cinsel ile cümle

cinsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cinsel olgunluğa erişmede vücut gelişiminin tamamlanması esastır.Hatásának kialakulásához szexuális ingerlésre van szükség.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.A lány úgy érzi valami probléma lépett fel a terhességével kapcsolatban."
Bunların çoğu kendi cinsel yönelimlerine dair kamuoyuna açılmamayı tercih etmiştir.Így sokan nem fogadják el szexuális irányultságukat.
Başka bir iddiaya göre Keçi Adam bir insanın ve keçinin cinsel ilişkisinin sonucudur.Ennek egyik oka lehet, hogy az ugatás fő funkciója az ember és a kutya közötti kommunikációban keresendő.
Erkekler eşleri dışındakilerlede cinsel ilişki yaşıyordu.Hivatalos személyek kapcsolata mások feleségeivel.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Bűnösnek vallotta magát egy kamaszfiú szexuális zaklatásában.
15 ayda cinsel olgunluğa erişir.Az ivarérettséget 15 hónapos korában éri el.
Ömrünün kalan yıllarında kendini "Cinselliğin Tarihi" (Histoire de la sexualité) çalışmasına adadı.Élete hátralévő részében is feladatának tekintette a vakok ügyének támogatását.
Şehvet cinsel istek duygusudur.A libidó a nemi vágyat jelenti.
Eş cinsel insanlar da burada öldürüldüler.Seksityöläisiä on jopa murhattu.
Günümüze kadar gelen ilk Taoist cinsellik metinleri Mawangdui'deki gömütlerde bulunmuştur.Varhaisimmat tunnetut taolaiset seksuaaliset kirjoitukset on löydetty Mawangduin haudoista.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Eläinten seksuaalinen käyttäytyminen ilmenee monissa eri muodoissa jopa saman lajin sisällä.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Hän kiusaantuu puhuttaessa seksuaalisuudesta.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Useat hänen kappaleistaan käsittelevät seksuaalisuutta ja sukupuolisuutta.
Erkek eşcinselliği cinselliğinde bir konum.Kappaleen teemana on miesten homoseksuaalisuus.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.Azerbaidžan ei ole pelannut kertaan naisten arvokisoissa.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Ihmiset saavuttavat sukukypsyyden murrosiässä.
Öyküde cinsel temalar da bulunur.Kappaleessa on myös uskonnollisia viittauksia.
Kitlesel cinsel saldırı, Mısır siyasetinde tartışmalı bir rol oynadı.Hänellä oli pahamaineinen ja kiistelty rooli Länsi-Georgian politiikassa.
İşTar, Asurlu aşk ve cinsellik tanrıçası.Impi, muinaissuomalainen rakkauden ja seksuaalisuuden jumalatar.
Erkeklerin eşcinsel cinsel ilişkisine yönelik hapis cezaları uygulamaları 1970'lerin başına kadar devam etti.Syytökset lapsiin kohdistuneista seksuaalirikoksista nousivat laajempaan julkisuuteen vasta vuonna 1997.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Kaikki tajuavat nyt olevansa tekemisissä paholaisen kanssa.
"Lose Control" şarkısı cinsel bir fırsattan bahsediyor.Kappaleesta ”Lose Control” kuvattiin musiikkivideo.
Frijit, cinsel anlamda soğukluk yaşama hastalığıdır.Frigidi tarkoittaa sukupuolisesti kylmää naista.
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Hänen on väitetty joutuneen säännöllisesti isänsä seksuaalisen väkivallan kohteeksi.
Tutsak edildiği dönemde çeşitli cinsel ve fiziksel şiddete uğradı.He joutuivat usein fyysisen ja seksuaalisen väkivallan kohteiksi.
"Cinsel yönelim ayrımcılığı ve STKlar".Kerronnan ja seksuaalisuuden ambivalenssit”.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Molemmat sukupuolet ovat aktiivisia yöllä.
Doludizgin bir cinsellik bu örgünün dokusuna işlenmiştir.Jumalainen näytelmä on kirjoitettu kokonaan tuon maanpaon aikana.
Büyük karıncayiyenler 2,5 ila 4 yaş arasında cinsel olgunluğa erişirler.Sateenkaariboat tulevat sukukypsiksi 2,5–4 vuoden ikäisinä.
Bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir.Useimmiten seksuaalista väkivaltaa kokee nainen.
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Saman abusuan jäsenet ovat sukulaisia eivätkä saa mennä keskenään naimisiin.
