döküntü ile cümle
döküntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Ieri mi hai mandato in quel posto in Washington Street, e ora sono ricoperta d'edera velenosa.
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.카이트리아 오닐: 어제 저보고 워싱톤가의 그 장소에 가보라고 했잖아요,
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.M-ați trimis ieri acolo, pe strada Washington, și acum sunt plin de iederă veninoasă.
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım."Wysłaliście mnie wczoraj na Washington Street i teraz mam wysypkę od trującego bluszczu."
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Вчера вы послали меня на то место, на Вашингтон-стрит, и теперь я вся в язвах от ядовитого плюща.
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.ק"א: אתמול שלחת אותי לאיזה מקום ברחוב וושינגטון,
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.كايتريا أونيل: لقد ارسلتني إلى ذلك المكان في شارع واشنطن أمس،
CO: Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.うるしにかぶれちゃったの」
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Aşa că ce vedeţi că fac furnicile care se ocupă cu deşeurile este o movilă de gunoi.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Die Müllmänner sammeln den Abfall in einem Haufen.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Donc ce que vous voyez qu'elles font là, c'est une pile de déchets.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Entonces lo que las trabajadoras de desechos hacen es formar montículos de residuos.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Je ziet de afvalwerksters een hoop afval maken.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.이 개미들이 일할때는 열심히 쓰레기더미를 쌓고 있을 겁니다.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Mrówki te zajmują się tworzeniem stosów odpadków.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Quindi si vedono le formiche operaie creare una pila di scarti.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Så det man kan se møddingsarbejderne gøre er, at de laver en stak med affald.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.Онова, което виждате да правят боклучарите-работници, е, че трупат купчина отпадъци.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.То, что вы видите, это как эти муравьи строят кучу из мусора.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.מה שאתם רואים את פועלות האשפה עושות הוא עורמות ערימה של זבל.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.لذلك ما تراه هو أن عمال القمامة يقومون بعمل كومة من النفايات.
Çöpçülerin döküntü yığını oluştururken ne yaptıklarını görebilirsiniz.その日によって違った場所に
Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Chị đã cử em đến đường Washington hôm qua và giờ người em toàn là cây sơn độc.
Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Me enviaste a la calle Washington ayer, y hoy estoy cubierto en hiedra venenosa.
Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Tegnap arra a helyre küldött a Washington Streeten, és most mérges szömörce okozta kiütésekkel vagyok tele.
Dün beni Washington Sokağı'ndaki o yere gönderdin, şimdi zehirli sarmaşık döküntüsüyle kaplandım.Vous m'avez envoyé à cet endroit sur la rue Washington hier, et maintenant je suis couvert de sumac vénéneux.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Dărâmăturile asimilau şocul ghiulelelor mai bine decât zidul solid.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Der Schutt dämpfte die Wucht der Kugeln besser als die feste Mauer.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Gruzy pochłaniały ostrzał lepiej niż mur.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.돌무더기 벽은 촘촘하게 지어진 벽보다 포탄의 충격을 더 잘 흡수했던거죠.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Le macerie assorbivano i colpi delle palle di cannone meglio del muro intatto.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Les décombres absorbaient mieux le choc des boulets que le mur plein.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Los escombros absorbieron el impacto de las balas de cañón mejor que el muro sólido.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Những mảnh tường vụn chịu sức ép từ đạn pháo tốt hơn cả tường thành nguyên.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Os escombros absorviam melhor o choque das balas de canhão que a muralha sólida.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Τα συντρίμμια απορρόφησαν την κρούση των οβίδων καλύτερα από τα στέρεα τείχη.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.Обломки выдерживали удары пушек лучше нетронутых стен.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.גלי האבנים ספגו את מכות כדורי התותח טוב יותר מהקירות הקשיחים.
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.امتصت الأنقاض صدمات المدفعية أفضل من الأسوار الصلبة
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Emme halua yhtään vanhaa autoa moottoritielle; emme halua mitään hajoavaa.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Nechceme na silnicích žádná stará auta; nechceme nic, co se rozbíjí.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Nem akarunk öreg autókat látni az utakon, nem akarunk semmi olyat, ami elromolhat.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Ne želimo si starih avtomobilov na avtocestah; ne želimo si ničesar, kar se lahko pokvari.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Nie chcemy, aby po autostradach jeździły jakiekolwiek stare samochody; nie chcemy niczego co się psuje.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Noi nu vrem mașini vechi pe autostradă; noi nu vrem nimic din ce ar putea ceda.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Nous ne voulons pas de vieilles voitures sur les routes ; nous ne voulons rien qui tombe en panne.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Vi vill inte ha några gamla bilar på vägen; vi vill inte ha något som går sönder.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.We willen geen oude auto's op de snelweg. We willen geen dingen die defect raken.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Wir wollen keine alten Autos auf der Autobahn; wir wollen nichts, was kaputt geht.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Δεν θέλουμε παλιά αυτοκίνητα στην εθνική οδό· δεν θέλουμε τίποτα που να χαλάει.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Мы не хотим видеть старые машины на дорогах.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.Не искаме стари коли по магистралите. Не искаме нищо, което се чупи.
Otoyollarda daha fazla eski araba görmek istemiyoruz;... ...bozulmuş, döküntü, eski hiçbirşey istemiyoruz.لا نريد أي سيارة قديمة على الطرقات لا نريد أي شيء يمكنه أن يتعطّل.