dönmek ile cümle
dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Claro. Não precisam de se esforçar tanto para voltarem ao normal.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Già. Non devi sforzarti troppo per tornare normale.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Ja. Då får du inte lika svårt att återhämta dig.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Ja. Så får du ikke lige så svært ved at komme dig.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Sí. No os esforcéis en regresar a la normalidad.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Tylko nie forsujcie się za bardzo.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Δεν χρειάζεται να γίνετε φυσιολογικοί.
Normale dönmek için kendinizi fazla paralamayın.Не напрягайся, чтобы вернуться в нормальное состояние.
O da Rusya'da okudu. (Alkış) Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.Se graduó en Rusia también (Aplausos) para regresar a trabajar con nuestra madre
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Chce wrócić, ale nie może, więc przeżywa trudne chwile.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Con bé muốn về nhà nhưng không có dịp nào tiện, nó đang phải vật lộn đấy.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Elle veut revenir mais n'en a pas eu la chance, donc elle souffre.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Ha Ni ingin kembali tapi tidak punya kesempatan, dia pasti mengalami kesulitan.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Hoče se vrniti, ampak ni imela priložnosti, zato trpi.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Hon vill komma tillbaka men har inte fått den chansen, så har det ganska jobbigt.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Sie will nach Hause zurück kommen,aber hatte nicht die Chance dazu,also hat sie jetzt eine harte Zeit.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Vrea sa se intoarca acasa dar nu a avut ocazia, asa ca se descurca greu.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Vuole ritornare ma non ne ha avuto l'opportunità, quindi sta passando dei momenti difficili.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Ze wil terugkomen, maar heeft de kans niet gehad dus heeft ze het moeilijk.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Θέλει να έρθει πίσω αλλά δεν βρίσκει την ευκαιρία, γι'αυτό περνάει δύσκολες ώρες.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Хочет вернуться, но не может, так что ей сейчас нелегко.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.إنها تريد العودة ولكن لم تتح لها الفرصة ,لذا فهى تعانى وقت عصيب
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.そんな事も分からないの?
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.De är för stor för denna öppna här för att gå tillbaka och tillbaka mellan dem.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Jsou příliš velké na tento otvor a nemohou jím procházet.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.구멍크기에 비해 너무 크기때문에 사이를 지날수 없어요.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Mereka terlalu besar untuk membuka ini di sini untuk kembali dan sebagainya di antara mereka.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Są zbyt duże by przejść przez ten otwór tam i z powrotem.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Sie sind zu groß für diese Öffnung rechts hier, um hin und her zu gehen.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Son demasiado grandes para este apertura aquí para volver y entre ellos.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Sono troppo grandi per passare per questa apertura.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Sú príliš veľké aby tadiaľto prešli alebo aby sa pohyboli zec otvor.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.Ze zijn te groot voor deze opening hier om heen en weer te kunnen gaan.
Onlar geri dönmek için burada bu açılış için çok büyük ileri aralarında.行ったり来たりすることは、できないんだ。 それじゃあ、この状況で何が起きるだろう?
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.있던 곳을 떠나고 두 자부도 그와 함께 하여 유다 땅으로 돌아오려고 길을 행하다가
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Mereka berangkat bersama-sama pulang ke Yehuda. Di tengah jala
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Partì dunque con le due nuore da quel luogo e mentre era in cammino per tornare nel paese di Giud
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Salió con sus dos nueras del lugar donde estaba, y emprendieron el camino para regresar a la tierra de Judá
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Vậy , người lìa_bỏ chỗ mình đã ở , cùng hai dâu mình lên_đường đặng trở_về xứ Giu-đa .
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.Vậy, người lìa bỏ chỗ mình đã ở, cùng hai dâu mình lên đường đặng trở về xứ Giu-đa.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.И тъй, тя излезе от мястото, гдето беше, и двете и снахи с нея, и вървяха по пътя да се върнат в Юдовата земя.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.ותצא מן המקום אשר היתה שמה ושתי כלתיה עמה ותלכנה בדרך לשוב אל ארץ יהודה׃
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.وخرجت من المكان الذي كانت فيه وكنتاها معها وسرن في الطريق للرجوع الى ارض يهوذا.
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.於 是 他 和 兩 個 兒 婦 起 行 離 開 所 住 的 地 方 、 要 回 猶 大 地 去
Onlarla birlikte bulunduğu yerden ayrıldı ve Yahuda ülkesine dönmek üzere yola koyuldu.於是 他 和 兩個兒婦 起行 離開 所 住 的 地方 、 要回 猶大 地 去
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.우리는 $10밖에 없다는 것을 알고 있습니다
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Sabemos que ela tem apenas US $10 para chegar em casa.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Sabemos que ella sólo tiene $10 para llegar a casa.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Tudjuk hogy csak 10 dollárja van hogy hazajusson.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz. Tutarı 10 dolar olmalı.Vi ved, at hun kun har 10 kr, så det skal koste 10 kr.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Vieme,že má len 10 dolárov na cestu domov.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Víme, že má pouze 10 dolarů na cestu domů.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.We weten dat ze maar $10 heeft om thuis te raken.
Onun eve dönmek için yanlızca 10 doları olduğunu biliyoruz.Знаем, че тя има само 10 лева за да се прибере
Oradayken, hayatım boyunca bakmış olduğum ufka geri dönmek çok mantıklı geldi.Mi sembrava sensato tornare all'orizzonte che avevo guardato per tutta la vita.
Oradayken, hayatım boyunca bakmış olduğum ufka geri dönmek çok mantıklı geldi.Tuvo sentido para mí regresar a este horizonte que había mirado toda mi vida.
Oraya asla geri dönmek istemiyorum! Lütfen.Jag vill aldrig dit igen!
Oraya asla geri dönmek istemiyorum! Lütfen.Jeg vil ikke derhen igen!
Oraya asla geri dönmek istemiyorum! Lütfen.Nie chcę tam wracać!
Oraya asla geri dönmek istemiyorum! Lütfen.Non tornerò mai più laggiù!