döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Peni dolu bir kavanozun değeri nedir?What is the worth of a jar full of pennies?
Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.The garden was full of beautiful yellow flowers.
İçinde bulunduğumuz ekonomiden dolayı çok göze alamayız.I can't afford much because of the economy we are in.
Çok fazla gürültüden dolayı dün gece uyuyamadım.With so much noise I couldn't sleep last night.
Sahip olduğunuz ateşten dolayı, evden dışarı çıkamazsın.With the fever that you have you cannot go out of the house.
Bana 1,000 dolar borçlusun.You owe me $1,000.
Sokakta dolaşıyordum.I was strolling down the avenue.
Bütün yerler dolu.All the positions are full.
Büyük bir çanta içine çamaşırlarını doldurdu.He stuffed his laundry into a large bag.
Bu CD 10 dolar.This CD costs $10.
Üzgünüm, bu uçuş dolu.I'm sorry, this flight is full.
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.My dad gives me an allowance of $10 a week.
Eğer hiçbir çözüm yoksa bu hiçbir sorun olmadığından dolayıdır.If there's no solution, it's because there's no problem.
Yedi gün için kırk dolar.40 dollars for seven days.
Hawaii gezisi yaklaşık 200 dolar tutar.A trip to Hawaii costs around 200 dollars.
Dolmalık biber yer misin?Do you eat bell peppers?
Dünya aptal insanlarla dolu.The world is full of dumb people.
Bugün kırk dolarlık benzin aldım.I bought forty dollars' worth of gasoline today.
Kötü bir yazarın masalları basmakalıp ifadelerle doludur.A bad writer's prose is full of hackneyed phrases.
Gözleri yaşlarla doluydu.Her eyes were full of tears.
Twitter hesabım spamden dolayı askıya alındı.My Twitter account is suspended because of spamming.
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.
Evren gizemlerle dolu.The universe is full of secrets.
Evren sırlarla dolu.The universe is full of secrets.
John'ın bir dolma kalemi var.John has a pen.
Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Birçok kanser hastası kemoterapiden dolayı saçlarını kaybeder.Many cancer patients lose their hair because of the chemotherapy.
Öğretmenler zor işlerinden dolayı tanınıyorlar.Teachers are recognized for their hard work.
Bu vazoyu suyla doldurdu.She filled this vase with water.
Miden sözlerden dolu olmayacaktır.Your stomach won't be full from promises.
Rafın kitaplarla dolu.Your shelf is full of books.
Benim sepet kitaplarla dolu.My basket is full of books.
Kibirinden dolayı ona çok kızdım.I lost my temper with him because of his arrogance.
Ayda üç yüz dolarla geçimimi sağlıyorum.I live off 300 dollars a month.
Dolores'in dört kız kardeşi var.Dolores has four sisters.
Dolores'in dört tane kız kardeşi var.Dolores has four sisters.
Kafası yeni fikirlerle doluydu.Her head was bursting with new ideas.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Dün depremden dolayı, Japonya'da çok sayıda bina çöktü.A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Her biri bin dolar ödedi.Each person paid one thousand dollars.
Onlar doların değerinin çok yüksek olduğunu düşünüyorlardı.They thought the value of the dollar was too high.
O otuz bin dolar kazandı.She made thirty thousand dollars.
Aslında o haksızlıktan dolayı suçlu muydu?Was he, in fact, guilty of wrongdoing?
Onların bahçede dolaşmasına izin verdi.He permitted them to walk in the garden.
Senatör Dole, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kahramandı.Senator Dole was a hero during World War Two.
Savaş, her ay 2.000 milyon dolara mal oldu.The war cost 2,000 million dollars every month.
Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.Black Americans continued to suffer from racism.
Şehir aç askerlerle doluydu.The city was full of hungry soldiers.
Onların çığlıkları havayı doldurdu.Their screams filled the air.
Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.The earth became red with blood.
Hava uçan mermilerle doluydu.The air was full of flying bullets.
Doların değeri düşmeye başladı.The value of the dollar began to drop.
Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.The government owed millions of dollars.
1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.In 1835, a barrel of flour cost six dollars.
McKinley, üç buçuk milyon dolar harcadı.McKinley spent three-and-a-half-million dollars.
New York'ta, dolar sekiz şiline değerdi.In New York, the dollar was worth eight shillings.
Bu CD on dolar.That CD costs 10 dollars.
Dolma kalemim yenidir.My fountain pen is new.
Lütfen bu su şişesini doldurun.Please fill this water bottle.

İlgili Sayfalar