dönüyor ile cümle

dönüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar adadan geri dönüyorlardı.אנשים עזבו כדי לחזור ליבשת.
İnsanlar adadan geri dönüyorlardı.والناس كانوا عائدين إلى ديارهم من الحرب.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.As pessoas irritam-se comigo.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?사람들은 시장에 불만을 품죠. 그럼, 오늘 밤 교통의 어때요?
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?אנשים כועסים על ראש העיר. אז איך התנועה הערב?
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor. Bu gece trafik nasıl?والناس تستشيط غضباً على العمدة . اذن كيف حال المرور الليلة ؟
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Die Menschen werden wütend auf den Bürgermeister.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.La gente se enfada con el alcalde.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Le persone se la prendono con il sindaco.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Les gens s'en prennent au maire.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Lidé jsou naštvaní na starostu.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Ludzie wściekają się na burmistrza.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Mensen worden kwaad op de burgemeester.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Mọi người bực mình với thị trưởng.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Oamenii se înfurie la adresa primarului.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Orang-orang marah dengan walikota.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Ο κόσμος θυμώνει με τον δήμαρχο.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.И люди недовольны мэром.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Люди зляться на мера.
İnsanlar büyük ölçüde deliye dönüyor.Хората се ядосват на кмета.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Die Menschen sind so arm und sie frieren, mit Decken in der Regenzeit.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Eles são tão pobres, e estão congelados, com cobertores durante a estação chuvosa.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Erau atât de sărăcăcioase și foarte reci, cu pături în timpul sezonului ploios.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Flyktingarna var så fattiga, och de satt och frös med filtar under regnperioden.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Họ rất nghèo, và họ lạnh cóng với những chiếc chăn trong mùa mưa,
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Ils sont extrêmement pauvres, et ils crèvent de froid avec des couvertures pendant la saison des pluies.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.너무나 가난했고, 장마철에는 이불만 가지고 추위에 떨고 있었어요.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Kondisinya sangat buruk, dan orang-orang membeku kedinginan dengan selimut selama musim hujan,
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.lidé tam mrzli, s přikrývkami v období dešťů.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Są biedni i marzną pod kocami w czasie pory deszczowej.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Sono così poveri, la gente congela sotto le coperte nella stagione delle piogge.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Sú také chabé a ľudia mrznú pod prikrývkami počas obdobia dažďov.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Ze zijn zo slecht ontworpen, dat tijdens het regenseizoen de mensen er zelfs met dekens in de kou zitten.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Είναι τόσο φτωχοί, και παγώνουν με κουβέρτες κατά τη διάρκεια της εποχής των βροχών.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Вони такі нещасні і так мерзнуть, з ковдрами в сезон дощів.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Они были так несчастны, мёрзли под одеялами в сезон дождей.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.Те бяха толкова бедни и мръзнещи с одеяла, по време на дъждовния сезон, в приютите, построени от ООН.
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.הנה האנשים המסכנים האלה, קופאים להם מתכסים בשמיכות בזמן עונת הגשמים,
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.لقد كان هزيلاً جداً و كان الناس يتجمدون من البرد رغم وجود البطانيات خلال موسم الأمطار
İnsanlar çok kötü durumdaydılar... ...ve yağmur sezonu boyunca battaniyelerinin altında soğuktan donuyorlardı.毛布に包まって 凍えていました 国連の避難所で 支給されたのは
İnsanlar deliye dönüyorlar.La gente se enfada.
İnsanlar deliye dönüyorlar.Leute werden wütend.
İnsanlar deliye dönüyorlar.Lidi mají vztek.
İnsanlar deliye dönüyorlar.Y a des gens que ça rend dingues.
İnsan yaratısının rahmine dönüyormuş gibi... ...çok karanlık, çok tatlı ve çok tanıdık.E' come tornare alle origini della creazione umana, Al buio, dolcemente e naturalmente.
İşte bu tür sorulara dönüyor olacağız. Eğer ölüm kötüyse, o halde, ölümsüzlük iyi bir şey midir?Если смерть это плохо, резонно будет спросить "правда ли, что бессмертие — это здорово?"
İşte bu tür sorulara dönüyor olacağız.이러한 질문에 대해서 이후에 배울 예정입니다
İşte bu tür sorulara dönüyor olacağız.נפנה לעסוק בשאלות כאלה.
İşten çıktıktan sonra normal öğrencilik rutinlerine dönüyorlardı.そして 驚くべきことが起きた
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››Agora, pois, eis que me vou ao meu povo; vem, avisar-te-ei do que este povo fará ao teu povo nos últimos dias.
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››A teraz oto ja odchodzę do ludu mego, jednak oznajmięć, co uczyni lud ten ludowi twemu na potem.
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››이제 나는 내 백성에게로 돌아가거니와 들으소서 내가 이 백성이 후일에 당신의 백성에게 어떻게 할 것을 당신에게 고하리이다 하고
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››ועתה הנני הולך לעמי לכה איעצך אשר יעשה העם הזה לעמך באחרית הימים׃
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››والآن هوذا انا منطلق الى شعبي. هلم انبئك بما يفعله هذا الشعب بشعبك في آخر الايام
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››現 在 我 要 回 本 族 去 . 你 來 、 我 告 訴 你 這 民 日 後 要 怎 樣 待 你 的 民
İşte şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın gelecekte halkına neler yapacağını sana bildireyim.››現 在 我 要回 本族 去 . 你來 、 我 告訴 你 這民 日後 要 怎樣 待 你 的 民
İşte yine aynı probleme geri dönüyoruz.Het probleem is dat design vaak wordt verward met kunst,
İşte yine aynı probleme geri dönüyoruz.문제가 발생했네요.
İşte yine aynı probleme geri dönüyoruz.Vous savez, c'est le même problème depuis toujours qui refait surface :
İşte yine aynı probleme geri dönüyoruz.Знаєте, це знову виглядає, ніби проблему дизайну неправильно подають у стосунку до мистецтва.

İlgili Sayfalar