Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Het verloop wordt gecoördineerd door hormonen.
İnsanın, yeniden doğum döngüsünden kurtulması için hiçbir şansı yoktur.Er is een zeer reële mogelijkheid dat men niet meer als mens na de wedergeboorte zal terugkeren.
While döngüsü.Een terugreis.
Miras Döngüsü bugüne kadar 25 milyondan fazla satmıştır.Haar debuutalbum is inmiddels meer dan 25 miljoen keer verkocht.
Programlama dillerinin neredeyse tamamında var olan, yaygın kullanılan bir döngüdür.Alle veelgebruikte programmeertalen zijn turingvolledig.
Dönüşümü ve döngüyü vurgular.Restauratie en herbestemming.
Bu genellikle her döngü için yineleme sayısını sayarak yapılır.Zij doen dat meestal door paarsgewijze vergelijking van elk criterium.
Bu döngüye Ragnarok döngüsü denmektedir.Hiervan is de naam van de Rastafaribeweging afgeleid.
Bu yüzden, Güneş'in kendi güneş döngüsünün zirvesinde olduğu zamanlardan bile çok daha fazladır.Binnen een bepaalde tijdzone is dit de tijd waarop de zon haar hoogste punt aan de hemel heeft bereikt.
Tüm unsurlar karşılıklı olarak bu döngüler ilişkisiyle birbirine bağlıdır.Vanwege deze relatie zijn alle actuele entiteiten wederzijds afhankelijk.
Yaşam döngüsü 1-2 yıl sürer.De levenscyclus duurt een of twee jaar.
Bu enzimler baktirelerin Metan döngüsüne işlemi sırsında kullanmaktadır.Die enzymen spelen een rol bij het kapen van het voortplantingsmechanisme van de gastheer.
Önceki tarihçiler yöneticilerin ve milletlerin yükseliş ve çöküşlerini döngüsel olarak incelemişlerdir.De meest specifieke profetieën zijn gerelateerd aan de opkomst en ondergang van leiders en organisaties.
Döngü bittikten sonra a, 0'a eşit olur.Aan het eind van de berekeningen moet men dan uiteraard de continuümlimiet a → 0 nemen.
En uygunu 11 yıllık döngülerdir.De hoogst geregistreerde leeftijd 11 jaar.
Çin yatırımları her zaman son derece döngüsel olmuştur.Het Chinese schrift is altijd uitzonderlijk conservatief geweest.
Ancak, Miras Döngüsü, son bir kitapla devam edecek ve son bulacak.Het boek eindigt wanneer Bok uiteindelijk toch wordt aangeklaagd en het tot een proces komt.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Deze initiële natuurlijke temperatuurstijgingen kunnen verklaard worden door de Milanković-cycli.
Ancak for döngüsü ile yapılabilen her şey, bir değişken yardımı ile while döngüsü kullanılarak da yapılabilir.Dat kan in de vorm van financiële ondersteuning, maar ook in de vorm van repetitieruimte.
Başlangıç ve bitiş noktaları aynı olan eğrilere döngü denir.De woorden aan het begin én aan het einde van de zinsdelen komen overeen.
Thor En sonunda bu döngüyü kırar ve Asgard'ı ve soydaşlarını dünyaya taşır.Op deze manier reist Thor tussen Asgard en de Aarde heen en weer.
The Late Late Show'un dördüncü döngüsüdür.Jest to czwarta odsłona The Late Late Show.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Między punktami połączeniowymi Y1 i Y2 (pętla sprzężenia zwrotnego) znajduje się dodatkowy obwód monitorujący.
İnsanın, yeniden doğum döngüsünden kurtulması için hiçbir şansı yoktur.Człowiek nie jest w stanie uciec od swojego bycia.
Fiziksel döngü 23 gün, duygusal döngü 28 gün ve zihinsel döngü ise 33 gün uzunluğundadır.Według tej teorii, cykl sprawności fizycznej powinien trwać 23 dni, a cykl stanu emocjonalnego - 28 dni.
Sekreterlik hükümet için tam bir istihbarat döngüsünü üretme görevi ile görevlidir.Mam do przekazania informacje o najwyższym znaczeniu dla waszego rządu..
İnsanların ihtiyaçlarını yerine getirmek için ızdırap döngüsünde kalmayı tercih etmişlerdir.Ludziom pozostała jedynie nadzieja jako pociecha w ich nieszczęściach.
Amerika'da yılda iki döngü geçirir.Myślę, że w rzeczywistości przechodziłem dwa załamania rocznie.
Bu iki yönlü ve döngüsel bir süreçtir.Jest to proces odwracalny i powtarzalny.
