CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () vrací např. "Sobota 15. červen 2000 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () vrne npr. » sobota 13. aprila 2004 19: 12: 01 «
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () zwraca "Sobota 13 Kwietnia 2002 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () επιστρέφει "Σάββατο 13 Απριλίου 2002 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () връща "Събота 13 Април 2002 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () может возвратить "Saturday 13 April 2002 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME () повертає « Середа 30 січня 2008 22: 02: 32 »
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"() CURRENTDATETIME מחזירה "Saturday 13 April 2002 19: 12: 01"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"CURRENTDATETIME() は "2002年4月13日 土曜日 19:12:01" を返します
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"O CURRENTDATETIME () devolve "Segunda 15 de Abril de 2002 22: 00: 00"
CURRENTDATETIME (), "13 Nisan 2002 Cumartesi 19: 12: 01"الدالة CURRENTDATETIME () ترجع "السبت 13 إبريل 2002 19: 12: 01"
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,Ainsi, à New York City, le premier samedi de chaque été,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,A New York, il primo sabato di ogni estate,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,Awięc, w Nowym Jorku, w pierwszą sobotę lata,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,Deci, in New York, in prima sambata din fiecare vara,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,Jadi di kota New York, tiap Sabtu pertama di musim panas,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,뉴욕시에서는 여름철의 첫 토요일마다
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,(Risos) Em Nova Iorque, no primeiro sábado do verão,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,В Ню Йорк, в първата събота на всяко лято,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,אז בניו יורק, ביום שבת הראשון של כל קיץ,
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,إذاً هنا في مدينة نيويورك، في أول يوم سبت من كل صيف،
Denizkızı Alayı, her sene yazın ilk Cumartesi günü,地元の古びた遊園地であるコニーアイランドで
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.После една събота отидохме в неговото село на посещение.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Apoi într-o sâmbătă ne-am dus în vizită în satul lui.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Aztán egy szombati napon elmentünk a falujába.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Dann, an einem Samstag, besuchten wir sein Dorf.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Dan, op een zaterdag, bezochten we zijn dorpje.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Kemudian pada suatu Sabtu kami berkunjung ke desanya.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.어느 토요일 우리는 그의 마을에 들렀습니다.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Nato pa smo eno soboto šli v njegovo vas na obisk.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Pak jsme jednu sobotu navštívili jeho vesnici.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Poi, un sabato andammo in visita al suo villaggio.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Raz poszliśmy do jego wioski w odwiedziny.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Sedan, en lördag, åkte vi för att besöka hans by.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Um sábado fomos à vila dele fazer uma visita.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Un samedi nous sommes allés en visite dans son village.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Và rồi một buổi sáng thứ 7, chúng tôi đến thăm làng của cậu ta.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Yhtenä lauantaina menimme käymään hänen kyläänsä.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.В одну субботу мы поехали в его деревню.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.ואז יום שבת אחד יצאנו לכפרו לביקור.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.ثم في أحد أيام السبت ذهبنا الى قريته للزيارة.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.フィデの兄が編んだヤシの葉の素敵なバスケットを
Duruşma Cumartesi başladı ve Pazartesi günü sona erdi.De rechtszaak duurde van zaterdag tot en met maandag.
Duruşma Cumartesi başladı ve Pazartesi günü sona erdi.Der Gerichtsprozess begann am Samstag und endete am Montag.
Duruşma Cumartesi başladı ve Pazartesi günü sona erdi.El juicio comenzó el sábado y terminó el lunes.
Duruşma Cumartesi başladı ve Pazartesi günü sona erdi.Le procès a commencé samedi et s'est terminé lundi.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Če bodo v soboto zmagali na predstavi psov, smo lahko v resnih težavah.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Dacă vor câştiga expoziţia canină de sâmbătă, am putea da de necaz.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Indien zij de hondvertoning zaterdag winnen, zouden wij in echte moeilijkheid kunnen zijn.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Nếu họ giành chiến thắng cuộc thi chó vào thứ bảy, chúng ta có thể gặp rắc rối thực sự.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Si ganan la muestra de perros el sábado, estaremos en problemas.
Eğer köpek şovunu kazanırsalar cumartesi, biz gerçekten sorun yaşıcaz.Αν κερδίσουν το σόου των σκύλων το Σάββατο, τότε θα έχουμε πρόβλημα.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Ak sa vám pošťastí, možno budúci piatok.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.I Was Here - 8 月19 日国際人道の日 whd-iwashere.org
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Jos olette onnekkaita ehkä ensi perjantain he voivat varata minut uudestaan tänne.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Když budete mít štěstí, možná příští pátek si mě můžete zarezervovat.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.만약 운이 좋으면 제가 다음 주 금요일에 다시 출연해서 추는 모습을 보실 수 있을지도 모르겠네요.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Se siete fortunati magari anche venerdì prossimo sarò chiamato per questo evento.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Se tiverem sorte talvez na próxima Sexta, eles podem chamar-me novamente para isso.
Eğer şanslıysanız belki gelecek Cuma beni tekrar bunun için rezerve edebilirler.Si tienen suerte talvez me separen para el próximo viernes.