Ana içeriğe geç
Sözlük

co ile cümle

co kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çok lezzetli.It tastes very great.
Çok mutlu görünüyorsun.You look very delighted.
O kadar çok gürültülüydü ki kendimi duyuramadım.It was so noisy that I couldn't make myself heard.
İçeride kalmak için çok güneşli.It's too sunny to stay inside.
Bu çok iyi.It's very good.
Ülkeniz hakkında çok şey bilmenizi istiyorum.I want to know about your country so much.
Çok sıcak değil mi?It's very hot, isn't it?
Her iki çocuğu da tanımıyorum.I don't know either boy.
Ben her iki çocuğu da sevmiyorum.I don't like either of the boys.
Her iki çocuğu da görmedim.I didn't see either boy.
Çocuklardan herhangi birini görmedim.I didn't see either boy.
Çocuklardan hiçbirini görmedim.I didn't see either boy.
Hangi çocuk Masao'dur?Which boy is Masao?
O çok tehlikeli bir durum.It's touch and go.
En çok sevdiğin birini al, hangisi olursa olsun.Take the one you like best, whichever it is.
Toshio çok iyi İngilizce konuşabilir.Toshio can speak English very well.
Bu arada, kaç çocuk gidiyor?By the way, how many kids are going?
Bu arada, kaç tane çocuk gidiyor?By the way, how many kids are going?
Nereye giderseniz gidin, nazik ve cömert insanlarla karşılaşırsınız.Wherever you go, you will meet people who are kind and generous.
Bazen çok soğuk olduğunda arabamı çalıştıramıyorum.Sometimes when it's very cold, I can't get my car to start.
Bay Thomas gerçekten çok yetenekli bir öğretmen.Mr Thomas is a very able teacher.
Lütfen nasıl çözeceğini bilmeme izin ver.Please let me know how you are going to solve.
Problemi nasıl çözdüğünü bana söyle.Tell me how you solved the problem.
Korkarım ki çok fazla yedim.I'm afraid I've eaten too much.
Çok kötü soğuk almışım gibi görünüyorum.I seem to have caught a bad cold.
Bu sorunu nasıl çözersin?How do you figure out this problem?
Maalesef onu çok iyi açıklamadım.I'm afraid I didn't explain it too well.
Çok naziksiniz.That's very kind of you.
Az çok piyano çalabilirim.I can play the piano after a fashion.
Lütfen annene çok selam söyle.Please give your mother my best regards.
Onu ne çok öfkelendirdi?What made her so angry?
Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?Why can Taro speak English so well?
Bugün burasının niçin çok kalabalık olduğunu merak ediyorum.I wonder why it's so crowded here today.
Niçin eve çok geç geldin?Why did you come home so late?
Clara bana niçin o kadar çok çalıştığımı sordu.Clara asked me why I worked so hard.
Karaokenin niçin çok popüler olduğunu merak ediyorum.I wonder why karaoke is so popular.
Çok geçmeden tekrar oldukça iyi olacağını umuyorum.I hope you will be quite well again before long.
Çok gürültücü olma, lütfen.Don't be so noisy, please.
En çok hangi tür insanları seversin?What kind of people do you like best?
Almanca konuşmak için çok az fırsatımız var.We have few opportunities to speak German.
Kapıyı açtım ve yan yana duran iki erkek çocuk gördüm.I opened the door and saw two boys standing side by side.
Kapının yanında bir erkek çocuk var.There is a boy near the door.
Kapıda duran o çocuk kimdir.Who's that boy standing at the door?
Hangisini daha çok seversin, Denver' ı mı yoksa Montreal'i mi?Which do you like better, Denver or Montreal?
Televizyon izleyerek çok fazla zaman harcama.Don't spend so much time watching TV.
Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.Students don't read many books because of TV and comics.
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium through which to provide information.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?Do you think television does children harm?
TV programlarından hangisini en çok seviyorsun?Which of the TV programs do you like best?
Kimileri televizyonun faydadan çok zarar getirdiğini iddia ediyor.Some people insist that television does more harm than good.
Ama o aslında çok güçlüdürBut it's very strong actually.
Bunun çok dezavantajları var.It has too many disadvantages.
David çok aktif.David is very active.
Büyük mağazalar çok sayıda şeyler satarlar.Department stores sell numerous things.
Tenis oynamak çok eğlencelidir.Playing tennis is a lot of fun.
Tenis öğrenciler arasında çok popülerdir.Tennis is very popular among students.
Sınav için çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied hard for the test.
Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.Looks like you didn't study much for the test.
Keşke test için daha çok çalışsaydım.I wish I had studied harder for the test.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod