Ben coşkunu takdir ediyorum.I appreciate your enthusiasm.
Tom senin coşkunu paylaşmaz.Tom doesn't share your enthusiasm.
İbranice hiç eski moda değil ama oldukça modern, coşkun ve taze.Hebrew is not at all old-fashioned, but rather modern, effervescent, and fresh.
Korkarım, coşkunuzu paylaşmıyorum.I'm afraid I don't share your enthusiasm.
"Aylin Coşkun'un klip yönetmeni Hande Yener"."Aylin Coşkun'un klip yönetmeni Hande Yener".
"Ziynet Sali ve Berk Coşkun'dan Eğlenceli Düet: 'Hadi Hoppalara'"."Ziynet Sali ve Berk Coşkun'dan Eğlenceli Düet: 'Hadi Hoppalara'" (in Turkish).
Çoşkuner, T. 2004.Frest, T. 2004.
Coşkun, Hülya (2008).Tezcan, Hülya (2008).
Coşkun Plakçılık tarafından yapılmış toplama bir albüm.Compilation album Self Made Vol.
1970'ler ve 1980'lerde bu değişiklik daha da özenli ve coşkun bir hal aldı.In the 1970s and 1980s, this distribution undoubtedly changed.
Ona doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir.It might be called a creative mood, I suppose.
Coşkun Özarı 1931 yılında doğdu.Cotton was born on New Year's Day in 1931.
Yeğenleri Özgür Akçam ve Coşkun Oğuz Namlı'yı dağcılık alanında yetiştirdi.The eldest son of Njáll Þorgeirsson and Bergþóra Skarphéðinsdóttir he grew up at Bergþórshvoll.
Büyükelçi Çoşkun Kırca dışındaki 11 kişi rehin alındı.One hundred eleven protesters were arrested outside the Cathedral.
Onun şekilde coşkun değildi.His manner was not effusive.
Sert kayalara çarparsınız. Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur.When you are surfing on the top, you are all elated.
Bu tür şeyler etkili oldu (Tutku, özgüven, coşkunluk, özgünlük, çekicilik)People are bringing their true selves, basically.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.You have to tone down the Jesus stuff a little bit, but keep the enthusiasm.
Zekanıza inanıyorum. Ve coşkunuza da inanıyorum.I believe in your intelligence and I believe in your enthusiasm.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.The words of a man's mouth are like deep waters. The fountain of wisdom is like a flowing brook.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.The mirth of tambourines ceases. The sound of those who rejoice ends. The joy of the harp ceases.
Ve taşkın, coşkun, dalgalanıp duran denize.And the swollen sea,
Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık.And We caused the earth to gush forth with springs.
Fethican CoşkunerEMAIL OF TRANSLATORSYour names
Coşkun, "Nüfus ve pazar potansiyeli açısından, Arnavutluk en iyi yatırımdır." diyor."In terms of population and market potential, Albania is the best investment," Coskun said.
Binanın müteahhidi, Mehmet Yaşar Coşkun, İstanbul Havalimanı'nda tutuklandı.The contractor of the building, Mehmet Yaşar Coşkun, was arrested at the airport in Istanbul.
İsa Coşkuner (* 1911 Üsküp, ö.Serca Jezusowego, 1911 (neugotisch).
Kitap coşkun ve hararetli bir stile sahiptir.Das Buch hat einen direkten und lebhaften Stil.
1970'ler ve 1980'lerde bu değişiklik daha da özenli ve coşkun bir hal aldı.In den 1970er und 1980er Jahren vollzog sich dieser Wandel noch deutlicher.
Bunlardan ilki duygusal koçaklama, ikincisi ise coşkun koçaklamadır.Ihr erstes Fühlerglied ist dunkel, das zweite ist nicht keulenförmig verdickt.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş).Die Laeiszhalle (sprich: „Laißhalle“), ehem.
İsa Coşkuner - Bestekâr, yazar.Jesus Christus – Sendung und Funktion.
Albüm, Coşkun Plak tarafından satışa sunulmuştur.Das Album wurde in einem Pappschuber verkauft.
1963-64 sezonunun 15. haftasında Coşkun Özarı, ikinci kez takımın başına getirilmiştir.Am 15. Spieltag der Saison 1963/64 wurde Coşkun Özarı zum zweiten Mal Cheftrainer bei Gala.
Coşkun koçaklama, en yaygın koçaklama türüdür.Der Felsenpinguin ist die am weitesten verbreitete Art der Gattung.
Tren şefi Köksal Coşkun ise beraat etti.Die Autobahnmeisterei Oelde.
"Oyun nerede başlıyor, yaşam nerede bitiyor?" diye soruyor Coşkun.«Ich weiß nicht, wo da Religion anfängt und aufhört».
Büyük erkek kardeşim coşkun bir futbol taraftarıdır.Mon grand frère est un fan de football très enthousiaste.
Coşkun Plakçılık tarafından yapılmış toplama bir albüm.Il s'agit d'un album entièrement composé de reprise.
Çoşkuner, T. 2004.Nohmi, T. 2006.
1994 Coşkun Irmak'ın Soytarı adlı eserinde rol aldı.En 1994, il obtient le rôle d'Éric dans L'Appât.
Büyükelçi Çoşkun Kırca dışındaki 11 kişi rehin alındı.Onze personnes ont dû être désincarcérées de l'épave.
Sapaderenin kanyondan çıktığı noktada, kanyonun tabanı coşkun akan dere tarafından kapatılmıştır.Para poder entrar en la torreta del vehículo, el cañón está montado de cabeza.
Çoşkuner, T. 2004.Wang, W.-T. 2004.
Çoşkuner, T. 2004.Fattizzo, T. 2004.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş).(EN) Boncompagno da Signa, Rota Veneris.
Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur.Impara con entusiasmo e sostenendo il proprio amore per il sapere.
Parçayı aynı yıllarda Coşkun Sabah coverlamıştır.Negli stessi anni è caposervizio al Mattino in aspettativa.
Tom senin coşkunu paylaşmaz.Том не разделяет твоего энтузиазма.
Coşkun olan soyadını Poyrazoğlu mahlasını alınca değiştirmiştir.Фамилию сменил по метрике, когда получал паспорт.
Coşkuntepe yerleşmesinin yakın çevresinde tarım için elverişli arazi yetersizdir.Денег, чтобы построить настоящую границу, у страны не хватало.
Baba (Metin Coşkun) - Bir kolunu kaybetmiş Baba, oğlunun sağ salim dönmesini istemektedir.وعن ابن عباس: أن قائل ذلك أبي بن خلف - أخرجه ابن مردويه.
Ferhat Oktay (Çukurova), Coşkun Özsoy (Nasaş)."قيت إت أوفر ويذ" هي أغنية إيقاعها منخفض.
Evli ve iki çocuk babası olan Bayram Coşkuner' in çocukları da kendisi gibi müzikle uğraşmaktadır.حول أوروبا وأنجبا ثلاثة أطفال من بينهم كوزيما التي ألهمت الموسيقيين نفسها.
Ona doğacı coşkunluğun düşünürü de denilebilir.كان يمكن التعرف عليها برائحتها الكريهة.
İsa Coşkuner - Bestekâr, yazar.المسيح الدجال (كتاب).
Coşkun Sabah, (d.سؤال مُحفز: ماذا بعد ؟ يا ديك الصباح..
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Kendini sürekli bir coşkunluk hali içinde hisseder.Ele passa a viver em constante êxtase.
Bu sözleri Bekir Coşkun tarafından eleştirilmiştir.Seu apelo foi recebido por ouvidos moucos.