İkinci (büyük olan döngü) küçük üstünden ve ilk döngü içinden geçirilir, sıkıştırılır.Towarzyszy mu drugie, bezimienne i nieco krótsze starorzecze (na południu).
28 rakamı 28 günlük menstruasyon döngüsünün ortalama uzunluğu olduğunu kabul etmek için seçildi.Powszechnie uważa się, że średni cykl menstruacyjny trwa 28 dni.
G, n elemanlı sonlu bir döngüsel grup olsun.Niech G {\displaystyle G} będzie grupą skończoną.
Budizm geleneğinin amacı bu döngüyü terk etmektir.Tradycja buddyjska określa ów moment mianem Wielkiego Odejścia.
Genleşme döngüleri simetrik veya asimetrik olabilirler.Szeryfy mogą być symetryczne lub asymetryczne.
Döngü, Solo Bağlama ve Orkestra için, 1994.Wiersze miłosne i nie, 1994.
Buhar, su-buhar döngüsünde yeniden kullanılmak üzere suya dönüştürülür.Pozostały ołów przeprowadza się z powrotem w stop z sodem.
Yaşam döngüsü 1-2 yıl sürer.Cykl życiowy trwa 1-2 lata.
Bu sürece "pms dönemi" de denebilir.Bu döngü her ay olur.Nazwa może też pochodzić od „styku” z uwagi na to, że miesiąc ten występuje na przełomie roku.
"Döngü sayımı", diğer web sitelerine yerleştirilen sarmalların görüntülemelerini de içerir.Pojęcie spamu odnosi się także do stron internetowych stworzonych w celu pozycjonowania innych witryn.
Veya katlanmış dipol olarak isimlendirildiğinde döngü kolaylıkça çizgi içine çökebilir.Ta, jeśli jest gotowa do kopulacji, pozwala mu wślizgnąć się pod odwłok.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?Vad kan ha hänt detta olyckliga träd?
Böylelikle On Birinci Doktor, ikinci döngünün ilk Doktor'u oldu.Hon blev då den 13:e doktorn tillika den första kvinnliga doktorn.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Ytterligare en övervakningskrets ligger mellan anslutningspunkterna Y1 och Y2 (återkopplingskrets).
Bu döngü, dişi ölene kadar devam eder.Sen var det bara att vänta tills bytet dog.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.Det egyptiska antika samhället var helt beroende av Nilen.
Genleşme döngüleri simetrik veya asimetrik olabilirler.Porttiderna kan göras asymmetriska vilket är önskvärt.
Amerika'da yılda iki döngü geçirir.Detta innebär cirka 2 hästar per dag i USA.
Hinduizm'de hayat, yeniden doğum döngüleriyle devam eder.Inom Sharfadin finns en tro om återfödelse.
Dünya'nın eksen eğikliği, 41.000 yıllık bir döngüde 22.1° ila 24.5° derece arasında değişir.Jordens axellutning varierar mellan 21,5 och 24,5 grader över en period av 41 000 år.
Bu döngü kişi için oldukça yıpratıcıdır.Storspoven är ganska skygg för människan.
G, n elemanlı sonlu bir döngüsel grup olsun.Låt G = (V, E) vara en riktad graf.
Merlin motorları gaz-üreteci güç döngüsü içinde roket yakıtı olarak RP-1 ve Sıvı oksijen kullanır.Merlinmotorerna använder RP-1 och flytande syre som drivningsmedel.
Yaşam Çarkı bir nevi yeniden doğum döngüsünde (Samsara) yaşanan acıların tasvir edilmesidir.Läsarna uppmanas att hålla fast vid det levande hoppet i form av pånyttfödelse.
En uygunu 11 yıllık döngülerdir.Som mest kan den bli 11 år gammal.
Döngüler olumlu süreçteyse insanın kendisini daha iyi hissettiği söylenebilir.Man lär på olika sätt känna sig själv bättre.
ÖNLEM AL PUKÖ döngüsünün dördüncü ve en son aşamasıdır.Status translationis, procedurfrågan är den fjärde och sista steget i statusläran.
Döngünün sonlarına doğru yaklaştıkça, önemli ölçüde daha parlak olacak.Ju närmare de kommer fram till sanningen desto mer svävar deras liv i fara.
Ancak bu teori nedensellik döngüsüne sebep olur.Ця теорія, однак, створює петлю причинності.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.Сільське господарство в Єгипті залежало від циклу Нілу.
Gece/gündüz döngü süresi sunucu ayarlarına bağlıdır.Тривалість циклів дня/ночі залежить від налаштувань сервера.