döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Beş dolarlık bir banknot bozabilir misin?Can you change a five-dollar bill?
Küvetin dolması ne kadar sürer?How much longer will it take for the tub to fill?
Yoğun trafikten dolayı geç kaldım.I was late because of heavy traffic.
Parkta bazıları bankta oturdu ve diğerleri dolaştı.In the park, some sat on benches, and others strolled about.
Park çocuklarla doludur.The park is filled with children.
Park insanlarla doluydu.The park was full of people.
Parkta dolaşırken, bir arkadaşıma rastladım.Walking in the park, I met a friend of mine.
Parkta dolaşırken, bir yavru kuş buldum.Walking in the park, I found a baby bird.
Ağzın doluyken konuşma.Don't speak with your mouth full.
Ağzın doluyken konuşmamalısın.You must not speak with your mouth full.
Ağzın dolu konuşmamalısın.You must not speak with your mouth full.
Ağzın dolu konuşma!Don't speak with your mouth full!
Ağzın doluyken konuşma!Don't speak with your mouth full!
Dolu ağzınızla konuşmak kibar değil.It's not polite to speak with your mouth full.
Pervasız sürüşten dolayı onun ehliyeti alındı.He had his license taken away because of reckless driving.
Oteli yabancı turistlerle dolu buldum.I found the hotel crowded with foreign tourists.
Toplamı yaklaşık on bin dolar.The total is approximately ten thousand dollars.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Dolar için bugünkü kur 140 yendir.Today's rate is 140 yen to the dollar.
Bu gece bir dolunay görülebilir.A full moon can be seen tonight.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
En fazla 100 dolar harcayabilirsiniz.You may spend a maximum of 100 dollars.
Eşim zatürreden dolayı acı çekiyor.My wife is suffering from pneumonia.
Tabakları dolaptaki yerine koyar mısın?Will you put the dishes away in the cupboard?
Üzgünüm ama o gün programım dolu gibi görünüyor.Sorry, but it looks like I'm booked up on that day.
Dört kollu adam bankayı soydu ve 4 milyon dolar ile kaçtı.Four armed men held up the bank and escaped with $4 million.
İlk başta her insan 10 ABD doları ödemişti.At first each man had paid $10.
Çocuklar enerji dolu.Children are full of energy.
Çocuklar odayı doldurdu.Children filled the room.
Pazar yabancı mallarla dolup taşıyordu.The market was flooded with foreign goods.
Belediye başkanının istifasıyla ilgili haberler hızlı bir şekilde dolaştı.The news of the mayor's resignation traveled fast.
Sana bir dolar ödersem, eşit oluruz.If I pay you a dollar, we'll be even.
Paris'te satın aldığım bu dolma kalemdi.It was this fountain pen that I bought in Paris.
İstediğim ceket üç yüz dolara fiyatlandırıldı.The coat I wanted was priced at three hundred dollars.
Zalim olduğundan dolayı ondan hoşlanmıyorum.It is because he is cruel that I dislike him.
Ona verdiğim para miktarı, 10.000 doları buluyor.The money I have given him amounts to $10,000.
Alışveriş merkezini dolaştık.We wandered round the shopping center.
Sonuçtan dolayı hayal kırıklığına uğradık.We were disillusioned with the result.
Dolu giden bir tanker gördük.We saw a patrol car running at full speed.
Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.We didn't eat out this evening only because it was raining hard.
Seksen bin dolara yeni bir ev satın aldık.We purchased a new house for eighty thousand dollars.
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.We offered him the house for $300,000.
Onun kayıplarının 100 dolar olduğunu tahmin ettik.We estimated his losses at 100 dollars.
Nişanından dolayı onu tebrik ettik.We congratulated her on her engagement.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.We took shelter from the rain under a tree.
Fazladan bir on dolara ihtiyacımız olacak.We'll need an extra ten dollars.
Fırtınadan dolayı geç kaldık.We were late because of the storm.
Lütfen bana biraz çay doldurun.Please pour me a little tea.
İki yüz dolar bana göre çoktur.Two hundred dollars is a lot to me.
10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.I have an outstanding debt of 10 dollars.
İstediğin zaman dolma kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen at any time.
Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.My pen is old. I want a new one.
Gelecek hafta sürücü belgemin süresi dolacak.My driver's license will expire next week.
Evrak çantam kağıtlarla doludur.My briefcase is full of papers.
Arabam miadını doldurmuş.My car is on its last legs.
Kalbim üzüntü ile doluydu.My heart was filled with sorrow.
Başarım büyük ölçüde şanstan dolayı idi.My success was largely due to luck.
Başarım yardımından dolayı idi.My success was due to your help.
Benim eski arabam bana 100 dolar getirdi.My old car brought me $100.
Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.My season ticket expires on March 31.