Ana içeriğe geç
Sözlük

cinsiyet ile cümle

cinsiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Modada cinsiyet tarafsızlığıFashion
Günümüz toplumunda cinsiyet tarafsızlığı daha yaygın olarak kabul görüyor.In today's society gender neutrality is becoming more widely accepted.
Eğitimde cinsiyet tarafsızlığıIn education
Ebeveynlikte cinsiyet tarafsızlığıIn parenting
Kaliforniya, cinsiyet tarafsızlığını tanıma çabasıyla Oregon'a katıldı.California joined Oregon in its effort to recognize gender neutrality.
Cinsiyet rolleri ve oyuncaklara yönelik tutumlarAttitudes and judgement towards gender-roles and toys
Cinsiyet körlüğü, insanları cinsiyete göre ayırmama durumudur. [1]Gender blindness is the practice of not distinguishing people by gender.[6]
Çocuk oyuncaklarının pazarlanmasında cinsiyete özel pazarlama çok yaygın olmuştur.In the marketing of children's toys, gender-specific marketing has been very prevalent.
Üniversitede cinsiyet tarafsızlığıCollege
Ebeveynlerin ve çocukların cinsiyet ikiliğinden kopmalarını sağlar."[2]It allows parents and children to break away from gender binary."[42]
Çocuk edebiyatında cinsiyet tarafsızlığıIn children's literature
NSGC, cinsiyetsiz yurt odası ve banyo seçeneklerinin uygulanmasını savunuyor.The NSGC advocates for the implementation of gender-inclusive dorm room and bathroom options.
Bazı insanlar kendilerini bir cinsiyete sahip olarak tanımlamıyor bile.Some individuals identify with no gender at all.[13]
Sosyal bilimlerin toplumsal cinsiyet çalışmalarına ayrılmış bir dalı vardır.The social sciences have a branch devoted to gender studies.
Bu, özellikle insanların sınıflandırılması için geçerlidir - örneğin ırk veya cinsiyete göre.This applies in particular to the classifications of humans – for instance after race or sex.
Her iki cinsiyet de, androjinin orijinal tanrısallığından eşit derecede düşmüştür.Both sexes are equally fallen from the original divinity of the androgyne.
Buradan cinsiyetlerin sona ermesi ve yok olması gerektiği sonucu çıkar.Hence it follows that sexes must cease and vanish.
De Quervain tiroiditinden her yaştan ve her cinsiyetten insan etkilenebilir.People of all ages and genders may be affected.
Kayıtlı adayların en az %30'unun kadın olmasını gerektiren bir cinsiyet kotası vardır.There is a gender quota requiring at least 30% of registered candidates to be female.
Biyolojik cinsiyet ve zeka tartışmasıThe debate on sex and intelligence
Kiraz anjiyomları, her ırkta, etnik geçmişte ve cinsiyette oluşur.Cherry angiomas occur in all races, ethnic backgrounds, and sexes.[citation needed]
Bu kuralın bir istisnası, cinsiyete bağlı olan özellikleri içerir.An exception to this rule would include traits that are sex-linked.
Cinsiyet ve Cinsellik Çalışmaları, 12, 27 – 36.Studies in Gender and Sexuality, 12, 27–36.
Belime kadar iniyorlar ve cinsiyetin gereği olarak onu bırakıyorsun." [1]They're down to my waist and you let go of that as being necessary to your gender."[20]
1986'da cinsiyet değiştirme ameliyatı oldu.She had sex reassignment surgery in 1986.
Sen bir cinsiyetçisin.Du bist ein Sexist.
Amaçlarından biri de, oy hakkı konusunda cinsiyetler arasındaki uzaklığı azaltmaktı.Eines seiner Ziele war es, die stimmrechtliche Distanz zwischen den Geschlechtern zu verringern.
Toplumsal cinsiyet bağlamında yaşanılabilecek şeyler, insan bedeninin sahip olduğu olanaklara bağlıdır.Das, was man als Gender leben könne, sei letztlich abhängig davon, welche körperlichen Möglichkeiten man habe.
Aynı zamanda ilk cinsiyet değişimi ameliyatı yapılmıştır.Auch wurden die ersten chirurgischen „Geschlechtsumwandlungen“ durchgeführt.
Cinsiyet rolünü değiştiren insan olgusu, Antik çağlardan beri bilinmektedir.Das Phänomen von Menschen, welche die Geschlechtsrolle wechselten, ist seit der Antike bekannt.
