döküyor ile cümle
döküyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Moji prijatelji so mi zasmehovalci: moje oko se solzi k Bogu,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;O krasomówcy moi, przyjaciele moi! wylewa łzy do Boga oko moje.
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Ó mudráci moji, přátelé moji, k Bohuť slzí oko mé.
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Os meus amigos zombam de mim; mas os meus olhos se desfazem em lágrimas diante de Deus,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Prietenii mei rîd de mine, dar eu mă rog lui Dumnezeu cu lacrămi,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Stadig spotter mine venner mig; mot Gud skuer gråtende mitt øie,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Ystäväni pitävät minua pilkkanansa - Jumalaan minun silmäni kyynelöiden katsoo,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Οι φιλοι μου ειναι οι εμπαιζοντες με ο οφθαλμος μου σταλαζει δακρυα προς τον Θεον.
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Многоречивые друзья мои! К Богу слезит око мое.
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;Моите приятели ми се присмиват; Но окото ми рони сълзи към Бога,
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;מליצי רעי אל אלוה דלפה עיני׃
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;المستهزئون بي هم اصحابي. لله تقطر عيني
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;我 的 朋 友 譏 誚 我 . 我 卻 向 神 眼 淚 汪 汪
Dostlarım benimle eğleniyor, Gözlerim Tanrıya yaş döküyor;我的 朋友 譏誚 我 . 我 卻向 神眼淚 汪汪
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."A férfiaknak csak le kell rakni egy helyre.'
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Agli uomini basta buttarla in un solo posto".
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Así que dijimos:
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Bărbații trebuie să-l arunce într-un singur loc."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Đàn ông chỉ phải gạt bỏ nó tại một góc riêng lẻ nào đó"
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."남자들은 그냥 한 장소에 놔두는 것 밖에 못합니다."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Les hommes posent tout au même endroit.
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Män dumpar det på en plats".
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Mannen dumpen het op een enkele plaats."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Männer müssen alles an einem einzelnen Punkt abwerfen."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Mężczyźni natomiast wrzucają wszystko w jedno miejsce.
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Os homens acumulam-nos todos no mesmo sítio.
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Pria hanya perlu membuangnya dari satu tempat."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Οι άνδρες απλώς τα πετάνε σε μια ενιαία περιοχή."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Мужчины же просто сваливают его в одном месте".
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."Мъжете просто трябва да ги изхвърлят в една област."
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."מסדרות אותו חלק.
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."لكن الرجال يرمونها جميعاً في مكان واحد
Erkeklerse sadece bir bölgeye döküyorlar."そこで これに目をつけました
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Az IBM-gép kátrányszerű anyagot rak a kártyákra.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Cái máy IBM thả một chất giống nhựa đường lên các thẻ.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."IBM-Maschine lagert eine teer-ähnliche Substanz auf den Steckkarten ab.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."IBM машината слага подобна на катран субстанция в картите.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."La macchina IBM sta portando una sostanza catramosa sulle carte.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Máquina de IBM volcando substancia como brea en los autos.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Maşina IBM aruncă un fel de smoală pe cartele.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Maszyna IBM brudzi karty czymś podobnym do smoły.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor.Overleden 4:50, mei 1953." .
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor.""IBM기계는 카드에 타르같은 걸 발라 놓았다. 지붕에 바르는 타르말이다"
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor.""La machine d'IBM dépose une sorte de goudron sur les cartes mémoire.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."".מכונה של IBM שזורקת חומר דמוי-זפת על המכוניות. הזפת באה מהגג"
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."آلة آي بي إم تضع مادة تشبه القطران على السيارات. القطران من السقف
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor. Zift tavandan geliyor."すごく過酷な環境で作業していたわけです
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Το μηχάνημα της IBM λερώνει τις κάρτες με πίσσα.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Машина IBM маже картки смолистою речовиною.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Машина IBM мажет карточки смолистым веществом.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Aj, knížata Izraelská jeden každý vší silou na to se vydali, aby krev v tobě prolévali.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Ecco in te i prìncipi d'Israele, ognuno secondo il suo potere, intenti a spargere sangue
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Glej, v tebi so bivali knezi Izraelovi, vsak po moči svoji, da bi prelivali kri.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Hãy xem : các quan trưởng Y-sơ-ra-ên ở trong mầy , ai_nấy đều theo sức mình để làm đổ_máu .
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Hãy xem: các quan trưởng Y-sơ-ra-ên ở trong mầy, ai nấy đều theo sức mình để làm đổ máu.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor."'He aquí que los gobernantes de Israel, cada uno según su poder, están en ti solamente para derramar sangre
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Hľa, kniežatá Izraelove, každý podľa sily svojho ramena boli v tebe nato, aby vylievali krv.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Iată că în tine, toţi voivozii lui Israel îşi întrebuinţează puterea ca să verse sînge.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Iedere leider van Israël, die binnen uw muren woont, maakt misbruik van zijn macht om te kunnen moorden.
‹‹ ‹İşte içindeki her İsrail önderi yetkisini kullanarak kan döküyor.Ímé, Izráel fejedelmei, kiki az õ tehetsége szerint azon volt benned, hogy vért ontsanak.