Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Aber das sind quasi nur die Standard-Gene, die nichts mit unserem Geschlecht zu tun haben.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Ale to jsou jenom standartní typy genů, které nijak nesouvisí s naším pohlavím.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -하지만 이것들 모두 성별과 관계없는 염색체 이야기입니다
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Mas estes são apenas aqueles genes padrão que em nada influenciam o nosso género.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Pero estos son sólo amables de los genes estándar que han nada que ver con nuestro género.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -To geny autosomalne, które nie mają związku z płcią.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Въпреки че може всеки ген да отговаря за различен цвят, те определят кой ще се прояви.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -Но это пример для стандартных генов, которые не имеют никакого отношения к определению пола.
Tabi bunlar cinsiyetimizle alakası olmayan standart denebilecek genlerdir. -لكن هذه فقط انواع من الجينات القياسية التى لا تؤثر بشىء على تحديد نوع جنسنا.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumBaiklah, satu contoh lagi mengenai bagaimana orang bisa mengalami interseks.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumBene, un altro esempio di casi di intersessualità.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumEšte jeden rýchly príklad toho, ako môže nastať intersex.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorum좋습니다, 간성이 될 수 있는 또 한가지의 짧은 예를 드리죠.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumMột ví dụ nhỏ khác về hiện tượng lưỡng tính là
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumOkay, nur noch ein schnelles Beispiel für eine Variante von Intersexualität.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumPodam jeszcze jeden szybki przykład oblicz interseksualizmu.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumЕщё один маленький пример о том, какой бывает интерсексуальность.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumОсь ще один маленький приклад того, як може проявлятися інтерсексуальність.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumאוקיי, אז עוד דוגמא אחרונה ומהירה לדרך שבה ניתן להיות בין-מיני.
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorumحسنا ، مثال آخر سريعاً لطريقة يمكنكم أن تكونوا فى حالة خنوثة .
Tamam, hemen sizin cinsiyetler arası olabileceğiniz bir başka örneğe geçiyorum半陰陽の別の例を出します XX染色体をもつ人に
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Alders- og kønsprofilen for de behandlede klienter varierer med det primære stof.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.El perfil de edad y género de los pacientes en tratamiento varía en relación con la principal droga consumida.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Je nach Primärdroge sind unterschiedliche Alters- und Geschlechtsprofile festzustellen.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Klienternas ålders- och könsprofil varierar beroende på primärdrog.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Profil léčených klientů z hlediska věku a pohlaví se liší podle primární drogy.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Starostni in spolni profil odvisnikov se razlikuje in je odvisen od primarne droge.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Vek a pohlavie liečených klientov sa mení v závislosti od primárnej drogy.
Test edilmiö EUK’lar arasındaki HŽV yaygınlıôında cinsiyet farklılıklarıDifferenze di genere nella prevalenza dell’HIV tra gli IDU esaminati
Test edilmiö EUK’lar arasındaki HŽV yaygınlıôında cinsiyet farklılıklarıGeschlechtsspezifische Unterschiede hinsichtlich der HIV-Prävalenz zwischen den getesteten IDU
Test edilmiö EUK’lar arasındaki HŽV yaygınlıôında cinsiyet farklılıklarıSkillnader i HIV-prevalens mellan testade injektionsmissbrukande män och kvinnor
Test edilmiö EUK’lar arasındaki HŽV yaygınlıôında cinsiyet farklılıklarıВъв всичките четири страни в Западна Европа, които са най-силно засегнати от СПИН, т.е.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Das Gespräch über Geschlechterrollen ist nicht leicht.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Discuția despre gen nu e ușoară.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.성이 쉬운 주제는 아닙니다.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Le genre n'est pas une conversation facile.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Samtal om genus är inte enkla.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Обсуждать проблемы пола непросто.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.التفرقة بين الجنسين ليست موضوع سهل
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.男性と女性 両方とも
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.El género y la clase son diferentes formas de opresión.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.Genus och klass är olika former av förtryck.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.Geschlechterrollen und Klassen sind verschiedene Formen der Unterdrückung.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.성별과 계급은 억압의 구조가 다릅니다.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.Le genre et la classe sociale sont différentes formes d'oppression.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.(Râsete) Genul și clasa socială sunt forme diferite de opresiune.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.Деление по половому и классовому признаку — форма социального притеснения.
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.فالجنس والطبقة هما نوعان مختلفان من الظلم
Toplumsal cinsiyet ve sınıf, baskının iki ayrı formu.私は抑圧の性質について 色々学びました
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Artism är ungefär samma sak som rasism eller sexism.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.A szpécieszizmus naggyából olyan mint a rasszizmus vagy a szexizmus.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Dyskryminacja ta przypomina rasizm czy seksizm.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.종 차별은 인종 차별이나 성차별과 별반 다를 바가 없습니다.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.L'espécisme est un peu comme le racisme et le sexisme.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Lo specismo è molto simile al razzismo e al sessismo.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Speciesisme lijkt erg op racisme en seksisme.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Speciesismus je úplně stejný jako rasismus nebo sexismus.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Specisismul e foarte asemănător cu rasismul sau cu sexismul.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Spesiesme itu sangat mirip dengan rasisme atau seksisme.
Türcülük, ırkçılık ya da cinsiyet ayrımcılığına çok benzer.Sự phân biệt này rất giống với phân biệt chủng tộc và phân biệt giới tính