döktü ile cümle
döktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Împăratul a pus să le toarne în cîmpia Iordanului, într'un pămînt cleios, între Sucot şi Ţereda.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.In der Gegend des Jordans ließ sie der König gießen in dicker Erde, zwischen Sukkoth und Zaredatha.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Jordanin lakeudella kuningas ne valatti savimuotteihin, Sukkotin ja Seredan välillä.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.왕이 요단 평지에서 숙곳과 스레다 사이의 차진 흙에 그것들을 부어 내었더라
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Le roi les fit fondre dans la plaine du Jourdain, dans un sol argileux, entre Succoth et Tseréda.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Na campina do Jordão os fundiu o rei, na terra argilosa entre Sucote e Zeredá.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Na rovinách Jordánských sléval to král v zemi jilovaté, mezi Sochot a Saredata.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Na rovine Jordána ich ulieval kráľ vo formách z ílovatej zeme medzi Sukkótom a medzi Ceredatou.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Na równinach Jordańskich zlewał je król w iłowatej ziemi, między Sochotem i między Saredata.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.På Jordanslätten lät konungen gjuta det i lerformar, mellan Suckot och Sereda.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Raja menyuruh membuat barang-barang itu di pengecoran logam antara Sukot dan Zereda di Lembah Yordan
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.V Jordanski dolini jih je dal kralj liti v ilovnati prsti, med Sukotom in Zeredo.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Vua truyền đúc các đồ ấy nơi đồng bằng Giô-đanh, dưới đất sét, giữa Su-cốt và Xê-rê-đa.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Vua truyền đúc các đồ ấy nơi đồng_bằng Giô-đanh , dưới đất_sét , giữa Su-cốt và Xê-rê-đa .
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.Εν τη πεδιαδι του Ιορδανου εχυσεν αυτα ο βασιλευς, εν γη αργιλλωδει μεταξυ Σοκχωθ και Σαρηδαθα.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.В окрестности Иордана выливал их царь, в глинистой земле, между Сокхофом и Цередою.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.На Иорданското поле царят ги изля в глинената земя между Сокхот и Середата.
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.בככר הירדן יצקם המלך בעבי האדמה בין סכות ובין צרדתה׃
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.في غور الاردن سبكها الملك في ارض الخزف بين سكوت وصردة
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.是 在 約 但 平 原 、 疏 割 和 撒 利 但 中 間 、 藉 膠 泥 鑄 成 的
Kral bunları Şeria Ovasında, Sukkot ile Seredata arasındaki killi topraklarda döktürmüştü.是 在 約但 平原 、 疏割 和 撒利但 中間 、 藉膠泥鑄 成 的
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!Am pregătit o cantitate mică şi am pus-o pe alee, am aruncat un chibrit şi s-a aprins. Era grozav.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!Chúng tôi làm một mẻ nhỏ và đặt ở đường đi chúng tôi ném que diêm và phew, nó bừng sáng. À, Rất tuyệt.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!Hicimos un poco y lo pusimos en el camino de la entrada y tiramos una cerilla y ¡fiú!, salió ardiendo.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!우린 일회분량의 화약을 만들어, 차도 위에 놔뒀죠. 그러곤 성냥불을 던졌죠, 휴, 화약에 불이 붙었고, 와, 정말 멋졌죠.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!On en a fabriqué un petit lot et on l'a mis dans l'allé on a craqué une allumette et Pouf, ça a expolsé.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!Zrobiliśmy małą porcję i wysypaliśmy na podjazd, rzuciliśmy zapałkę i sssszu, rozbłysło się.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!Мы сделали небольшую партию и положили на дорогу. Мы подбросили спичку, и оно вспыхнуло. Это было великолепно.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!הכנו כמות קטנה ושמנו את זה בשביל הגישה וזרקנו גפרור ופיו, זה נדלק. אה, זה היה נהדר.
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!وقد صنعنا قليلا منه ووضعناه في الممر ومن ثم قمنا برمي شعلة عليه وقد اشتعل وقد كان ذلك رائعا
Küçük bir karışım yaptık ve araba yoluna döktük ve bir kibrit fırlattık, off nasıl patladı!マッチで火を点けると 燃え上がって 最高だった もちろん 次は大砲を作った
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.A Mojžiš vzal polovicu krvi a vlial do medeníc a druhú polovicu krvi vylial na oltár.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.E Moisés tomou a metade do sangue, e a pôs em bacias; e a outra metade do sangue espargiu sobre o altar.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.In Mojzes vzame polovico krvi in jo dene v medenice, z drugo polovico krvi pa poškropi oltar.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.I vzav Mojžíš polovici krve, vlil do medenic, a polovici druhou vylil na oltář.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Ja Mooses otti verestä puolet ja pani uhrimaljoihin, ja toisen puolen hän vihmoi alttarille.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.모세가 피를 취하여 반은 여러 양푼에 담고 반은 단에 뿌리고
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Moise a luat jumătate din sînge, şi l -a pus în străchini, iar cealaltă jumătate a stropit -o pe altar.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Môi-se lấy phân nửa huyết đựng trong các chậu, còn phân nửa thì rưới trên bàn thờ.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Môi-se lấy phân_nửa huyết đựng trong các chậu , còn phân_nửa thì rưới trên bàn_thờ .
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Moïse prit la moitié du sang, qu`il mit dans des bassins, et il répandit l`autre moitié sur l`autel.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Moisés tomó la mitad de la sangre y la puso en tazones, y esparció la otra mitad de la sangre sobre el altar
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Mosè prese la metà del sangue e la mise in tanti catini e ne versò l'altra metà sull'altare
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Mózes pedig vevé a vérnek felét, és tölté a medenczékbe: a vérnek másik felét pedig az oltárra hinté.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Og Moses tok halvdelen av blodet og helte det ut i skåler, og halvdelen av blodet sprengte han på alteret.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Und Mose nahm die Hälfte des Blutes und tat's in ein Becken, die andere Hälfte sprengte er auf den Altar.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Zatem wziął Mojżesz połowę krwi i wlał w czaszę, a połowę drugą wylał na ołtarz.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.Моисей, взяв половину крови, влил в чаши, а другою половиною окропил жертвенник;
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.ויקח משה חצי הדם וישם באגנת וחצי הדם זרק על המזבח׃
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.فأخذ موسى نصف الدم ووضعه في الطسوس. ونصف الدم رشّه على المذبح.
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.摩 西 將 血 一 半 盛 在 盆 中 、 一 半 灑 在 壇 上
Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.摩西 將 血 一半 盛在 盆中 、 一半 灑 在 壇上
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.A Mojžiš ho zabil a pokropil krvou na oltár dookola.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.Da schlachtete er ihn. Und Mose sprengte das Blut auf den Altar umher,
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.Havendo imolado o carneiro, Moisés espargiu o sangue sobre o altar em redor.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.In ga zakolje, in Mojzes razškropi kri krog po oltarju.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.I zabil jej, a pokropil Mojžíš krví oltáře po vrchu vůkol.
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.Ja Mooses teurasti sen ja vihmoi veren alttarille ympärinsä
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.모세가 잡아 그 피를 단 주위에 뿌리고
Musa koçu kesti, kanını sunağın her yanına döktü.megölék [azt]; Mózes pedig elhinté a vért az oltárra köröskörül.
İlgili Sayfalar