cinsel ile cümle

cinsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Van Gogh cinsel reddedilme nedeniyle sonraki 10 yılda çok sık taşındı.V následujících letech se pod husitskými útoky velmi oslabily katolické pozice.
Bu bulgular genetik faktörlerin cinsel yönelim üstündeki etkisinin önemli olduğunu destekler.Za cíl si kladli rozpoznat, jak velkou roli v procesu imigrace hraje etnická identita přistěhovalců.
Hatta bu kadınların bazıları cinsel ilişkiden nefret ederler.Stejně jako ostatní duše i ona nenávidí násilí.
Çalışmalarının çoğu cinsiyet ve cinsellik konuları ile ilgilidir.Jeho následující práce často prozkoumávají sexualitu a gender.
Ama cinsel yönelimle ilgili bir bağlantı bulunamamıştır.Sexuální orientace v nich zahrnutá není.
Araştırma, cinsel yönelimi tanımlayabilen ya da tanımlayamıyabilen bazı karakteristikleri ölçmek zorundadır.Cercetările trebuie să măsoare unele caracteristici care pot defini sau nu orientarea sexuală.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Curând, Shaw și Holloway fac sex.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Nu se știe dacă hepatita C se poate transmite pe cale sexuală.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Factorii de risc includ anatomia femeii, raporturile sexuale și antecedentele în familie.
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.Folosirea spermicidelor, independent de frecvența raporturilor sexuale, mărește riscul de ITU.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Comportamentul sexual animal ia multe forme, chiar în cadrul aceleiași specii.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.Pacienții după externare vor evita contactul sexual timp de 3 luni de la boala clinică.
Astarte cinsel baştan çıkarma ya da idealize görüntü olarak yorumlanabilir.Astarte ar putea reprezenta tentația sexuală sau o viziune a idealului.
26 Eylül 2004 tarihinde kabul edilen Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesine göre cinsel taciz suç sayılmaktadır.Codul penal al Turciei promulgat pe 26 septembrie 2004 include multe schimbări pozitive.
Yunuslar, erkek cinsel organlarını birbirlerine sürterler.Indivizii pot face schimb de organe sexuale.
ABD'nin New York eyaleti özel sektörde cinsel yönelim ayrımcılığını yasakladı.Legislația UE împotriva discriminării interzice discriminarea sexuală la locul de muncă.
Vulva, dış kadın cinsel organlarından oluşur.Vulva reprezintă partea externă a organelor genitale feminine.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Ulterior, se poate deschide în instanță o acțiune de tăgada a paternității.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Cinsel dimorfizme doğada bolca rastlanır.Multe prezintă dimorfism sexual.
Bu nedenle ülkemizin belki de en gizli cinsel sorunudur.Este poate cel mai cunoscut caz de discriminare sexuala din istoria fizicii.
Cinsel erişkinliğe ilk sene sonunda girerler.Maturitatea sexuală este atinsă la sfârșitul primului an de viață.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.Binențeles, din discuție nu este evitată nici tema despre sex.
Eskiden, bu eserler narsisizm ya da aşırı derecede cinselleştirilmiş ifade biçimleri olarak görülürdü.Pe de altă parte, nu i-a fost întotdeauna ușor să înțeleagă acest copil, atât de vioi și excentric.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.În general, contactul nu este de natură sexuală.
Zaman içinde birçok toplum evlilik dışı cinsel ilişkiyi cezalandırarak caydırma yoluna gitmişleridir.Mulți cetățeni s-au plâns de acestă inegalitate, cerând o lege a căsătoriilor independentă de gen.
İnsan cinselliğinin tarihi ^ "Gay Shame" (İngilizce).Evenimentul Zilei. „Homosexuality”.
Kişinin cinsel kimliği her zaman cinsel yönelimiyle uyuşmayabilir.Această uniune sexuală mistică presupune întotdeauna continența sexuală.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Mai seduceau bărbații la necuviințe sexuale.
Dişiler genelde cinsel erişkinliğe ulaştıkları ikinci yıldan sonra üremeye başlarlar.Femelele încep să se reproducă atunci când ajung la maturitate sexuală, de obicei în al doilea an.
Eş cinsel insanlar da burada öldürüldüler.Ar trebui tratați și partenerii sexuali ai femeii.
Elizabeth Wheeler ile evlenmiş, fakat cinsel anlamda eşinden herhangi bir yakınlık görmemiştir.Ea s-a căsătorit cu David Kellet dar acesta a murit de o gripă.
Doğum kontrolü Feminizm Kadın cinsel organı Erkek cinselliğiEmpatia Etica grijii Socializarea de gen
Japonca josei kelimesi sadece "dişi" anlamına gelir ve cinselliğin doğrudan bir göstergesi değildir.În Japoneză, cuvântul josei înseamnă "femelă" și nu are nici o conotație legată de manga.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.În captivitate pot trăi până la 34 de ani.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.Ea a fost hărțuită sexual într-un lift.
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.Căsătoria gay ar trebui să fie legală.
Kuzey Amerikalılar cinsel ahlak açısından Avrupalılardan daha tutucudur.Nord-americanii sunt mai conservatori decât europenii în ceea ce privește moralitatea sexuală.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a întreținut relații sexuale cu el.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.Probabil că ea nu a avut contact sexual cu el.
O, ona cinsel yaşamından bahsetmeni istemiyor.El nu vrea să vorbești despre viața ta sexuală cu el.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Hărțuirea sexuală la locul de muncă poate fi o problemă serioasă.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Így egy nap feláldozza nekik Siorit.
Ridgway'in hayatında yer almış çoğu kadına göre, onun doymak bilmeyen bir cinsel arzusu vardı.Az életében részt vevő nők szerint Ridgway-nek kielégíthetetlen szexuális étvágya volt.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Nem ismert, hogy a hepatitis C nemi úton terjed-e.
Örneğin, evlilikte üreme ve cinsel haz olumlu emirlerdendir.A házasság törvényei, illetve a nemi kapcsolatokban szükséges mértékletesség.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.A szigetországban soha nem tartották bűnnek a homoszexualitást.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.Ő egy kislány volt, aki csapdába esett ülésében és megfulladt.
Cinsel olgunluk, bir canlının üreme yetisini kazandığı yaş ya da döneme verilen addır.A nemi érettség az a kor vagy állapot, melynek elérésével egy élőlény képessé válik a szaporodásra.
Freud'la birlikte, akıl hastalıklarının kaynağının cinsel gelişim olduğunu kabul etti.Egyetértett Freuddal abban, hogy a mentális betegségek eredete a szexuális fejlettséggel van összefüggésben.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Odin női gyógyítónak öltözött.
Çoğu insan kendi cinsel yöneliminde çok az tercih hissi deneyimler ya da hiç deneyimlemez.Mások alig vagy egyáltalán nem tapasztalnak szexuális izgalmat.
Doğum sırası ve erkeklerin cinsel yönelimi arasındaki ilişki araştırmacılar tarafından ortaya atılmıştır.Az első őslakosok érkezésének ideje vita tárgyát képezi a kutatók között.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Konzervatórium: A melegházasság ellen: kérdezz-felelek a homoszexualitásról.
Bu noktada ‘olmak’taki eksiklik ‘sahip olmak’la ilişkili olarak cinsel bir boyut kazanacaktır.Úgy érzik, hogy hiba van ahhoz képest, amilyennek lennie „kellene.”
"Poker Face"in sözlerinde cinsel ima ve sataşmalar görülmektedir.A Poker Face-nek burkolt szexuális célzatú szövege van.
Cinsel içerikli davranışları bulunur.Lásd: Helyzetfüggő szexuális magatartás.
İnsanlardan bir tanesinin cinsel organı özellikle resmedilmiştir.Egy részüknél az emberi test nagyon absztrakt.
Bazı vajinal enfeksiyonlar cinsel yolla aktarılır.A járványos betegségek egy bizonyos része szexuális úton terjed.

İlgili Sayfalar