İkili ilk defa cinsel ilişkiye girer.是婊子首次性交的對象。
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.在不考慮性交頻率的情況下,殺精劑的使用將會增加泌尿道感染的風險。
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.마침내 그녀는 그녀의 남편 가이가 악마와 거래를 했다는 사실을 알게 된다.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.그 이유는 그녀가 다른 남자와 동거중에 임신을 했는데 낙태를 해야한다는 것이었다.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.근친상간(近親相姦)은 가족이나 가까운 친척들 사이의 성교 및 이에 준하는 성적 행위를 말한다.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.허정숙은 사랑 없이도 섹스가 가능하다고 주장하였다.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.מעט לאחר מכן, הולוויי ושו מקיימים יחסי מין.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.לאחר הניתוח מומלץ שלא לקיים יחסי מין למשך שלושה חודשים.
Bekâret kemeri, cinsel ilişkiyi önlemek için tasarlanmış elbise kilitleme aracıdır.חגורת צניעות היא מתקן או פריט לבוש המיועד למנוע מהלובש את האפשרות לקיים יחסי מין.
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.ט. ואסור לקיים יחסי מין.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.לדוגמה, על טיפול אפקטיביים, או על שירותים בהם הם השתמשו.
İkili ilk defa cinsel ilişkiye girer.בבית המלון שניהם מקיימים יחסי מין בפעם הראשונה.
Cinsel ilişki sırasında işlevsel olan uzunluktur.קושי בתפקוד פיזי בעת קיום יחסי מין.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Законите против содомията са закони, определящи определени полови актове като сексуални престъпления.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Рисковите фактори включват женската анатомия, половите контакти и история на заболяването в семейството.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Не е известно дали хепатит С може да се предава по полов път.
Geceleyin iki kadın cinsel ilişkiye girer.Не е ясно дали те имат сексуални отношения през втората нощ.
Oral seks ya da ağızdan ilişki, bir cinsel ilişki türüdür.Както вагиналният секс, така и оралният е вид сексуален акт.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Предбрачните сексуални връзки не са забранени.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Čimbenici rizika uključuju žensku anatomiju, seksualne odnose i obiteljsku povijest bolesti.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Nije poznato može li se hepatitis C prenositi spolnim odnosom.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.Ako žena u to vrijeme ima spolni odnos, može ostati trudna.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.Dojenje treba prekinuti tijekom terapije.
Kâbe’de baş başa kaldıkları bir sırada cinsel ilişkide bulunmuş ve taş haline gelmişlerdi.Oni su svakako bili homoseksualci, a među njima (općenito) bilo je i brakova.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.U slučajevima gdje su infekcije vezane uz snošaj, može biti korisno uzimanje antibiotika poslije snošaja.
13 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girme suçuyla hakkında dava açılmıştı.Optužen je po 21 točki optužnice za seksualni odnošaj s 14-godišnjom djevojčicom.
Gerçekte ise kasabanın tüm erkekleri (ve daha fazlası) ile farklı türlerde cinsel ilişkiye girmiştir.Njezin lik je kroz čitavu seriju bio u određenim ljubavnim problemima s različitim muškarcima.
Cinsel ilişki ve kan nakliyle bulaşma riski de bulunmaktadır.Uz to je moguć i prijenos spolnim odnosom i transfuzijom krvnih pripravaka.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.Pri liečbe sa samozrejme taktiež treba vyhnúť tehotenstvu.
Bir ankete göre gençlerin %13'ü son cinsel ilişkisinde dışarı boşalma yöntemini uygulamış.Približne 13% mužov uviedlo, že za posledné 3 roky boli prevažne homosexuálne orientovaní.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.Incest alebo krvismilstvo je pohlavný styk medzi blízkymi príbuznými.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Dejavniki tveganja so ženska anatomija, spolni odnosi in družinska zgodovina.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.V primerih, ko so okužbe povezane s spolnim odnosom, je lahko da jemanje antibiotikov po odnosu koristno.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Čeprav je večina imela spolne odnose s svojimi podporniki, hetere niso bile preproste prostitutke.
Hiçbir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir.Ni prišlo do spolnih odnosov.
Evlenemezler, cinsel ilişkide bulunamazlar.Ostaneta poročena, vendar brez stikov.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Ali se hepatitis C lahko prenaša s spolnimi odnosi, ni enoznačno dokazano.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ljudje so zato sumili, da je povezan s hudičem.
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.Uporaba Spermicida povečuje tveganje za nastanek okužb sečil, neodvisno od pogostnosti spolnih odnosov.
Birçok ülkede çocuk yaştaki bireylerle cinsel ilişki kurulması yasaktır.Daugelyje šalių lytiniai santykiai su nepilnamečiais yra draudžiami.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.Po inseminacijos lytinis gyvenimas turi būti sustabdomas 3 mėnesių laikotarpiui.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Nebandykite kuo nors pasinaudoti seksualiai, nebent matote aiškų signalą.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Ehkki enamikul neist olid nende patroonidega ka seksuaalsuhted, ei olnud hetäärid lihtsalt prostituudid.
İlkel kabilelerde aynı klanın üyeleri birbirleriyle evlenemez ve cinsel ilişkiye giremezdi.Klanni liikmed ei tohi omavahel abielluda.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.A k žene, keď je v odlúčenosti svojej nečistoty, sa nepriblížiš, aby si odkryl jej nahotu.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Älä ryhdy vaimoon paljastaaksesi hänen häpyänsä, kun hän on saastainen kuukautisaikanansa.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Asszonyhoz ne közelgess, az õ havi tisztátalansága alatt, hogy felfedjed az õ szemérmét.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du må ikke komme en Kvinde nær under hendes månedlige Urenhed, så du blotter hendes Blusel.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du skall icke komma vid en kvinna och blotta hennes blygd, när hon är oren under sin månadsrening.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du sollst nicht zum Weibe gehen, solange sie ihre Krankheit hat, in ihrer Unreinigkeit ihre Blöße aufzudecken.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.En kvinne som er uren i sin månedlige svakhet, skal du ikke gå inn til og ha omgang med.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.In ne približaj se ženi, da odgrneš sramoto njeno, dokler je ločena zaradi nesnage svoje.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Jangan bersetubuh dengan seorang wanita selama masa haidnya, karena ia dalam keadaan najis
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.너는 여인이 경도로 불결할 동안에 그에게 가까이하여 그 하체를 범치 말지니라
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Non ti accosterai a donna per scoprire la sua nudità durante l'immondezza mestruale
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın."No te acercarás a una mujer durante su impureza menstrual, para descubrir su desnudez
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Să nu te apropii de o femeie în timpul necurăţiei ei, cînd este la soroc, ca să -i descoperi goliciunea.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Také k ženě, když jest v své nemoci nečisté, nepřistoupíš, odkrývaje hanbu její.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Também não te chegarás a mulher enquanto for impura em virtude da sua imundícia, para lhe descobrir a nudez.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Trong lúc người nữ có kinh nguyệt, chớ đến gần mà cấu hiệp.