Agrafobi, cinsel istismara maruz kalma korkusudur.Gelotofobia on sairaalloinen pelko joutua naurunalaiseksi.
Fakat, birkaç sene boyunca cinsel anlamda beraber olmadılar.Sisarukset eivät ole olleet tekemisissä toistensa kanssa enää vuosiin.
Bilim adamları cinsel yönelimin bir seçim olmadığına inanmaktadır.Varmaa sen sijaan on, että seksuaalinen suuntautuminen ei ole valinta.
Bu akımda cinsellik ve pornografinin her iki cinsiyet için de açık olması gerektiği savunuldu.Naista piti kiihottaa ja miellyttää, jotta seksuaaliakti olisi molemmin puolin antoisa.
Şarkı sözlerinde cinsel imalar bulunmaktadır.Hänen musiikissaan on uskonnollisia vaikutteita.
Cinsel olgunluğa 2 yılda erişir.Työaikarikkomus vanhentuu kahdessa vuodessa.
Bu tür tabular, örneğin din, boşaltım veya cinsellikle ilgilidir.Tällaiset tabut liittyvät esimerkiksi uskontoon, eritteisiin tai seksuaalisuuteen.
Bilim adamları cinsel yönelimin bir seçim olmadığına inanmaktadır.Οι επιστήμονες γενικότερα δεν πιστεύουν ότι ο σεξουαλικός προσανατολισμός είναι θέμα επιλογής.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Επιθυμεί κάποια μέρα να επιστρέψει στις ρίζες της.
Cinsel ilişki ve kan nakliyle bulaşma riski de bulunmaktadır.Μπορεί επίσης να μεταδοθεί μέσω της σεξουαλικής επαφής και μεταγγίσεων αίματος.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.Συνήθως η επαφή είναι μη σεξουαλικής φύσης.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Της αρέσει αν ντύνεται σαν νοσοκόμα.
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.Η χρήση σπερματοκτόνων, ανεξάρτητα από τη συχνότητα των σεξουαλικών επαφών, αυξάνει τον κίνδυνο ουρολοίμωξης.
Cinsel gücü arttırır.Η σεξουαλική ορμή μπορεί να αυξηθεί.
Erkek eşcinselliği cinselliğinde bir konum.Θα έχουμε μια χώρα ομοφυλόφιλων.
O bu tür terimlerin insan cinselliğinin düzgün ve doğal işlevini aşağıladığını iddia etmiştir.Τις έβλεπε ως πρόσφορο τρόπο για να εκθέσει την ανόητη και σφάλλουσα φύση του ανθρώπου.
Cinsel içerikli davranışları bulunur.Αποχή από τη σεξουαλική πράξη.
Cinsel ilişki sırasında işlevsel olan uzunluktur.Οξείς πόνοι κατά τη διάρκεια της σεξουαλικής επαφής.
Kitap, Steven Meisel tarafından çekilen tahrik edici cinsel ve açık fotoğraflardan oluştu.Αποτελούταν από σεξουαλικά προκλητικές και ακατάλληλες εικόνες και φωτογραφήθηκε από τον Steven Meisel.
Başka bir iddiaya göre Keçi Adam bir insanın ve keçinin cinsel ilişkisinin sonucudur.Ένα άλλο μπορεί να είναι η πεποίθηση κάποιου σχετικά με τη σχέση ανάμεσα στην ψυχή και το σώμα.
Hem erkek hem dişi bir yaşında cinsel olgunluğa erişir.Ωριμάζουν σεξουαλικά σε ηλικία ενός έτους.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Kvinder er i overtal, når der tales om piskesmæld.
Seks bebek mastürbasyona yardımcı olmak için cinsel bir eşin boyutu ve cinsel oyuncak türüdür.En sexdukke er en slags sexlegetøj i størrelse og form af en seksuel partner for hjælp i onani.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Senere har Shaw og den inficerede Halloway samleje.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Risikofaktorer omfatter den kvindelige anatomi, samleje og familiens sygdomshistorie.
"CİNSELLİK İŞ YAPAR DA..."Killing Is My Business...
Bu da insanlarin Prince'in cinsel tercihinin sorgulamasına neden oldu.Dette førte til at Knight blev åben om sine seksuelle præferencer.
Cinsel erişkinliğe ilk sene sonunda girerler.De bliver kønsmodne ved udgangen af ​​deres første år.

İlgili Sayfalar