Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Nhưng nó đang thay đổi phương trình của cái gì là logic trong ra quyết định về tình dục
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Pero está cambiando la ecuación de que es racional en la toma de decisión sexual.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Tapi merubah kenyataan tentang apa yang masuk akal dalam membuat keputusan seksual.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.To zmienia postać równania tego co racjonalne w decyzjach związanych z seksem.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Αλλά αλλάζει την εξίσωση σχετικά με το τι είναι λογικό στη λήψη αποφάσεων σχετικά με το σεξ.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Но това променя уравнението за това кое е разумно, когато иде реч за секс.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.Но это меняет расклад рациональных решений в области секса.
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.לא סתם אנחנו קוראים לזה אפקט לאזארוס. אבל זה משפיע על המשוואה של מה הגיוני
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.ولكن هذا يغير المعادلة لما هو منطقي او واقعي في خيارات ممارسة الجنس
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor.何が合理的かということの 方程式が変わりつつあるのです つまり 一部の人は
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100Ampak - če ste v neugodni situaciji, več spolno prenosljivih bolezni, je verjetnost lahko 1 proti 100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100Însă -- şi dacă sunteţi într-o situaţie nefavorabilă, cu alte boli transmise sexual, poate fi de unu la 100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100하지만, 여러분들의 상황에 따라 성병에 감염될 확률이 백 분의 일이 될 수도 있습니다.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100Men - och om ni är en mindre lyckasom situation. har andra sexuella sjukdomar, kan det vara en på 100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100W niekorzystnych warunkach, przy wielu chorobach wenerycznych - 1 do 100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100Але за несприятливих обставин, коли є інші венеричні захворювання, ризик сягає 1 до 100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100Но... ако сте в неблагоприятна ситуация, повече полово разпространявани болести, той може да бъде едно на сто.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100אבל -- ואם אתם במצב לא מיטבי, יותר מחלות מין, זה יכול להיות אחד ל-100.
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100ولكن -- إذا كنتم في وضع غير محبذ مزيد من الأمراض الجنسية المعدية، فقد تصل نسبة الإصابة إلى واحد في المائة
Ama-- eğer dezavantajlı bir durumdaysanız, cinsel yolla bulaşan bir hastalığınız varsa, oran 1/100より性的に伝染しやすい病気は、百分の一の確率で感染します でも我々がより重要と考えるのは、同時並行性です
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Een op de vijf vrouwen in Amerika geeft aan dat ze ooit is aangerand.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.En av fem kvinnor i Amerika säger att de har blivit sexuellt utnyttjade någon gång i livet.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Jedna z piatich žien v Amerike tvrdí, že boli niekedy vo svojom živote sexuálne napadnuté.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.미국에 있는 여자들 다섯 가운데 하나가 성폭행을 당한 적이 있다고 말했어요.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Una de cada cinco mujeres en EE.UU. reconoce haber sido agredida sexualmente alguna vez en su vida.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Una donna su cinque in America dichiara di essere stata aggredita sessualmente nella sua vita.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Une femme sur cinq aux Etats-Unis dit avoir été victime au moins une fois d'agression sexuelle dans leur vie.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.Μία στις πέντε γυναίκες στην Αμερική λέει ότι έχει δεχθεί σεξουαλική επίθεση κάποια στιγμή στη ζωή της.
Amerika'da beş kadından biri, hayatlarında bir zaman, cinsel saldırıya uğradığını söylüyor.אחת מתוך חמש נשים באמריקה אומרות שהן הותקפו מינית מתישהו בחייהן.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Amerikában ötből egy nő mondta, hogy érte szexuális zaklatás az életében.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.En av fem kvinnor i Amerika påstår att de blivit utsatta för ett sexuellt övergrepp någon gång i sitt liv.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.En ud af fem kvinder i USA sagde at de var blevet angrebet seksuel på et tidspunkt i deres liv.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Jedna na pięć kobiet w Ameryce twierdzi, że przynajmniej raz w życiu była napastowana seksualnie.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Jedna z piatich žien v Amerike vraví, že bola niekedy v živote obeťou sexuálneho obťažovania.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Každá pátá žena v Americe přiznala, že byla někdy ve svém životě sexuálně napadena.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.미국에서 여자 다섯 명 중 한 명꼴로 그들의 인생에서 성폭력을 경험했다고 합니다.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Một trong năm phụ nữ ở Mỹ nói rằng họ đã bị tấn công tình dục một vài lần trong đời.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Satu dari lima wanita di Amerika berkata mereka pernah mengalami kekerasan seksual.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Uma em cinco mulheres, nos E.U.A., diz que já foi agredida sexualmente nalgum momento da sua vida.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Una din cinci femei în America spune că a fost agresată sexual la un moment dat.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Une femme sur cinq aux Etats-Unis dit avoir été agressée sexuellement à un moment de sa vie.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Vsaka peta ženska v Ameriki pravi, da so jo spolno zlorabili enkrat v življenju.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Μία στις πέντε γυναίκες στην Αμερική λέει ότι έχει δεχθεί σεξουαλική επίθεση κάποια στιγμή στη ζωή της.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Една от всеки пет жени в Америка казва, че е била сексуално насилвана по някое време в живота си.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.Одна з п'яти жінок у Америці каже, що була жертвою сексуального насильства бодай раз у житті.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.אחת מתוך כל חמש נשים בארה"ב אומרת שהיא הותקפה מינית מתישהו במהלך חייה.
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.إذ نصت الدراسة ان واحدة من بين كل خمسة نساء في أمريكا يقلن أنهن قد تعرضن لاعتداء جنسي في مرحلة ما في حياتهن .
Amerika'da her beş kadından biri hayatlarının bir kısmında cinsel saldırıya uğruyor.性的暴行の被害者であると 報告しています 大衆娯楽が 理由だとは言いません
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Aber es zeigte sich, dass es kein sexuelles Trauma gab.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ale ukázalo se, že neměl žádné sexuální trauma.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ampak izkazalo se je, da ni šlo za nikakršno seksualno travmo.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Dar s-a dovedit că nu era nicio traumă sexuală.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.그러나 결국 성적인 정신적 외상은 없다고 밝혀졌습니다.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Maar het bleek dat er geen seksueel trauma was.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Mais il s'avéra qu'il n'y avait pas de traumatisme sexuel.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ma si scoprì che non aveva alcun trauma sessuale.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Men det visade sig inte handla om något sexuellt trauma.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Men det viste sig at der ikke var noget seksuelt traume.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Mint kiderült, nem volt szó semmilyen szexuális traumáról.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Nhưng hóa ra không có cản trở nào cả.