Ana içeriğe geç
Sözlük

dökme ile cümle

dökme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tüyleri çok uzayabilir ama tüy dökmez.Kappaleet pehmenevät, mutta eivät sula.
Wittgenstein’a göre bir değer, içini olduğu gibi dökmez.Wittgensteinin mukaan tämä ei kuitenkaan ole tarpeen.
Kan dökmek istemiyoruz.Πρώτον να μη χυθεί αίμα.
Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.Οι Εβραίοι συλλαμβάνονται και βασανίζονται για να ομολογήσουν πως δηλητηρίασαν τα πηγάδια.
Kurşunu dökmek için kap kacak hazırlar.Μπορούν να χρησιμοποιήσουν μία βοηθητική συσκευή για να ρίξουν τη μπάλα.
Ağır zırha sahip Matilda nın dökme zırhlı tareti bir efsane oldu.Det tunge panser på Matildas støbte tårn blev legendarisk.
Asla tüy dökmez.Den fører aldrig klyver.
Bu da şehrin tarihindeki sonu gelmez çatışma ve kan dökmenin bir yansıması olarak düşünülür.It will be seen, in retrospect, as marking the end of an era.
Halen bu takımın başarısı için ter dökmektedir.Denne kombination skulle vise sig at blive successfuld for teamet.
Örneğin ham dökme demir yiyeceklerin pişirilmesinde yüzyıllardır kullanılmaktadır.Trækul blev i mange hundreder år også brugt til udsmeltning af jern.
Gövde, dökme olarak boyanmış tek bir polikarbonat parçasından imal edilmiştir.Skroget er bygget af et letvægts polyurethane-belagt Tedlar-stof.
Suya çöp ve pislik dökmek yasaktır.Søppeldunker og søppelrom må gjøres sikre.
Tüy dökme işlemleri çok uzun sürebilir.Puppestadiet kan vare ganske lenge.
Kan dökmek istemiyoruz.Utskifting av blodet.
Dökme yük tesisinin kapasitesi 34.000 tondur.Samlet vekt er om lag 34 000 tonn.
Malzemeleri genelde dökme demirden olur.En forskjell er imidlertid at objektene hovedsakelig består av is.
Asla tüy dökmez.Grenene henger aldri.
Asla tüy dökmez.Ia tidak pernah punya selir.
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.Jaringan gingiva normal aslinya transparan; Warna merah disebabkan adanya darah yang mengalirinya.
Fazlasını şişeye geri dökme.Đừng rót rượu cho ta nữa.
Dökmedik dil bırakmaz.Nột Ngôn không chịu khuất phục.
Güney Kore’de bilinen en eski dökme demir baltalar Geum Nehri havzasında bulunmuştur.Các rìu bằng gang đã biết sớm nhất tại miền nam Triều Tiên được tìm thấy trong lưu vực sông Geum (Cẩm Giang).
Tövbe ederken gözyaşı dökmelidir.Nói xong thì rơi nước mắt.
Kan dökmek istemiyoruz.Thiếu máu.
Kan dökmek istemiyoruz.血は吐かない。
At veyâ sığırın kan dökmeden boğularak öldürülmesi.クジラは錨(いかり)を撃ち込まれて血を流しながら死にます。
Yeraltının beşinci katında dökme demirden bir sarayda yaşar.地上5階、地下1階の鉄筋コンクリート造である。
Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.疫病と死者の発生をユダヤ人が井戸に毒を投じたという風説と戦った 。
1–3 m yüksekliğinde, sık dallı, çalı görünüşündedir ve kışın yapraklarını dökmez.葉柄は4-10 cm、葉柄が冬芽を包み込む葉柄内芽で、葉がある時は冬芽が見えない。
Ancak Rus Donanması da Baltık Denizi'nde mayın dökme çalışmalarına başlamıştı.然而,俄罗斯帝国海军已在波罗的海展开水雷战。
Fazlasını şişeye geri dökme.不把任何东西放回收件箱。
Umut yeni ergen gelgitleri yaşasa da bunları ortaya dökmez.欲滅三寶使法言不行,破塔滅僧真言無用。
Asla tüy dökmez.永远不要浪费卡路里。
Kan dökmek istemiyoruz.我不想通過流血掌權。
Tüy dökme işlemleri çok uzun sürebilir.片足吊缚可以长时间进行。
Tüyleri çok uzayabilir ama tüy dökmez.它能深入皮膚,但不會造成曬傷。
Dökmek istesem dökerim.如夷夏之辨。
Yaz aylarının sonuna doğru yapraklarını dökmeye başlar.將其母金(夏的嬸嬸)藏起來的春致夏的信交給了夏。
Asla tüy dökmez.절대로 고추장을 넣지 않는다.
Kan dökmek istemiyoruz.선혈을 토한다.
Tövbe ederken gözyaşı dökmelidir.그 눈물에 아야는 다시 일어선다.
Biyel malzemesi olarak kır dökme demir kullanılır.철강·비철금속재료용 첨가제로 사용된다.
Sadece eğitim için 150 adet dökme taret genelgesi hazırlandı.בנוסף כל אחד מהם זקוק ל-150 יח' תוצרת כדי לחיות.
Asla tüy dökmez.היא מעולם לא שודרה.
Kan dökmek istemiyoruz.Кръвта вода не става...
Suya çöp ve pislik dökmek yasaktır.Плуването в езерото и храненето на пъстървата е забранено.
Bugün, Birmingham, Alabama'da yer alan Vulcanus heykeli dünyanın en büyük dökme demir heykelidir.Vulkanov kip u Birminghamu, u Alabami, je najveća željezna statua na svijetu.
Kan dökmek istemiyoruz.Nema ni krvotok.
Tüy dökme işlemi, 3-4 hafta sürer ve bu süreyi sahilde oturarak geçirir.Vrijeme provode na obali dva ili tri mjeseca prije nego što se usude ući u vodu.
Dökme demir silindir bloğu ve üst kapağa sahiptir.Most posjeduje LED rasvjetu na ogradi i na podu.
Kan dökmek istemiyoruz.Nemala byť preliata ani kvapka krvi.
Suya çöp ve pislik dökmek yasaktır.Rybolov, kúpanie a člnkovanie sú zakázané.
Wittgenstein’a göre bir değer, içini olduğu gibi dökmez.Mystické je podľa Wittgensteina to, čo sa ukazuje vec, ktorú nemožno vysloviť.
Asla tüy dökmez.Nikdy nemajú hrvoľ.
Dökme beton bir seçenek değildir, çünkü çatlayacaktır.Ulit beton ni možen, ker razpoka.
Büyük Veba Salgını'nda, Yahudiler kuyulara zehir dökmekle suçlanıp öldürüldüler.Judje so bili označeni za krivce kuge, saj so jih obtožili, da so zastrupili vodnjake.
Tüyleri çok uzayabilir ama tüy dökmez.Maslo se bo tako zmehčalo, ne pa tudi stopilo.
Bugün, Birmingham, Alabama'da yer alan Vulcanus heykeli dünyanın en büyük dökme demir heykelidir.Vulkano statula, esanti Birmighame Alabamoje yra didžiausia geležinė statula pasaulyje.
Tüy dökme işlemleri çok uzun sürebilir.Dideliam grobiui suvirškinti gali prireikti daug laiko.
SuperSport United için ter dökmektedir.Yra PAR klubo Supersport United žaidėjas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod