lo grabaron en cinta - la tecnología -- y lo mostraron en las noticias en todos los hogares del mundo
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.We hebben het op video -- technologie -- en het was overal ter wereld te zien.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.Zostało to uchwycone na taśmie video -- technologia -- i cały świat to zobaczył.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.Било заснето на видеокасета... технология... и бе пускано по цял свят.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.Это было записано на видеопленку — технология — и было показано по всему миру.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.זה תועד בקלטת וידאו - טכנולוגיה - ושודר בכל העולם.
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.تم تصوير الإعتداء في شريط فيديو -- تكنولوجيا-- وتم بثه حول العالم جميعًا
Video teype kaydedildi -- teknoloji -- ve dünyanın dört bir yanında gösterildi.その映像は 世界中に広がったのです 皆が4人の白人警官は 刑務所送りになると思っていたのに
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü."A nők hősök" körbevitt a világ körül.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü."Femeile sunt eroine" m-a purtat prin toată lumea.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Frauen sind Helden führte mich um die Welt.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.'여성은 영웅이다'프로젝트로 전 세계를 다녔습니다.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü."Le Donne sono Eroi" mi ha fatto vedere il mondo.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Mujeres Heroínas me llevó por el mundo.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Mulheres são Heróis levou-me à volta do mundo.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü."Phụ nữ là anh hùng" mang tôi đến mọi nơi trên thế giới.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Projekt Women Are Heroes mě vzal okolo světa.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Projekt Ženy sú hrdinky ma vzal okolo sveta.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü."Vrouwen zijn helden" bracht me over de hele wereld.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Women Are Heroes m'a emmené autour du monde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dört bir ile cümle - Sayfa 16 - dört bir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App