dönüyor ile cümle

dönüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Hver gang han kommer, er det, som om der er krig.
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Ogni volta che viene a trovarci crea un grande scompiglio.
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Quando ele vem cá, isto fica a parecer uma zona de guerra.
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Varje gång han kommer är det som om det är krig.
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Όταν έρχεται εδώ, είναι σαν να γίνεται πόλεμος.
O ne zaman buraya gelse, etraf sava,s alanına dönüyor.Когда он приезжает сюда, тут словно война начинается.
Onları buradan götür. Anlaşıldı. Üsse dönüyorum.Afsted.
Onları buradan götür. Anlaşıldı. Üsse dönüyorum.حسنا، أدخلوه هناك! جيد جيد! بهدوء بهدوء!
-Onları geri gönderiyorlar. Konvoy üsse dönüyor. Şimdi anlaşılıyor, değil mi?McKnight, kami ingin kau berbalik dan kembali ke Hawlwadig.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.As primeiras linhas transformavam-se num inferno, fazendo parecer que a terra estava a arder.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Die Frontlinien wurden zum Inferno, es schien, also ob die Erde selbst in Flammen stünde.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.최전방이 지옥으로 변하고 마치 온 대지가 불 타는 것 같았습니다.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.La ligne de front se transformait en brasier, donnant l'impression que la terre elle-même était en feu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Las líneas del frente se volvían un infierno, haciendo ver como si la misma tierra ardiera en llamas.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Le file anteriori diventavano un inferno, facendo sembrare che la terra stessa fosse infuocata.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Pierwsze linie ataku zamieniały się w piekło, wyglądało to, jakby ziemia była w ogniu.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Primele linii se transformau într-un infern, făcând să pară că întregul pământ era în flăcări.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Tiền tuyến sẽ biến thành hỏa ngục, làm cho mặt đất trông như là đang cháy.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Η πρώτη γραμμή μετατρεπόταν σε ηφαίστειο, δίνοντας την εντύπωση ότι καιγόταν η ίδια η γη.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.Передовая превращалась в геенну огненную, и казалось, будто горит сама земля.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.השורות הקדמיות היו הופכות לכבשן, וגרמו לאדמה עצמה להראות כאילו היא עולה באש.
Ön saflar tam bir cehenneme dönüyordu; sanki yanan şey toprağın kendisiymiş gibi.الخط الدفاعي الاول سيتحول لجحيم وكأن الارض نفسها تشتعل.
On yıllık savaş bilemelerinden sonra, cesur erkeklerimiz ve kadınlarımız üniformalarıyla eve dönüyorlar.Dopo un decennio di guerra opprimente, i nostri coraggiosi uomini e donne in uniforme torneranno a casa.
On yıllık savaş bilemelerinden sonra, cesur erkeklerimiz ve kadınlarımız üniformalarıyla eve dönüyorlar.Nach einem Jahrzehnt des ständigen Krieges kommen unsere tapferen Männer und Frauen in Uniform nach Hause.
On yıllık savaş bilemelerinden sonra, cesur erkeklerimiz ve kadınlarımız üniformalarıyla eve dönüyorlar.Po dekadzie męczącej wojny, nasi dzielni mężczyźni i kobiety w mundurach wracają do domu.
On yıllık savaş bilemelerinden sonra, cesur erkeklerimiz ve kadınlarımız üniformalarıyla eve dönüyorlar.sau một thập kỷ chiến tranh căng thẳng, những chiến sĩ dũng cảm của đất nước đang trở về nhà.
On yıllık savaş bilemelerinden sonra, cesur erkeklerimiz ve kadınlarımız üniformalarıyla eve dönüyorlar.فبعد قرابة العقد من الحروب الطاحنة، فإن نسائنا ورجالنا البواسل في البزات العسكرية سيرجعون إلى أرض الوطن.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Como mirar a lo lejos si lo miran mucho porque se pone tímido.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Cum ar fi privitul în altă parte dacă îl priveşti prea mult, pentru că devine timid.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.어떤 거냐면, 이걸 너무 오래 쳐다보고 있으면 시선을 피하죠. 부끄러워지니까요.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Như kiểu quay đi chỗ khác khi bạn nhìn nó quá lâu bởi vì nó ngượng hoặc đại loại là như vậy.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Par exemple détourner son regard si on regarde trop longtemps parce qu'on devient timide.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Tipo distogliere lo sguardo se lo fissi troppo a lungo perché diventa timido.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Wenn man es z. B. zu lange ansieht, wird es schüchtern und sieht weg.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Wydaje się odwracać wzrok, gdy patrzymy na nie zbyt długo, jak gdyby czuło się zawstydzone.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Zoals wegkijken wanneer je te lang kijkt, omdat het verlegen wordt.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Όπως το να κοιτάζει αλλού αν το κοιτάξεις πολλή ώρα γιατί ντρέπεται.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Като например да погледне настрана ако се вторачите твърде дълго в него защото то е засрамено.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.Например, глядит в сторону, если вы смотрите на него слишком долго, так как стесняется.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.כמו להביט הצידה אם אתה בוהה בה יותר מידי כי היא נהיית ביישנית.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.مثل نظركم بعيدا اذا نظرتم فيها طويلا جدا لأنها تحصل خجولة.
Örneğin, ona çok uzun süre bakarsanız başka yöne dönüyor, çünkü utanıyor.例えば ずっと見つめていると 恥ずかしがって目をそらすとか
Ortalama olarak her gün birden fazla Tacik işçi vatanına tabut içinde dönüyor.Das Grab des Vaters auf der einen Seite und das des Bruders auf der anderen:
Ortalama olarak her gün birden fazla Tacik işçi vatanına tabut içinde dönüyor.En moyenne, au moins un travailleur migrant tadjik retourne chaque jour au pays dans un cercueil.
"Otele dönüyorum.""Auf dem Weg zurück ins Hotel."
"Otele dönüyorum."¿Dónde estás ahora entonces?"
"Otele dönüyorum.""Matkalla takaisin hotelliin."
"Otele dönüyorum.""Na cestě zpátky do hotelu."
"Otele dönüyorum.""Op weg terug naar het hotel."
"Otele dönüyorum."'Op weg terug naar het hotel.'
"Otele dönüyorum."- "På vej tilbage til hotellet."
"Otele dönüyorum." Pöf!Και πού είσαι τώρα;" - "Επιστρέφω στο ξενοδοχείο."
"Otele dönüyorum."- "Quindi ora dove sei?"
"Otele dönüyorum."Sur le chemin pour retourner à mon hôtel.
"Otele dönüyorum.""Trên đường trở về khách sạn."
"Otele dönüyorum.""Trên đường về khách sạn."
"Otele dönüyorum.""Úton vissza a hotelbe."
"Otele dönüyorum."Var är du nu, då?"
"Otele dönüyorum."Var är du nu, då?"
"Otele dönüyorum.""Wracam do hotelu."

İlgili Sayfalar