döndür ile cümle
döndür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Trombocitele (separate de sângele integral) și plasma proaspăt congelată nu sunt recomandate de obicei.
Tangpyeong'un politikasi ise tarafların çekismelerini uygulamada dondurmakti.Politica Tangpyeong a fost de a îngheța în mod eficient litigiile părților.
Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.Iertarea Ta, Domnul nostru, căci întru Tine este devenirea!”
Baked Alaska tatlısı da, dondurma içerir.Baked Alaska, desert conținând înghețată.
Annemi geri döndürmek istiyorum."O vreau înapoi pe a mea."
Daha sonra istemci, sunucuya bir işlem talebi gönderir ve sunucu da cevap döndürür.După aceea clientul trimite o cerere de operare către server, iar serverul trimite înapoi un răspuns.
Homurdanırken, inlerken ve acı acı bağırırken hayvan üst dudağını kıvırır ve kulaklarını ileri doğru döndürür.Când mârâie, mormăie sau strigă, animalul își răsucește buza superioară și își îndreaptă urechile în față.
Ayrıca A++ derin dondurucu üretimini ilk gerçekleştiren Türk firmasıdır.Imperatriz este, de asemenea, o altă întreprindere importantă care produce înghețată.
Balıkların çoğu dondurularak ya da kurutularak çiğ tüketilir.Majoritatea peștelui este uscat, sărat sau înghețat pentru a fi exportat.
Çapraz katlamada kâğıt ilk önce katlanır, daha sonra 90 derece döndürülür, en sonunda tekrar katlanır.De fiecare dată, se notează literele vizibile, apoi se face o rotație de 90 de grade și se repetă procedeul.
Szilárd daha sonra olayı şu şekilde betimledi: “Anahtarı döndürdük ve parıldamaları gördük.Textul afișat era: „We've turned the lights out.
Darth Vader onu karbon içinde dondurur.Vader pregătește o cameră de înghețare în carbon, pentru a-l prinde pe Luke.
I. Mervan döneminde ise Kâbe eski haline döndürüldü.Iar în timpul lui Marwan a fost reconstruită ca în forma inițială.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Tu te-ai lepădat de noi, noi ne lepădăm de tine !".
Roma dondurması veya Gelato, İtalya'nın Roma şehrinin dünyaca ünlü dondurmasıdır.Gelem, Gelem este imnul internațional al romilor.
Elle döndürülen bir sistem ile çalışıyordu.Pentru atenuarea reculului era folosit un sistem cu frână de recul cu arc.
Deniz dondurmacı, Ali ise balıkçıdır.Buzatul este un pește marin litoral.
Bu yüzden Yengeç dondurulur.Ghiocelul a înghețat imediat.
Dondurucu soğuktur ve buz gibi parlar.A bate fierul cât e cald.
Zamanı dondurabilme gücü vardır.Képessége a dolgok megfagyasztása.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Vérlemezkék (a teljes vérből kiválasztva) vagy friss fagyasztott plazma átömlesztése általában nem javasolt.
Dondurmayı çok sever.Imádja a fagylaltot.
Panda (dondurma), bir dondurma markası.Kérek egy gömb fagylaltot.
Annemi geri döndürmek istiyorum."Az anyám visszajön!”
Ice-shroom: Oyun alanındaki tüm zombileri bir an için dondurur.Jég-gomba: Időlegesen megdermeszt minden zombit a pályán.
Glacius: Akan suları dondurma büyüsüdür.Frostini – Sárga fagyis vonat.
Yılda 180 günü aşan dondurucu bir hava mevcuttur.Évente csak kb. nyolcvan fagymentes nap van.
Ekip onu defibrilatör ile hayata döndürür.Ezek után defibrillátor segítségével hozták vissza az élők közé.
Tanrılar bunu fark edince Pelops’u yeniden yaşama döndürdüler ve Tantalus'u cezalandırdılar.Miután Zeusz megbüntette Tantaloszt, új életre támasztotta Pelopszot.
Yazları her akşam dondurma yeriz.Nyáron bármilyen friss zöldség.
Bu durum ıslak çamasırların dondurucu sıcaklıkta asılıp sonradan kuru olarak alınmasını sağlayabilir.Elképzelhető az is, hogy a szárazjég alatt lehet vízjég is, s a széndioxid erre fagyott rá.