Ayrıca tanrı “Gott” anlamı taşıyan diğer sözcükler de cinsiyetsiz olarak belirtilir.Andererseits waren andere Wörter für „Gott“ zur Bezeichnung eines aktiven Wesens ebenfalls geschlechtslos.
Başka bir nokta ise; birçok genç kadın cinsiyet eşitliğinin hala sağlanamadığı görüşündedir.Andererseits sehen viele junge Frauen eine Gleichberechtigung der Geschlechter noch keineswegs verwirklicht.
Erkek bedeniyle doğmasına rağmen kadın cinsiyet kimliğine sahiptir.Als Pflanze ist sie trotz ihres weiblichen Erscheinungsbildes geschlechtslos.
İsimlendirme de yine Portekizce cinsiyet kuralı geçerlidir.Zuweilen wird jedoch auch hier der portugiesischen Namenstradition noch gefolgt.
Tanrıları ve tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur.Zwischen Gott und dem Glück gebe es keinen Unterschied.
Cinsiyet Araştırmaları önemli başka bir önemli kaynaktır.Recherchedienstleistungen sind eine weitere wesentliche Aufgabe.
Her insan, erkeklerdeki cinsiyet kromozomları dısında, tüm kromozomların iki kopyasına sahiptir.Jeder diploide Organismus hat auf seinen homologen Chromosomen zwei Kopien eines Gens.
Bu yola çıkış, hiçbir biçimde cinsiyet ayrımcılığı mücadelesi değildir.Rassentrennung ist keinesfalls Diskriminierung...
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Das Hebräische kennt zwei Genera: männlich und weiblich.
Bu film güven hakkında, öteki olma, cinsiyet ve sevgi hakkında." dedi."Ein Film über Gut und Böse, Fremdenhass und Liebe."
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Verbessern des Geschlechterverhältnisses und Fördern von Gleichberechtigung.
Böylece cinsiyet belli olur.Es muss also das Geschlecht mitgelernt werden.
Tanrı katında cinsiyetin bir özelliği yoktur.Die Freude an Gott kennt keine Grenzen.
Cinsiyeti düşünmek.Geschlecht quer gedacht.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Viele seiner Arbeiten behandeln Themen wie Rassismus und Sexualität.
Estonca isimlerde ve adıllarda cinsiyet yoktur.Es gibt in Äthiopien keine Vornamen und Familiennamen.
İsimlerde herhangi bir cinsiyet ayrımı yoktur.Äußerlich gibt es keine Geschlechtsunterschiede.
Çift cinsiyetlidir yani iki cinsi de etkisi altında tutabilecek kadar cazibelidir.Die Art ist nachtaktiv, beide Geschlechter kommen gern ans Licht.
Medyanın da cinsiyetçi tavırlarının sorgulaması lazım.Auch Kommunikation braucht Sex-Appeal.
Bu dillerde gramatik cinsiyet yoktur.Es gibt keine Genera in dieser Sprache.
Poliseksüeller ise tüm cinsiyetlere ilgi duymayabilir.Ich finde die ganze Idee von Sexualität überflüssig.
Ağırlığı ise yılın hangi dönemine denk geldiğine ve cinsiyetine göre belirgin bir biçimde değişir.Das Gewicht variiert beträchtlich innerhalb eines Jahres und ist außerdem vom Geschlecht beeinflusst.
Hayvan hakları, insan eşitliği ve cinsiyet özgürlüğü konusundaki sosyal çalışmalarda bulunmuştur.Die Gruppe beschäftigt sich mit Themen wie Tierrechten und sozialer Gerechtigkeit.
İş bölümü yaş ve cinsiyete göre ayrılır.Der Normbereich ist vom Alter und Geschlecht abhängig.
Onun doğacak bebeğinin cinsiyetini tahmin etmeye çalışmak çok hoşuma gidiyor.Je m’amuse à faire des pronostics sur le sexe de son futur bébé.
Cins ve cinsiyet ayrımı evrensel değildir.La distinction entre le sexe et le genre n'est pas universelle.
Cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.Promouvoir l'égalité des sexes et l'autonomisation des femmes.
Hanna ne "cinsiyetler arasındaki savaş'ın var olduğunu ne de kardeş rekabetinin evlerinde olduğunu iddia eder.Hanna explique qu'il n'y avait « aucune guerre des sexes », hormis des rivalités entre frères,.
Böylece cinsiyet belli olur.Le Romantisme est alors évident.
Bu cinsiyetlerin özelliği, iki ruhun tek ve aynı bedenin içinde birleşmiş hâlde yaşaması idi.Il s'agit de deux âmes qui cohabitent dans le même corps.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod