cinsel ile cümle
cinsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Každá pátá žena v Americe přiznala, že byla někdy ve svém životě sexuálně napadena.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.미국에서 여자 다섯 명 중 한 명꼴로 그들의 인생에서 성폭력을 경험했다고 합니다.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Một trong năm phụ nữ ở Mỹ nói rằng họ đã bị tấn công tình dục một vài lần trong đời.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Satu dari lima wanita di Amerika berkata mereka pernah mengalami kekerasan seksual.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Uma em cinco mulheres, nos E.U.A., diz que já foi agredida sexualmente nalgum momento da sua vida.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Una din cinci femei în America spune că a fost agresată sexual la un moment dat.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Une femme sur cinq aux Etats-Unis dit avoir été agressée sexuellement à un moment de sa vie.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Vsaka peta ženska v Ameriki pravi, da so jo spolno zlorabili enkrat v življenju.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Μία στις πέντε γυναίκες στην Αμερική λέει ότι έχει δεχθεί σεξουαλική επίθεση κάποια στιγμή στη ζωή της.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Една от всеки пет жени в Америка казва, че е била сексуално насилвана по някое време в живота си.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Одна з п'яти жінок у Америці каже, що була жертвою сексуального насильства бодай раз у житті.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.אחת מתוך כל חמש נשים בארה"ב אומרת שהיא הותקפה מינית מתישהו במהלך חייה.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.إذ نصت الدراسة ان واحدة من بين كل خمسة نساء في أمريكا يقلن أنهن قد تعرضن لاعتداء جنسي في مرحلة ما في حياتهن .
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.性的暴行の被害者であると 報告しています 大衆娯楽が 理由だとは言いません
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Aber es zeigte sich, dass es kein sexuelles Trauma gab.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ale ukázalo se, že neměl žádné sexuální trauma.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ampak izkazalo se je, da ni šlo za nikakršno seksualno travmo.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Dar s-a dovedit că nu era nicio traumă sexuală.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.그러나 결국 성적인 정신적 외상은 없다고 밝혀졌습니다.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Maar het bleek dat er geen seksueel trauma was.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Mais il s'avéra qu'il n'y avait pas de traumatisme sexuel.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ma si scoprì che non aveva alcun trauma sessuale.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Men det visade sig inte handla om något sexuellt trauma.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Men det viste sig at der ikke var noget seksuelt traume.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Mint kiderült, nem volt szó semmilyen szexuális traumáról.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Nhưng hóa ra không có cản trở nào cả.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Okazało się, że nie przeżył żadnej traumy.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Osoittautui, ettei ollut mitään seksuaalista traumaa.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Pero resultó que no había trauma sexual.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Tapi hasilnya, tidak ada trauma seksual apa pun.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Αλλά αποδείχτηκε πως δεν υπήρχε κάποιο σεξουαλικό τραύμα.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Лен рос на Лонг-Айленде, играл в [американский] футбол, любил смотреть футбол, играть в бридж...
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Но се оказа, че няма никаква сексуална травма.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Однак виявилося, що ніякої травми не було.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.אך התברר שלא היתה שום טראומה מינית.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.و لكن تبيّن أنها لم تكن عقدة جنسية.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.わかったことは レンはロングアイランドで育ち
Aynı cinsel ifadeyi, bugünkü avcı-toplayıcı topluluklarda gözlemleyerek eskiler hakkında çıkarım yapıyoruz.왜냐하면 오늘날의 사냥과 채집의 사회에서 보는 성별 표현이기 때문입니다.
Aynı cinsel ifadeyi, bugünkü avcı-toplayıcı topluluklarda gözlemleyerek eskiler hakkında çıkarım yapıyoruz.מפני שזה סוג הביטוי שאנו עדים לו בחברות ציידים לקטים בימינו
Aynı cinsel ifadeyi, bugünkü avcı-toplayıcı topluluklarda gözlemleyerek eskiler hakkında çıkarım yapıyoruz.لأن هذا التعبير عن الجنس هو ما نجده في مجتمعات الصيد والحصاد اليوم.
Aynı cinsel ifadeyi, bugünkü avcı-toplayıcı topluluklarda gözlemleyerek eskiler hakkında çıkarım yapıyoruz.これは狩猟採集社会でみられる性表現なのです また 私たちは古代の男女平等な婚姻の形に逆戻りしています
Aynı cinsel ifadeyi, bugünkü avcı-toplayıcı topluluklarda gözlemleyerek eskiler hakkında çıkarım yapıyoruz.因為呢種性表現就好似我哋 今日喺狩獵同採集性嘅社會裡面可以睇看到嘅
Aynı seks partneri, diğerlerine karşı hissedilen cinsel arzu, seks ihtiyacı, feromonlar.Lo stesso partner sessuale,attrazione sessuale verso l'altro il bisogno di sesso,ferormoni.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Älä paljasta äitipuolesi häpyä, se on sinun isäsi häpy.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.A te atyád feleségének szemérmét fel ne fedd, a te atyádnak szemérme az.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Chớ cấu hiệp cùng kế mẫu, bằng cấu hiệp, ấy làm nhục cho cha mình.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Chớ cấu hiệp cùng kế_mẫu , bằng cấu hiệp , ấy làm_nhục cho cha mình .
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Din Faders Hustrus Blusel må du ikke blotte, det er din Faders Blusel.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Din stedmor skal du ikke ha omgang med; hun er din fars hustru.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Du skall icke blotta någon annan kvinnas blygd, som är din faders hustru, ty det är din faders blygd.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Du sollst deines Vaters Weibes Blöße nicht aufdecken; denn sie ist deines Vaters Blöße.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Hanby ženy otce svého neodkryješ; nebo hanba otce tvého jest.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Jangan menghina ayahmu dengan bersetubuh dengan salah seorang istrinya yang lain
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.너는 계모의 하체를 범치 말라 이는 네 아비의 하체니라
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Não descobrirás a nudez da mulher de teu pai; é nudez de teu pai.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Neodkryješ nahoty ženy svojho otca; je to nahota tvojho otca.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.noch met één van zijn vaders andere vrouwen,
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o."No descubrirás la desnudez de la mujer de tu padre. Es la desnudez de tu padre
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Non scoprirai la nudità della tua matrigna; è la nudità di tuo padre
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Să nu descoperi goliciunea nevestei tatălui tău. Este goliciunea tatălui tău.