Ben geri dönüştürüyorum ve çevreyle ilgileniyorum.I recycle and take care of the environment.
Eğitim sistemi, öğrencileri robota dönüştürüyor.The education system is turning students into robots.
Mart 1945 tarihinde Wehrmacht 165 PaK 36(r) ve PaK 39(r) dönüştürüyordu.As late as March 1945, the Wehrmacht still possessed 165 Pak 36(r) and Pak 39(r).
Nextpedition, yol boyunca şaşırtıcı ayrıntılarıyla yolculuğu bir oyuna dönüştürüyor.Nextpedition turns the trip into a game, with surprising twists and turns along the way.
Maya şekeri yiyor ve onu karbon dioksit ve alkole dönüştürüyor.Yeast is eating sugar and turning it into carbon dioxide and alcohol.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.We take this curved 12-dimensional space, and transform it into a flat, four-dimensional space.
İnsanlar şeyleri modaya dönüştürüyorlar.People are remaking things into fashion.
Rus savaş başlıklarını alıyoruz ve onları elektriğe dönüştürüyoruz.We have been taking down the Russian warheads, turning it into electricity.
Resmen, kirliliği çöl insanları için berekete dönüştürüyorlar!They were literally turning pollution into abundance for a desert people.
Bu veri dizisini şuna benzer bir şeye dönüştürüyoruz.So transforming the data set into something that looks like this.
Büyük Verileri Dünya Çapında Tüm Organizasyonlar için Büyük Fırsatlara Dönüştürüyor.Turning big data into big opportunity for organizations all over the world.
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor.The mind turns it into a puzzle.
Zihin bunu bir yapboza dönüştürüyor, şunun gibi, "Ah, bana metafizik bir soru soruyor."The mind turns it into a puzzle, like, 'Ah! He's asking me a metaphysical question!'
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.Technology is transforming the face of food vulnerability in places where you see classic famine.
Brezilya'daki açlığın çehresini dönüştürüyor, ve belli bir çapta ve fırsatlar yaratıyor.It is transforming the face of hunger in Brazil, and it's at scale, and it's creating opportunities.
Yani evet, yemekleri, daha önce kesinlikle hiç karşılaşmadığınız birşeye dönüştürüyoruz.So yeah, we're transforming things into something that you have absolutely no reference for.
Prensipte bu ağaçları biyolojik güneş pillerine dönüştürüyorsunuz.In principle, you make those trees into biological photovoltaic cells.
Burada gördüğümüz gibi, kendimizi robotlara dönüştürüyoruz.As we've seen here, we're transforming ourselves into cyborgs.
Ve, daha sonra göreceğimiz gibi, integral almayı da, s'ye bölmeye dönüştürüyor. -And actually, as you'll see later, it turns integration to divisions by s.
Diyelim ki, 5 bölü 2'yi dönüştürüyoruz, tamam mı? -Let's say I had five halves, right?
Neyi dönüştürüyor?So what does it transform?
Açıyorum ve bir beze dönüştürüyorum... Sıkıştırılmış ve açmak için uğraşmak gerekWhen you open up your hockey puck and take out your wash cloth.
Varmaya çalıştığım iyi haber şu, sonuç olarak bu bazılarımızı birer kahramana dönüştürüyor.And the good news that I'm going to hopefully come to at the end is that it makes some of us heroes.
Gerçekleri, benzetmeye, mecaza ve kurguya bile dönüştürüyoruz.We turn facts into similes and metaphors, and even fantasies.
Edward, kızları Renesmee doğduktan sonra Bella'yı vampire dönüştürüyor.Na světě se tak objeví jejich dcera se jménem Renesmee a Bella se promění v upíra.
Edward, kızları Renesmee doğduktan sonra Bella'yı vampire dönüştürüyor.După ce dă naștere copilului lui Edward, o fetiță pe nume Renesmee, Bella devine și ea vampir.
Mart 1945 tarihinde Wehrmacht 165 PaK 36(r) ve PaK 39(r) dönüştürüyordu.1945. márciusának végén a Wehrmacht még mindig rendelkezett 165 PaK 36(r) és PaK 39(r) lövegekkel.
