Hasta Termometresi: Cıvalı bir termometredir.Introducción a la Fisicoquímica: Termodinámica.
Yörünge basıklığı e=0.31 civarındadır.Solución: Sea p=0,01.
Köyün nüfusu 300 civarıdır.El pueblo es el hogar de unas 300 personas.
1980'lerin ortalarında toplam popülasyonun 3.500 civarında olduğu tahmin edilmişti.La población total se estimó en alrededor de 3.500 ejemplares en la década de 1980.
Toplam arazilerin yüzölçümü 18. yüzyılın sonunda 18 milyon kilometre kare civarındadır.Alcanzó casi los 20 millones de kilómetros cuadrados a finales del siglo XVIII.
Köy, civarın en sulak arazilerinden birine sahiptir.Ellos acaban invadiendo uno de sus más importantes almacenes.
Körfezin en büyük derinliği 1500 metre civarındadır.La profundidad máxima de la bahía es de unos 1500 m.
Örneğin Danua ve Çivava köpek cinslerinin arasındaki cüsse farkı yapay seçilimin bir sonucudur.Las diferencias de tamaño entre el Chihuahua y el gran danés es resultado de la selección artificial.
Eskiden köy civarında oldukça fazla hayıt bulunurmuş.Antes era todo un acontecimiento en el pueblo.
12 milyon dolar civarında sadece ABD gişelerinde hasılat elde etmiştir.En Estados Unidos sólo recaudó 12 millones de dólares.
Bu kapsamda dünya genelinde 370.000 civarında kişiye istihdam sağlamaktadır.Así pues, es un plan del que se pueden beneficiar los más de 377 millones de habitantes de la Unión Europea.
Mahallenin nüfusu yaklaşık 1800 kişi civarındadır.En total, el municipio tiene unos 1.800 habitantes.
Konyak (Cognac), Fransa'da Cognac ve civarında üretilen brendi.Cognac, Francia.
Yörüngesinin civarını temizlemiş olmalıdır. ^ "IAU 2006 General Assembly: Result of the IAU Resolution votes".Consultado el 13 de junio de 2008. «IAU 2006 General Assembly: Result of the IAU Resolution votes».
Özel araba sahipliği %85 civarındadır.Los servicios de recolección de basura en un 85%.
86 civarı - ö.Alrededor de 86 a.
Yaralılar civardaki hastanelere sevk edildi.Los heridos fueron trasladados a diversos hospitales de Madrid.
Yavrunun doğduğu sırada ağırlığı 1,4 kg. civarındadır.Al nacer la cría pesa unos dos kilogramos.
Bu fabrikada 50-55 civarında insan çalışmaktadır.En fabrica trabajaban 50 personas.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Los policías llegaron al lugar a las 2h de la mañana.
MÖ 54 civarı)35mm.)
Birkaç yıl içinde bir milyon civarında Sovyet vatandaşı İsrail'e göç etti.Alrededor de un millón de rusos emigraron a Israel durante ese período.
Civar köyler, ilçeler bu ziyafete davetlidir.Incluso vecinos y amigos son invitados al acontecimiento.
Toklu; bir yaş civarında olan koyun yavrusu kuzulara verilen bir isimdir.Una liebre de menos de un año de edad se llama un lebrato.
Borsanın hâlihazırda 300 civarında üyesi bulunmaktadır.Actualmente cuenta con alrededor de 300 miembros.
1970 yılında sayıları 25 bin civarındaydı.En 1954, llegó a casi 70.
Telson civarında anüs bulunur.La telefonía es provista por Telecom.
Böyle bir olay, 2015 yılı civarında meydana gelecektir.Estos elementos llegarán en la mayoría de casos, en 2015.
20.000 civarında isyancı da tutuklandı.Asesinaron a 20.000 rebeldes.
Üç tipi vardır: cıvalı, havalı ve elektronik.Las hay de tres tipos: mecánicas, electroneumáticas y electrónicas.
Limanın trafiğiyse 10 megaton civarındadır.La altura sobre el nivel del mar es de 10 msnm.
Türkiye'de boşaltılan Kürt köylerinin 3,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.El número de Pueblos kurdos despoblados por Turquía se estima en alrededor de 3000.
Cıngıl ve Kulu Civarlarında Bulunuyorlar.Al este con Ranedo y Promediano.
Mahallede yerleşik nüfus yaklaşık olarak 40 civarındadır.La población en sus alrededores no supera los 40 habitantes.
Bu kuvveler Byzantium'u ve civar kentleri istila ettiler.En cada empresa embarcaban el protomédico y el cirujano mayor.
Fenikeliler Akdeniz civarında birçok koloni kurmuşlardır.Los fenicios fundaron una gran cantidad de colonias a lo largo de las costas del Mar Mediterráneo.
160 civarında öğrencisi bulunmaktadır.Tiene alrededor de 160 alumnos.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.Las lámparas de media presión producen una luz blanca azulada muy brillante.
Fakat Kargıcak mevkii civarlarında eski yaşam kalıntıları olduğu hala görülebilir.En las proximidades aún se pueden observar zonas de regadío de una gran antigüedad.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Un carruaje en el Barrio Francés.
Nüfusu tahminen 40 milyon civarındadır ve nüfusun büyük bölümünü Ruslar oluşturur.En la composición de la población entran alrededor de 40 etnias, entre las que predomina la rusa.
Satış miktarı ise 500.000 civarındadır.Para ventas de más de 500,000.
Okulun 2006 yılındaki tahmini bütçesi 44,5 milyon Sterlin civarındaydı.En 2006, el college tuvo un presupuesto estimado en 47 millones de libras.
Güneş Samanyolu’nun galaksi merkezi civarında bu tip bir yörünge takip eder.El Sol terrestre sigue éste tipo de órbita alrededor del centro galáctico de la Vía Láctea.
Bugüne kadar yaklaşık 600.000 civarında asteroit ve cüce gezegen burada keşfedilmiştir.En la misma época descubrió o codescubrió más de cien asteroides.
Günlük üretim miktarı da 3-3,5 milyon kilowatt/saat civarındadır.La evaporación media estimada es 3.5 mm/día.
Sayıları bin civarındadır.Los números están en millares.
Bu cıvatalar yerlerine sağlam montelenmiş olmayabilirdi.Por otra parte, seguramente no tenían encendidas sus calderas.
İmparatorluk, MÖ 500 yılı civarında hala çok dinamik ve son derece yayılmacı bir imparatorluktu.Durante 2500 años ha sido un área dividida y disputada.
Üretim yılda 200 ton civarında idi.LA producción mundial es de alrededor de 200 toneladas por año.
Bu ürünler civar İlçelerde pazarlanmaktadır.Los items obtenidos por este medio pueden ser vendidos en el furima.
Civardaki en yüksek nokta 1493 metre ile Feldberg'dir.En esta región montañosa el pico más alto es el Feldberg con 1.493 metros de altitud.
MÖ 10 civarı, genişletilmiş Kudüs Tapınağı'nın açılışı yapıldı.C.: Se inaugura una ampliación del entorno del templo.
Neticede 50 civarında kişi ölürken Kamışlı'da maddi hasar oluşmuştur.Esto significa que 50 millardos de personas han muerto naturalmente antes de la madurez sexual.
Siyasi hakla olan ilişkisi 1991 yılı civarında başladı.Su primer contacto con la ultraderecha fue alrededor de 1991.
Hazırlıklar, yerel saatle 10.10 civarında başladı.Se originó a las 10:10 hora local.
Bu civarda çok az sayıda ev var.Qui nei dintorni ci sono poche case.
Bu civarda bir otel var mıdır?C'è un hotel qui nei dintorni?
Bu civarda bir restoran var mı?C'è un ristorante qui nei dintorni?
Tropikal ülkelerde, şehirlerde % 12 civarında bir aklık vardır.Nelle nazioni tropicali, le città hanno un'albedo attorno al 12%.