dönüm noktası ile cümle
dönüm noktası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
21. Yüzyıl, Dönüm noktasında Bir Dünyayı Gözler Önüne Seriyor.人類は岐路に至り着いたと信じる
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Aber die demokratische Republik Kongo war wirklich der Wendepunkt in meiner Seele.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Ale Demokratyczna Republika Konga była naprawdę punktem zwrotnym dla mojej duszy.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Dar Republica Democrată Congo a fost cu adevărat punctul de cotitură în sufletul meu.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.De a Kongói Demokratikus Köztársaság jelentette a lelkemben a tényleges fordulópontot.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.그렇지만 콩고민주공화국의 경우는 제 영혼의 전향점이 되었습니다.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Maar de Democratische Republiek Congo was echt een keerpunt voor mijn ziel.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Mais la République Démocratique du Congo a vraiment été le tournant dans mon âme.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Ma nella repubblica democratica del Congo avvenne davvero una svolta per la mia anima.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Nhưng Công-gô thực sự là bước ngoặt của cuộc đời tôi.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Pero la República Democrática del Congo realmente fue la encrucijada de mi alma.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Але Демократична Республіка Конго дійсно стала переломом у моїй душі.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Но Демократическая Республика Конго была действительно поворотным моментом в моей душе.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.Но демократична република Конго наистина беше повратната точка в душата ми.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.אך הרפובליקה הדמוקרטית של קונגו היתה באמת נקודת המפנה בתוך נפשי.
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.ولكن الكونغو كانت حقيقة نقطة التحول في روحي
Ama Demokratik Kongo Cumhuriyeti ruhumdaki dönüm noktası oldu.ターニングポイントとなったのです ブカヴ市にある
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.9/11 betekende de grote doorbraak voor deze robots.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.이 로봇이 수행한 가장 큰 작전 중 하나는 9월11일 그날에 있었습니다.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.A veľký prelom pre týchto robotov, skutočne, bol 11. september.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Et la grande perçée pour ces robots, s'est vraiment produite le 11 septembre.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.La vera svolta, per questi robot, è stata l'11 Settembre.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Momentem przełomowym dla tych robotów był 11 września.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Și marea lansare a acestor roboți a fost, defapt, pe 11 Septembrie.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Skutečný průlom pro tyto roboty bylo 11. září.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Và sự bứt phá của những con robot này thực sự là vụ 11/9.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.Y la gran prueba para estos robots, realmente, fue el 11 de Septiembre.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.А големият пробив за тези роботи всъщност беше 11-ти септември.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.И большим прорывом для этих роботов стали события 11 сентября.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.והפריצה הגדולה לרובוטים האלה, באמת, היתה בספטמבר 11.
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.كانت حادثة الحادي عشر من آيلول هي النقطة التي آحدثت تحولاً
Aslında bu robotların dönüm noktası 11 Eylül oldu.あの夜遅く ワールドトレードセンターに 出動させましたが
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.Hij doet wonderen met glasvezel.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.그는 조각, 회화, 설치미술이 만나는 곳에서 유리섬유로 놀라운 작업을 합니다.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.עומד בצומת הדרכים של פיסול, ציור ומיצבים, עושה פלאים עם פיברגלאס.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.والذي يمثل فنه نقطة تقاطع ما بين النحت والرسم والتركيب, والذي كان مبدعاً في مجال الألياف الزجاجية.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.グラスファイバーですばらしい作品を創造します バラ自身のちほどTEDで講演を行うので
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Alors allons-y parce que l'Afrique, dans une certaine mesure, est à un revirement.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Also beginnen wir, denn Afrika ist, auf eine gewisse Art, im Umbruch begriffen.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Așa că să începem, pentru că Africa, este într-un moment de cotitură, într-o oarecare măsură.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Así que sigamos porque África está, hasta cierto punto, cambiando de dirección.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.자 시작해볼까요. 아프리카는 어떤 면에서 전환점을 맞이하고 있습니다
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Perché l'Africa, in qualche misura, è a un punto di svolta.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Tak sa do toho pusťme, pretože v Afrike sa práve, dá sa povedať, dejú veľké zmeny.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Ας ξεκινήσουμε, λοιπόν, γιατί η Αφρική, ως ένα βαθμό, βρίσκεται σε αλλαγή πορείας.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Африка, в каком-то смысле, находится на переломном этапе.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.Да започваме, тъй като Африка, до известна степен, е в повратна точка.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.אז בוא נתחיל כי אפריקה במידה מסוימת, נמצאת בנקודת מפנה
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.لذلك دعونا نمضي لأن أفريقيا، إلى حد ما، تمضي نحو التحول.
Başlayalım öyleyse; çünkü Afrika, bir dereceye kadar, bir dönüm noktasındadır.アフリカは、ある意味でちょうど再生期です 再生期とは、自らのイメージをどう管理するのか
Belki de DNA ve sinir sistemimizin... ...ve yazının icadı kadar kritik... ...bir dönüm noktası bu.이런 변혁은 아마 DNA와 신경계의 진화와 글쓰는 것을 발명한것 만큼 의미있는 것입니다.
"Ben buraya ait değilim" dedi. Benim için dönüm noktası o zamandı."Neměla bych tu být."
Bence şu anda robotların yaygınlaşmasının dönüm noktasındayız.저는 지금 우리가 로봇이 점차 일반화되기 시작하는 시점에 있다고 생각합니다.
Bence şu anda robotların yaygınlaşmasının dönüm noktasındayız.We staan op de vooravond van hun komst.
Bence şu anda robotların yaygınlaşmasının dönüm noktasındayız.אני חושב שאנחנו ממש על הסף של הזמן בו הרובוטים יהיו נפוצים,
Bence şu anda robotların yaygınlaşmasının dönüm noktasındayız.لأننا قاب قوسين من حالة الانتشار الواسع للروبوتات
Bence şu anda robotların yaygınlaşmasının dönüm noktasındayız.丁度 1978年から1980年あたりの パソコンがそうであったように
Benim için dönüm noktası o zamandı.Acela a fost un moment cheie pentru mine.
Benim için dönüm noktası o zamandı.A to bola pre mňa tá chvíľa.
Benim için dönüm noktası o zamandı. Çünkü iki şey meydana geldi1つは いつの間にか