cisim ile cümle

cisim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.Но не се нуждаехме от нея за описанието на големите, всекидневните предмети около нас.
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.Но она не была нужна для описания больших объектов, которые ежедневно окружают нас.
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.אבל לא היה בה צורך כדי לתאר עצמים גדולים ויומיומיים סביבנו.
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.ولكنك لا تحتاجها لكي تصف الاجسام الكبير .. والاشياء التي تحيط بنا
Ama çevremizdeki büyük, gündelik cisimleri tanımlamak için gerek değildi.普通の大きさの物体の説明には必要ありません これは私の直感に しっくりきませんでしたが
Ama cisim hareket etmeye başladığında, sabit bir kuvvet uyguladığımızı varsayalım. -אך, לאחר שהזזנו את הגוף, והוא בתנועה בהנחה שאנו מפעילים את אותו הכוח הקבוע, פתאום כוח החיכוך,
Ama cisim hareket etmeye başladığında, sabit bir kuvvet uyguladığımızı varsayalım. -ولكن عندما مرة نزيحة ومرة يتحرك ولنفرض اننا نستمر بأضافة قوة ثابتة فوقه اذا مؤخرا , قوة الاحتكاك بسبب
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim. Karşısında da yine pozitif yüklü bir başka cisim olsun.Ale když má něco kladný náboj a když i něco dalšího má kladný náboj, pak se navzájem odpuzují.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim. Karşısında da yine pozitif yüklü bir başka cisim olsun.Mas quando algo tem uma carga positiva e quando outra coisa tem uma carga positiva, que eles se repelem.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim. Karşısında da yine pozitif yüklü bir başka cisim olsun.Pero cuando algo tiene una carga positiva y cuando otra cosa tiene una carga positiva, se repelen mutuamente.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim. Karşısında da yine pozitif yüklü bir başka cisim olsun.Но когато нещо има положителен заряд,и когато нещо друго също има положителен заряд, те взаимно се отблъскват.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim.Wir könnten sie auch negativ genannt haben.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim.ולקרוא לזה חיובי זה קצת שרירותי.
Ama pozitif yüklü bir cisim düşünelim.لكن عندما يكون لشئ شحنة موجبة و عندما
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.Ale objekt se teď nepohybuje, takže nemá kinetickou energie.
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.Ale tym razem ten obiekt nie porusza się, więc nie ma żadnej energii kinetycznej.
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.하지만 지금 물체는 움직이고 있지 않아서 운동에너지가 없지만
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.Але зараз об'єкт, він не рухається, отже в нього немає кінетичної енергії.
Ama yukarıdaki cisim hareket etmiyor, bu yüzden kinetik enerjisi yok.בנקודה הזאת, הגוף לא נע, על כן אין לו אנרגיה קינטית.
Ancak bir cisim karadeliğin yanında yeterince yüksek hızla geçerse... ...karadeliğin yörüngesine oturacaktır.Ale jeśli coś leciało wystarczająco szybko, mogło po prostu wejść na orbitę wokół czarnej dziury.
Ancak bir cisim karadeliğin yanında yeterince yüksek hızla geçerse... ...karadeliğin yörüngesine oturacaktır.Ale pokud prolétá kolem dostatečně rychle, začne pouze kolem černé díry kroužit.
Ancak bir cisim karadeliğin yanında yeterince yüksek hızla geçerse... ...karadeliğin yörüngesine oturacaktır.Ma se vi passa abbastanza velocemente, potrebbe essere in grado di entrare in orbita attorno al buco nero.
Ancak bir cisim karadeliğin yanında yeterince yüksek hızla geçerse... ...karadeliğin yörüngesine oturacaktır.Але якщо вона проходить повз діру досить швидко, вона потрапить на орбіту навколо чорної діри.
Ancak bir cisim karadeliğin yanında yeterince yüksek hızla geçerse... ...karadeliğin yörüngesine oturacaktır.Но, ако това се случва покрай нея достатъчно бързо, тя просто ще образува орбита около черната дупка.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Ale jeśli chcemy zrobić coś twardego, mocnego, myślimy: "Dobra, chcę zrobić mocny materiał.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Dar dacă vrem să fabricăm ceva solid, spunem: "Știu! Voi crea o substanță dură.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.De ha valami keményet akarunk gyártani, kitaláljuk, "Tudom, kemény anyagot fogok gyártani.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.하지만 우리가 뭔가를 단단하게 만들기 원한다면, 우리는 말합니다. "알아요. 단단한 물질을 만들겁니다.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Maar als we iets hards willen maken, komen we aanzetten met: "Ik weet dat ik een harde stof ga maken.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Ma se vogliamo fare qualcosa di resistente, diciamo subito, "Lo so, farò una sostanza resistente.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Mas se queremos fazer alguma coisa dura dizemos: "Já sei, vou fazer uma substância dura.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Nhưng nếu chúng ta muốn làm gì đó cứng, chúng ta như này "Tôi biết, tôi sắp làm một thứ cứng
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Pero si queremos crear algo duro pensamos: "Ya sé, voy a crear una sustancia dura.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.Αλλά αν θέλουμε να φτιάξουμε κάτι σκληρό, λέμε, "Α ξέρω, θα φτιάξω μία πολύ σκληρή ουσία.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.И если нужно сделать что-то твердое, человек думает: "Ага, ясно, сейчас я сделаю твердое вещество!
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.אך אם ברצוננו לבצע משהו קשה, אנו אומרים, "אני יודע, אני אייצר חומר קשה.
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.اننا .. إن أردنا ان نقوم بشيء صلبٍ جداً .. .. فنحن نقول " نعم .. سوف نقوم بإستخراج المطلوب لاجله ..
Ancak sert bir cisim yapmak istiyorsak çıkıp, "biliyorum, sert bir madde yapacağım.私達は、「固い物質を作るなんて簡単だ。 この吸引機と炉を使って、
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,Et objekt som er bliver kastet ned i en lige linje
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,아래를 향해 던져진 물체가
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,Objekt, který je plánovaný rovně dolů - oh, to je
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,Така. Това би трябвало да е вярно.
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,חפץ שמוטל ישירות למטה - או, זה
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,ان الشيئ الموضح ادناه --اوه، هذا
Aşağı doğru fırlatılmış bir cisim,面白い。発射物の問題だ。 まっすぐに
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.De fapt, este ceva acolo, dar imaginea este deteriorată.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.De hecho sí hay algo, pero está degradado.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Der er faktisk noget her, men det er forringet.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Det finns faktiskt något där, men det är lågupplöst.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.En fait il y a quelque chose, mais c'est dégradé.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Er is hier daadwerkelijk iets, maar het beeld is gedegradeerd.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Es ist tatsächlich etwas hier, aber es es wurde entfremdet.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Há, realmente, aqui qualquer coisa, mas está degradada.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.In effetti c"è qualcosa qui, ma è deteriorato.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.여기에는 실제로 무언가 있습니다. 그러나, 뭉그러져 있습니다.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Niečo tam naozaj je, ale je to znehodnotené.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Tässä on tosiaan jotain, mutta kuvanlaatua on huononnettu.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Thực ra có đấy, nhưng nó đã bị làm mờ đi.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Valóban van itt valami, de zajos a kép.
Aslında burada bir cisim var, fark edilmez hale getirilmiş.Ve skutečnosti tam nějaký obrázek je, ale je rozostřený.

İlgili Sayfalar