Ve Donald Duck bunları hayır şirketine dönüştürüyor.ドールハイムの私人がこれを住居塔に改築した。
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor.È come avere un centro medico a casa.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.C'est comme un centre médical à domicile, et c'est ce vers quoi tend la technologie des toilettes au Japon.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Det er næsten ligesom et hjemme medicinsk center -- og det er den retning, japansk toilet teknologi har.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Es como un centro de salud casero... ...y es el rumbo que ha tomado la tecnología japonesa para retretes.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Het lijkt bijna op een medisch centrum in je huis -- en die richting gaat de Japanse wc-technologie op.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Ini hampir seperti sebuah pusat kesehatan di rumah -- dan teknologi toilet di Jepang mengarah kesana.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Je to téměř jako domácí klinika - tímto směrem se zaubírá japonská toaletová technologie.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Majdnem olyan, mint egy otthoni rendelő - és a japán toalett-technológia ebbe az irányba tart jelenleg.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Prawie jak domowe centrum medyczne -- to właśnie kierunek rozwoju japońskiej technologii sanitarnej.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Skoraj kot domač medicinski center -- in to je smer, v katero stremi japonska straniščna tehnologija.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor. Japon tuvalet teknolojisi bu yönde ilerliyor.Това е почти като домашен медицински център - в тази посока се насочват японските тоалетни технологии.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor.거의 가정 의료 센터나 마찬가지라고 할 수 있겠죠.
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor.כמעט כמו מרכז רפואי ביתי -
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor.انه مثل مركز طبي في المنزل تقريبا
Adeta evi tıbbi merkeze dönüştürüyor.これが日本のトイレ技術が向かっている方向です
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Bộ nhận tín hiệu sẽ chuyển đổi những thay đổi nhỏ mà chúng tôi tạo ra thành tín hiệu điện tử.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.De ontvanger zal de kleine, subtiele veranderingen in de amplitude omzetten in een elektrisch signaal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Il ricevitore convertirà queste minuscole variazioni nell'ampiezza che creiamo qui in un segnale elettrico.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.그 수신기는, 우리가 거기서 발생시킨 진폭 상의 작고 미묘한 변화를 전기 신호로 변환할 것입니다.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Modtageren vil konvertere disse små, fine ændringer i amplituden som vi skaber her til et elektrisk signal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.O recetor vai converter estas mudanças pequenas e subtis de amplitude, que criamos aqui num sinal elétrico.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Penerima akan mengkonversi perubahan halus dalam amplitudo ini yang kita buat di sini menjadi sinyal listrik.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Prijímač prekonvertuje tieto malé nepatrné zmeny v amplitúde, ktorú tu vytvárame, do elektrického signálu.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Přijímač převede ty malé rozdíly amplitudy, které jsme zde vytvořili na elektrický signál.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Sprejemnik bo pretvoril majhne in subtilne spremembe amplitude, ki jo ustvarjamo v električni signal.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Ο δέκτης θα μετατρέψει τις απειροελάχιστες αλλαγές στο πλάτος τις οποίες δημιουργούμε εδώ, σε ηλεκτρικό σήμα.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.Приймач перетворює малі, незначні зміни амплітуди, які ми створюємо, в електричний сигнал.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.המקלט ימיר את השינויים הקטנים והעדינים האלה במשרע שיצרנו כאן לסיגנל חשמלי.
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.المستقبل سوف يحول هذه التغيرات الصغيرة و الطفيفة في المدى التي نوجدها هناك الى اشارة كهربية
Alıcı ışığın şiddetinde oluşan küçük ve ince değişiklikleri bir elektrik sinyaline dönüştürüyor.変換して 電子信号に変えます さらに電子信号を変換して
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.정말 중요하게도, 균사체가 섬유소를 곰팡이 당으로 전환시켰습니다.
Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.אבל חשוב ביותר - התפטיר הפך את הצלוליט לסוכרים פטרייתיים.