döl ile cümle

döl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Orta Doğu petrol fiyatları varil başına beş dolar fırladı.Middle Eastern oil prices jumped by five dollars per barrel.
Belediye binası insanlarla doluydu.The town hall was full of people.
Zamanımı sokaklarda dolaşarak harcadım.I spent my time strolling about the streets.
Uzun yürüyüşten dolayı yoruldum.I'm tired from the long walk.
Uzun süren depresyondan dolayı birçok işçi işsiz.Because of the protracted depression, many workers are unemployed.
Cadde arabalarla doluydu.The street was crowded with cars.
Cadde insanlarla doluydu.The street was crowded with people.
Bahçe güzel çiçeklerle doluydu.The garden was full of beautiful flowers.
Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.Moderate exercise stimulates the circulation of blood.
Boşlukları uygun kelimelerle doldurun.Fill the blanks with suitable words.
Annem kötü havadan dolayı golf oynayamadığı için kötü bir ruh hali içindeydi.Mother was in a bad mood since she could not play golf because of bad weather.
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
Cevabını bir dolma kalemle yaz.Write your answer with a pen.
Beynim dolu.My brain is full.
Şirket, vergi sonrası 200 milyon dolar kar açıkladı.The company announced a profit of $200 million after tax.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Şirket ilk çeyrekte 400 milyon dolar açık verdi.The company incurred a deficit of $400 million during the first quarter.
Kuraklıktan dolayı, çim soldu.Because of the drought, the grass has withered.
Japonya'da kendi biranı doldurmazsın; bunu başka biri senin için yapar.In Japan you don't pour your own beer; someone else does it for you.
Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.
Japonya'nın tüm dünyadaki ihracatı, 1998'de 314 milyar doları aştı.Japan's exports to the entire world topped $314 billion in 1998.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Japonya sürprizlerle dolu.Japan is full of surprises!
Lütfen bu Japon yenini Amerikan dolarına çevirin.Please change this Japanese yen to U.S. dollars.
İstekli seyirciler stadyuma doluştu.The eager spectators crowded into the stadium.
Müşteriler caddeleri doldurdu.Shoppers crowded the streets.
Alışveriş bölgesinde amaçsızca dolaştık.We wandered aimlessly around the shopping district.
Bileti almak ona on dolara maloldu.It cost him ten dollars to get the ticket.
Onun evden kaçması babasının şiddetinden dolayıdır.His running away from home is due to his father's severity.
Hasta olduğundan dolayı eve dönmeye karar verdi.It was because he was ill that he decided to return home.
Onun yokluğu hastalıktan dolayı idi.His absence was due to illness.
Onun başarısızlığı onun tembelliğinden dolayı idi.His failure was due to his idleness.
Beş dolarına bahse girerim ki gelmeyecek.I bet five dollars that he will not come.
Ona 1000 dolar borçluyum.I owe him 1,000 dollars.
Lütfen ona bir bardak bira doldur.Please pour him a glass of beer.
Onun keman sigortası yıllık 200 dolara mal oluyor.The insurance on his violin costs $200 a year.
Yönetim becerilerinden dolayı ona oldukça saygı duyulur.He's well respected for his management skills.
Hiçbir şey onun aşkının yerini doldurmadı.Nothing replaced his love.
Onun hayatı çeşitlilikle doluydu.His life was full of variety.
Onun ailesinin aylık 800 dolar geliri var.His family has 800 dollars coming in every month.
Onun evi 10,000 dolara satıldı.His house was sold for $10,000.
Onun eski arabası miadını doldurmuş.His old car is on its last legs.
Karısı zorunluluktan dolayı işe başlamıştır.His wife has started to work out of necessity.
Onun borcu 100 dolara geldi.His debt came to 100 dollars.
Onun borçları iki milyon dolara varıyor.His debts amount to two million dollars.
Onun borçları 2,000 dolara varmaktadır.His debts amount to $2,000.
Denemesi orijinal fikirlerle doluydu.His essay was full of original ideas.
Onun kalbi üzüntüyle dolu.His heart filled with sorrow.
Aklı mutlu düşüncelerle doluydu.His mind was filled with happy thoughts.
Onun hayatı sorun dolu.His life is full of trouble.
Onun karısı onun saldırı sonucu ölümünden sonra, üzüntüden dolayı kendini kaybetti.When his wife heard of his violent death, she was beside herself with grief.
Odası her zaman arkadaşlarıyla doludur.His room is always filled with his friends.
Onun 100 dolardan az parası yok.He has not less than 100 dollars.
O, yüz dolar tasarruf yaptı.He saved a hundred dollars.
100 yen dolandırıldı.He was cheated of 100 yen.
O, bir milyon doları beş oğlu arasında dağıttı.He divided one million dollars among his five sons.
Günde on dolardan fazla kazanmıyordu.He earned no more than ten dollars a day.
O, en az on bin dolar biriktirdi.He saved no less than ten thousand dollars.
Onun elli doları vardı.He had fifty dollars.

İlgili Sayfalar