döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çantasını cevizle doldurdu.Tom filled his bag with walnuts.
Tom bankadaki on milyon dolardan fazla parası ile öldü.Tom died with over ten million dollars in the bank.
Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.Tom didn't have the sense to come in out of the rain.
Tom kapanma saatinden önce bankaya üç bin dolar yatırdı.Tom deposited three thousand dollars in the bank just before closing time.
Tom tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.Tom deposited 1,000 dollars in his saving account.
Tom tayfundan dolayı okula varamadı.Tom couldn't make it to school because of the typhoon.
Tom yeninin yaklaşık yarısını dolara ve diğer yarısını avroya çevirdi.Tom converted about half of his yen into dollars and the other half into euros.
Tom başvuru formunu nasıl dolduracağını anlayamıyor.Tom can't figure out how to fill out this application form.
Tom bizim bu formları doldurmamıza yardımcı olmak için buraya geldi.Tom came here to help us fill out these forms.
Toplamın 900 doların üzerinde olacağını hesapladı.Tom calculated that the total would be over 900 dollars.
Tom parti için üç yüz dolarlık bütçe ayırdı.Tom budgeted three hundred dollars for the party.
Tom otuz dolara bir kazak aldı.Tom bought a sweater for thirty dollars.
Tom, 500 dolara bir kamera satın aldı.Tom bought a camera for 500 dollars.
Tom bir kaşık dolusu fıstık ezmesi yedi.Tom ate a spoonful of peanut butter.
Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.Tom ate a handful of raisins.
Tom isimsiz bir şekilde sevdiği hayır kurumuna bir milyon dolar yardımda bulundu.Tom anonymously donated a million dollars to his favorite charity.
Tom sıcaklıktan dolayı neredeyse bayılacaktı.Tom almost passed out from the heat.
Tom kazanın onun dikkatsizliğinden dolayı olduğunu itiraf etti.Tom admitted that it was due to his carelessness that the accident had happened.
Senden dolayı Tom eve erken gitmeye karar verdi.It's because of you that Tom decided to go home early.
Tom'a yüz dolar ödedim.I paid Tom one hundred dollars.
Dolapta Tom'un eşyalarının bulunduğu bir kutu buldum.I found a box of Tom's things in the closet.
Tom Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.Tom scolded Mary for not calling to say she'd be late.
Tom Mary'ye bir fincan kahve doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee.
Tom Mary için bir bardak çay doldurdu.Tom poured a cup of tea for Mary.
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.Tom owes Mary slightly over a thousand dollars.
Tom söylediğinden dolayı Mary'ye kızgın olmalı.Tom must be angry with Mary for what she did.
Tom Mary'ye otuz dolar ödünç verdi.Tom lent thirty dollars to Mary.
Tom Mary'nin söylediklerinden dolayı sinirlendi.Tom got angry because of what Mary said.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Tom onun dürüstlüğünden dolayı Mary'ye hayran.Tom admires Mary for her honesty.
Tom cesaretinden dolayı Mary'ye hayran.Tom admired Mary for her courage.
Eğer doğru hatırlıyorsam, Tom arabasını Mary'ye sadece 500 dolara sattı.If I remember correctly, Tom sold his car to Mary for just 500 dollars.
Tom John'un evliliğinden dolayı Mary ile konuşamadı.Tom was unable to talk Mary out of marrying John.
Tarla kır çiçekleriyle dolu.The field is full of wild flowers.
O işle, o ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month with that job.
O işten, ayda 500 doların üzerinde kazanmaktadır.He earns over 500 dollars a month from that job.
O işte, ayda 500 doların üzerinde kazanıyor.He earns over 500 dollars a month at that job.
Zaferinden dolayı tebrik ederim.Congratulations on your victory!
Tom hol dolabından paltosunu çıkardı ve onu giydi.Tom took his coat out of the hall closet and put it on.
Tom silahını dolduruken kütüğe oturdu.Tom sat on the stump loading his gun.
Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee and topped off his own.
Tom işlemediği bir suçtan dolayı Mary'yi hapishanede görmek istemiyordu.Tom didn't want to see Mary in prison for a crime she didn't commit.
Tom Mary'nin yerini dolaşmaya karar verdi.Tom decided to mosey on over to Mary's place.
Onun için 10 dolar harcadım.I spent 10 dollars on it.
Bana on dolara mal oldu.It cost me 10 dollars.
O, bana 10 dolara mal oldu.It cost me 10 dollars.
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.Tom circled the block looking for a place to park.
Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.Tom checked to see if his gun was loaded.
Daha sonra yapman gereken şey bu müracaat formunu doldurmak.What you need to do next is fill out this application form.
Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Anlaşılabilir nedenlerden dolayı reddedildiler.For understandable reasons, they have been rejected.
Çantalarım tıka basa dolu.My bags are packed.
O, başarısının şanstan dolayı olduğunu düşünüyor.He thinks that his success is due to luck.
Delhi belediye başkan yardımcısı dolaylı olarak rhesus maymunları tarafından öldürüldü.The deputy mayor of Delhi was indirectly killed by rhesus monkeys.
Onlar bu kentin dolandırıcı dolu olduğunu söylerler.They say this town is full of cozenage.
Oda kahkahayla dolu.The room filled with laughter.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Tom, bir kucak dolusu kitap taşıyordu.Tom was carrying an armful of books.
Tom beni otuz dolara istediğin kadar çok yiyebileceğin bir restorana götürdü.Tom took me to a restaurant where you can eat as much as you want for thirty dollars.
Tom bana tabancamı doldurmamı söyledi.Tom told me to load my pistol.

İlgili Sayfalar