Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.보시다시피, 전구는 밖을 향하고 있는데, 사자들이 그쪽에서 오기 때문입니다.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Kuten näette, valot osoittavat ulospäin, sillä sieltä leijonat tulevat.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Như các bạn thấy đó, các bóng đèn hướng ra phía ngoài, bởi vì đó là hướng sư tử tiến vào.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Seperti yang kalian lihat, bola lampu itu menghadap keluar karena dari sanalah singa-singa datang
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Sie sehen, dass die Birnen nach außen zeigen, denn von dort kommen die Löwen.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Vous pouvez voir que l'ampoule est dirigée vers l'extérieur, car c'est de là que viennent les lions.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Zoals jullie kunnen zien, zijn de lampen naar buiten gericht, want daar komen de leeuwen vandaan.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Όπως μπορείτε να δείτε, οι λάμπες είναι στραμμένες προς τα έξω, επειδή από εκεί έρχονται τα λιοντάρια.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Как вы видите, лампочки светят наружу, потому что оттуда приходят львы.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Самите лампи са навън, защото оттам идват лъвовете.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.Як ви бачите, лампи спрямовані назовні, оскільки саме звідти приходять леви.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.כמו שאתם רואים, הנורות מופנות כלפי חוץ, כי משם באים האריות.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.وكما ترون، المصباح موجه للخارج لانه المكان الذي تاتي منه الأسود.
Gördüğünüz gibi ampuller dışarı dönük çünkü aslanlar dışarıdan geliyor.ライオンが来る方面です 夜中に来るライオンが見ると こんな風に見えます
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişken좌측 조영사진에서 치밀조직에 의해 경계선이 흐릿해진 희미한 종양이 보입니다.
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenNapravo vidíte mamogram zobrazujúci nezreteľný nádor, ktorého okraje sú rozmazané hustým tkanivom.
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenPo lewej stronie mammogram, widać na nim słaby zarys guza, jego brzegi są zamazane przez gęstą tkankę.
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenМамограма праворуч показує нечітку пухлину, краї якої розмиті щільною тканиною.
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenСправа вы видите маммограмму, на которой малозаметная опухоль, границы которой размыты плотными тканями.
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenאתם יכולים לראות מימין, ממוגרפיה שמראה גידול עמום השוליים שלו מעורפלים בידי הרקמה הדחוסה
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenترون على الجهة اليمنى الماموغراف (تصوير الثدي بالأشعة السينية) يظهر ورم ضامر وحوافه مبهمة بسبب الانسجة الكثيفة
Gördüğünüz gibi mammogramda donuk ve çeperi doku yoğunluğu ile silikleşmiş bir tümör belirmişkenかすかに腫瘍が見え 周囲は— 高濃度の組織によって ぼやけています しかしMBIの画像では 腫瘍は鮮明で
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.A szemben egy rácsos szerkezetté válik, és ennek következtében ez átlátszó az átlátszatlan helyett.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Dans votre œil, il se transforme en grille, et ainsi devient transparent, et non opaque.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Di mata Anda, bentuknya menjadi seperti kisi-kisi sehingga, kolagen menjadi tembus pandang, tembus cahaya.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.En el ojo, adopta una forma de grilla por eso, se hace transparente, en vez de opaco.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Im Auge wird es zu zu einem Gitternetz und deshalb wird es transparent, also das Gegenteil von blickdicht.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.In je ogen wordt het een raster, en daarom wordt het transparant in plaats van ondoorzichtig.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.În ochi, structura seamănă cu un grilaj și e transparentă, nu opacă.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.눈에서, 콜라겐은 격자 형태가 되고, 그래서 불투명한 것의 반대로, 투명해집니다.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Nel vostro occhio, prende la forma di una griglia, e quindi diventa trasparente, al contrario di opaco.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Nos nossos olhos, torna-se numa espécie de grelha, e consequentemente, torna-se transparente, em vez de opaca.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Trong mắt bạn, nó sắp xếp thành dạng mạng lưới, và nhờ đó, nó trở nên trong suốt, chứ không phải mờ đục.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Ve vašem oku se uskupí do mřížky, a proto se stane průsvitným v opaku k neprůhlednosti.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.V očesu se razvrsti v obliki mreže in zato postane prozorna namesto neprozorna.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Vo vašom oku, je vo forme mriežky a preto sa stáva priesvitným.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.Στο μάτι μας, έχει τη μορφή πλέγματος και έτσι, γίνεται διάφανο, αντί για θολό.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.В окото ви, тя се превръща в мрежово формирование, и следователно, става прозрачно, за разлика от непрозрачно.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.У Вашому оці він перетворюється на решітку, і тому стає прозорим, напротивагу непрозорому.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.בתוך העין, הוא הופך למבנה של רשת, ולכן, הוא הופך לשקוף, בניגוד לאטום.
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.داخل عينك حيث تصبح بنيته شبكية وعليه يصبح شفافاً عوضاً عن ماهيته المبهمة
Gözünüzde, ağsı bir yapıya bürünüyor, ve böylece, donuk olmanın tam aksine transparan hale geliyor.そこでは格子状になっていて 透明になるのです 完璧に整った構造で 神秘を感ぜずには
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete antwoordde met een doffe stem; klaarblijkelijk
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete antwortete mit dumpfer Stimme, offenbar sie drückte ihr Gesicht in ihres Vaters Brust:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete 재미 목소리로 대답했다, 분명히
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete menjawab dengan suara tumpul; jelas dia menekan wajahnya ke dada ayahnya:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete odgovoril z dolgočasno glas; očitno
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete odpovedal s temným hlasom, zrejme bola stlačením tvár do jej otca hrudi:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete odpověděl s temným hlasem, zřejmě byla stisknutím obličej do jejího otce hrudi:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete odpowiedział głuchym głosem, widocznie była przyciskając twarz do jej ojca klatki piersiowej:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete răspunse cu o voce surdă; evident ea a fost apăsând fata ei în pieptul tatălui ei:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete respondeu com uma voz monótona, evidentemente, ela estava pressionando seu rosto no peito de seu pai:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete rispose con voce opaca, evidentemente
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete svarade med en dov röst, tydligen hon trycker sitt ansikte i sin fars bröst:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete svarede med en sløv stemme, øjensynligt hun trykkede ansigtet ind i hendes fars bryst:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete trả lời với một giọng nói ngu si đần độn, rõ ràng cô nhấn khuôn mặt của cô vào ngực của cha cô:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete válaszolta tompa hangon, nyilván volt gomb az arcát a lány apja mellkasát:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete vastasi tylsällä äänellä, ilmeisesti hän painamalla hänen kasvonsa isänsä rintaan:
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliGrete απάντησε με μια θαμπή φωνή?
Grete donuk bir sesle cevap verdi; besbelliГрете відповів глухий голос, мабуть вона притулилася лицем до грудей батька: