cinsel ilişki ile cümle
cinsel ilişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Esto significa que en un lugar con mucho SIDA existe un importante costo de tener sexo.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ini berarti bahwa jika ada banyak AIDS ada harga yang besar untuk seks.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Quindi questo significa che in un posto con tanto AIDS, il sesso ha un costo davvero elevato.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Това значи, че на място с много случаи на СПИН цената за секса е наистина значима.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Это означает, что в местах распространения СПИДа цена секса очень высока.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.זה אומר שבמקום בו האיידס נפוץ, יחסי-מין גובים מחיר משמעותי.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.و هذا يعني أن أي مكان موبوء بالإيدز يوجد فيه استهلاك كبير للجنس
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.性交渉に重大なリスクが伴うという事です HIV未感染の男性が 感染率30%のボツワナに住んでいて
Cinsel ilişkilere aracılık etmekel proxenetismo.
Cinsel ilişkilere aracılık etmekkoppleri.
Cinsel ilişkilere aracılık etmekle proxénétisme.
Cinsel ilişkilere aracılık etmekparitus.
Cinsel ilişkilere aracılık etmekсутенёрство.
Cinsel ilişkilere aracılık etmekالقوادة.
Cinsel ilişkilere aracılık etmek与未满16周岁人士性交 介绍他人卖淫
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Jag har åsikten att ers heliga majestäts vulva skall kittlas ett tag innan samlag."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Jeg er af den mening at deres meste hellige majestæts vulva bør pirres i noget tid inden samlejet."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Jsem toho názoru, že vulva vašeho nejsvětějšího veličenstva by měla být drážděna nějakou dobu před stykem.
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Saya berpendapat bahwa vulva dari permaisuri agung dirangsang beberapa saat sebelum berhubungan intim."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Som toho názoru, že vulva Vašej najsvätejšej vznešenosti, by mala byť dráždená určitú dobu pred stykom."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""sono dell'idea che la vulva di Vostra Sacra Maestà debba venire titillata prima del rapporto sessuale."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Sunt de părere că vulva sacrei voastre majestăți ar trebui gâdilată un timp înainte de contactul sexual."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Thần nghĩ rằng âm hộ của của nữ hoàng tối cao nên được kích dục một thời gian trước khi quan hệ."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""Úgy vélem, hogy a királyi felség szeméremajkát az együttlét előtt meg kell csiklandozni."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır.""אני בדעה שהסוגר הסודי של הוד רוממותה צריך לנוע ולהיות מטולטל לפני מגע מיני."
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır."" نحن نعتقد أنه يتوجب على مهبل جلالتكم أن يتم تهيئته - إستثارته - قبل عملية الجماع "
"Düşüncem şudur ki, çok kutsal majestelerinin vulvası, cinsel ilişkiden önce, bir süre boyunca okşanmalıdır."神聖なる皇帝陛下の賢きあたりが 交接の前にくすぐられる必要があるかと・・・」 (笑)
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.가장 최근에 가진 성관계에서 콘돔을 사용했다고 보고할 확률이 21% 더 높습니다.
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.Totodată, sunt cu 21% mai multe şanse ca ei să fi folosit prezervativul la ultimul contact sexual.
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.Також, вони на 21% частіше використовують презерватив під час останнього статевого акту.
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.והם ידווחו שב-21 אחוז סביר יותר שהם השתמשו בקונדום במפגש המיני האחרון שלהם.
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.وسيكونون لهم احتمال أكبر بـ21% أن يكونوا قد استعملوا واقيا ذكريّا أثناء آخر مرّة مارسوا فيها الجنس.
En son girdikleri cinsel ilişkide prezervatif kullanmış olma ihtimalleri ise yüzde 21 daha fazla.最近のセックスでコンドームを 使った割合は21%高いという結果でした こうした数値的な差は 枚挙に暇がありません
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Älä paljasta miniäsi häpyä; hän on sinun poikasi vaimo, älä paljasta hänen häpyänsä.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.A te menyednek szemérmét fel ne fedd; a te fiadnak felesége õ: ne fedd fel az õ szemérmét.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Chớ cấu hiệp cùng dâu ngươi ; vì là vợ của con_trai mình .
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Chớ cấu hiệp cùng dâu ngươi; vì là vợ của con trai mình.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Din Sønnekones Blusel må du ikke blotte, hun er din Søns Hustru, du må ikke blotte hendes Blusel.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Din sønnekone skal du ikke ha omgang med; hun er din sønns hustru, du skal ikke ha omgang med henne.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Du skall icke blotta din svärdotters blygd; hon är din sons hustru, hennes blygd skall du icke blotta.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Hanby nevěsty své neodkryješ; manželka jest syna tvého, neodkryješ hanby její.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Jangan bersetubuh dengan anak menantum
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.너는 자부의 하체를 범치 말라 그는 네 아들의 아내니 그 하체를 범치 말지니라
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Não descobrirás a nudez de tua nora; ,ela é mulher de teu filho; não descobrirás a sua nudez.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Neodkryješ nahoty svojej nevesty; je žena tvojho syna, neodkryješ jej nahoty.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın."No descubrirás la desnudez de tu nuera. Ella es la mujer de tu hijo. No descubrirás su desnudez
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Non scoprirai la nudità di tua nuora: è la moglie di tuo figlio; non scoprirai la sua nudità
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Să nu descoperi goliciunea nurorei tale. Este nevasta fiului tău: să nu -i descoperi goliciunea.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Sramote snahe svoje ne odgrni: žena je sinu tvojega, njene sramote ne odkrij.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.U mag geen geslachtsgemeenschap hebben met uw schoondochter;
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Голотата на снаха си да не откриеш; жена е на сина ти; нейната голота да не откриеш.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Наготы невестки твоей не открывай: она жена сына твоего, не открывай наготы ее.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.ערות כלתך לא תגלה אשת בנך הוא לא תגלה ערותה׃
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.عورة كنّتك لا تكشف. انها امرأة ابنك. لا تكشف عورتها.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.不 可 露 你 兒 婦 的 下 體 、 他 是 你 兒 子 的 妻 、 不 可 露 他 的 下 體
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.不可露 你 兒婦 的 下體 、 他 是 你兒子 的 妻 、 不 可 露 他 的 下體
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Älä paljasta isäsi sisaren häpyä; hän on sinun isäsi veriheimolainen.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.A te atyád leánytestvérének szemérmét fel ne fedd, a te atyádnak vér szerint való rokona õ.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Chớ cấu hiệp cùng chị em của cha ngươi; vì là cốt nhục của cha ngươi.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Chớ cấu hiệp cùng chị_em của cha ngươi ; vì là cốt_nhục của cha ngươi .