Portların açık olduğu durumlarda ise hedef makina SYN + ACK bayraklı segment döndürür.Abban az esetben, ha a port nyitva van, a célgép egy SYN|ACK csomagot küld a Zombienak.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Çikolatalı dondurma ABD'de on dokuzuncu yüzyılın sonlarında popüler oldu.Amerikába az 1700-as évek végén jutott el a fagylalt receptje.
Protein kristalleri ise lupun üzerine alınır ve sıvı nitrojenle aniden dondurulur.A sejteket szövetkultúrában megnövesztették, majd folyékony nitrogénben lefagyasztották.
Lagrangian fonksiyonunu t1den t2ye kadar alır ve skaler bir nicelik döndürür.A tétel komor bevezető témáját a csellók mutatják be az 1–12. ütemben, majd a fagott hoz egy ellentémát.
Fuarda bir dondurma üreticisi, dondurma servis etmek için çanaklardan kaçtığını keşfetti.A filmben a gyerekek azt terjesztik róla, hogy mérgezett fagylaltot árul.
Meyveyi dondurmak ta pek tavsiye edilmez.Azonban a fagyöngyöt nem tartotta fontosnak megesketni.
Araştırma istasyonu film ekibi tarafından yazın inşa edildi çekimler dondurucu kış koşullarında yapıldı.A könyv alapján készült az Örök tél című történelmi filmdráma forgatókönyve.
Portların kapalı olduğu durumlarda hedef makina cevap olarak RST + ACK bayraklı segmenti döndürür.Ha a port zárva van, RST-csomagot küld.
Çoğu güç santrali, jeneratörü döndürmek için ısı üretiminde bulunurlar.A generátor üzemi veszteségei a generátort melegítik.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Újoncként megállták a helyüket és egyszer sem voltak kieső helyen.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Yuvanmak, kıvrılmak, dönmek, döndürmek anlamı taşır.Függérlob, Ütérlob, Visszérlob, Nyirkedénylob.
Bir dondurma salonudur.Jó fagytűrő.
Dondurma yiyorum.Fagylaltozom.
Dondurma yiyorum.Fagyizok.
Yazları her akşam dondurma yeriz.Jäätiköitä kesällä.
Ben yüzünü kıbleye döndürdüm.Käännä kasvosi, Herra.
Pek çok kullanıcı Winamp3'ün Winamp 2'ye döndürülmesini istedi.Tämän seurauksena Winamp-käyttäjät vaihtoivat takaisin Winamp 2:een.
1870'lere tarihlenen dondurma kek tarifleri de bulundu. ^Jäätelökakkureseptejä on löydetty jopa 1870-luvulta.lähde?
Onlar Pennsylvania Üniversitesinde dondurma yapımı üzere uzaktan eğitim alıyordular.Ensin he suorittivat viiden dollarin hintaisen Pennsylvanian yliopiston kirjekurssin jäätelönvalmistuksesta.
Ancak, bir satıcı önceden dondurulmuş olarak satabilir.Nykyään laukkamakkara myydään tuoreena.
Bu lazer dondurucu güce sahiptir.Hänellä on myös laservoimalla toimiva jäädytysase.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Pää on pyöreä ja voi kääntyä jopa 180°.
Bu süreç onu heel haline döndürüyordu.Yhtiö auttoi häntä kääntämään kaiken parhain päin.
Son güncel bilgilere göre Uğur Soğutma, 2015 yılında Delta derin dondurucu markasını oluşturmuştur.Vuonna 2012 julkistetun tutkimuksen mukaan Columbian jäätikkö jatkaa nopea vetäytymistään vuoteen 2020 saakka.
Dondurma işlemi, parazitleri öldürmek için kullanılan bir yöntemdir.Jääkaira on jään poraamiseen käytettävä työväline.
Ayrıca, Lewis Paul'den makara-döndürme makinesi patenti için 250 milden oluşan lisansı aldı.Cave hankki Lewis Paulilta 250 värttinän lisenssin itse patentoimaansa kehruukoneeseen.
Bir dondurma salonudur.Jäätelökauppias.