döl ile cümle
döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, yeni fikirlerle dolu.He is full of new ideas.
O şurada burada dolaştı.He rambled hither and thither.
Kenti tanımak için çevrede dolaştı.He walked around to see the town.
O, o işte ayda beş yüz dolardan daha fazla kazanır.He earns more than five hundred dollars a month in that job.
Onun çilek dolu bir sepeti var.He has a basket full of strawberries.
O, her zaman fikirlerle dolu.He is always full of ideas.
O herkesin ondan hoşlanmadığı düşüncesiyle çok dolu.He is so full of conceit that everybody dislikes him.
O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.He gave up taking part in the marathon on account of his cold.
O, dolum istasyonunda arabasını yıkattı.He got his car washed at the filling station.
O, bardağı şarapla doldurdu.He filled the glass with wine.
O, yaradan dolayı garip bir yürüyüşle yürümektedir.He walks with an awkward gait because of an injury.
O, dolambaçlı konuşmaz.He doesn't mince words.
En fazla yüz doları var.He has a hundred dollars at most.
En fazla 20 dolar ödeyecek.He will pay 20 dollars at most.
Onun en fazla 100 doları var.He has at most 100 dollars.
Bana radyoyu on dolara aldı.He bought me the radio for ten dollars.
Projeye elli dolar katkıda bulundu.He contributed fifty dollars to the project.
O, ruj için 20 dolar ödedi.He paid $20 for the lipstick.
O, satışta on bin dolar kar etti.He made a profit of ten thousand dollars on the sale.
Bunun ona 100 dolara mal olacağını hesap etti.He calculated that it would cost him 100 dollars.
O, onun için 5 dolar istedi.He asked $5 for it.
O, onu beş dolara aldı.He bought it for five dollars.
O havluları katladı ve onları dolaptaki yerine koydu.She folded up the towels and put them away in the cupboard.
Onun sadece 100 doları vardı.He only had 100 dollars.
O, bazı nedenlerden dolayı popüler değildir.He is unpopular for some reason.
O, kovayı suyla doldurdu.He filled the bucket with water.
Hawaii'de bir araba kiralamak ona elli dolara mal oldu.It cost him 50 dollars to rent a car in Hawaii.
Başarmak için istekli olduğundan dolayı çok çalışıyor.He works hard because he is anxious to succeed.
O şişeyi su ile doldurdu.He filled the bottle with water.
O hâlâ enerji dolu.He is still full of energy.
O yanlış çocuk grubuyla aylak aylak dolaşıyor.He hangs around with the wrong group of kids.
O, elma dolu bir çanta taşıdı.He carried a bag full of apples.
Onun 100 dolardan daha fazla parası yok.He has no more than 100 dollars.
O, mide ağrılarından dolayı acı çekerdi.He used to suffer from stomach aches.
Kişisel nedenlerden dolayı şirketten ayrıldı.He left the company on account of personal reasons.
O, günde 20 dolar kazanır.He earns twenty dollars a day.
O, yağmurdan dolayı sığınak aradı.He sought shelter from the rain.
O, yeni dolarla değişti.He exchanged yen for dollars.
O, bir dolap çeviriyor.He is up to some monkey business.
Aylardır Avrupa'da dolaşıyor.He has been wandering over Europe for months.
O evini 50000 dolara sattı.He sold his house for 50000 dollars.
O iyi bir şarkıcı olduğundan dolayı çok popüler.He is very popular because he is a good singer.
Onun çiçek dolu büyük bir sepeti var.He has a large basket full of flowers.
O, fazla çalışmaktan dolayı yorgundur.He is tired from overwork.
O enerji doludur.He is full of energy.
Kabulde masadan masaya dolaştı.He circulated from table to table at the reception.
Ona terörden dolayı felç indi.He was paralyzed with terror.
O merakla doluydu.He was filled with wonder.
O, parasızlıktan dolayı başarısız oldu.He failed, due to lack of money.
O deneyim yokluğundan dolayı işte başarısız oldu.He failed in business for lack of experience.
Ekonomik nedenlerden dolayı plandan vazgeçti.He gave up the plan for economic reasons.
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.He has a reputation for taking a long time to make up his mind.
Evlilikten dolayı onunla akrabadır.He is related to her by marriage.
Onun aylık geliri 2.000 dolar.He has a monthly income of 2,000 dollars.
Parkta dolaşmaktan hoşlanıyor.He likes to walk about in the park.
O, hesabından 100 dolar çekti.He drew $100 from his account.
Tasarruf hesabına 100 dolar yatırdı.He deposited 100 dollars in his saving account.
O, ülkeyi dolaştı.He traveled around the country.
Bu ay 100 dolar bir kenara koydu.He laid by 100 dollars this month.
Cüzdandan bir dolar çıkardı.He took out a dollar from his wallet.