cinsel ilişki ile cümle

cinsel ilişki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.마침내 그녀는 그녀의 남편 가이가 악마와 거래를 했다는 사실을 알게 된다.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.그 이유는 그녀가 다른 남자와 동거중에 임신을 했는데 낙태를 해야한다는 것이었다.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.근친상간(近親相姦)은 가족이나 가까운 친척들 사이의 성교 및 이에 준하는 성적 행위를 말한다.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.허정숙은 사랑 없이도 섹스가 가능하다고 주장하였다.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.מעט לאחר מכן, הולוויי ושו מקיימים יחסי מין.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.לאחר הניתוח מומלץ שלא לקיים יחסי מין למשך שלושה חודשים.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.לדוגמה, על טיפול אפקטיביים, או על שירותים בהם הם השתמשו.
Cinsel ilişki sırasında işlevsel olan uzunluktur.קושי בתפקוד פיזי בעת קיום יחסי מין.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Рисковите фактори включват женската анатомия, половите контакти и история на заболяването в семейството.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Не е известно дали хепатит С може да се предава по полов път.
Oral seks ya da ağızdan ilişki, bir cinsel ilişki türüdür.Както вагиналният секс, така и оралният е вид сексуален акт.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Предбрачните сексуални връзки не са забранени.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Čimbenici rizika uključuju žensku anatomiju, seksualne odnose i obiteljsku povijest bolesti.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Nije poznato može li se hepatitis C prenositi spolnim odnosom.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.Ako žena u to vrijeme ima spolni odnos, može ostati trudna.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.Dojenje treba prekinuti tijekom terapije.
Kâbe’de baş başa kaldıkları bir sırada cinsel ilişkide bulunmuş ve taş haline gelmişlerdi.Oni su svakako bili homoseksualci, a među njima (općenito) bilo je i brakova.
Cinsel ilişki ve kan nakliyle bulaşma riski de bulunmaktadır.Uz to je moguć i prijenos spolnim odnosom i transfuzijom krvnih pripravaka.
Tedavi sırasında cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.Pri liečbe sa samozrejme taktiež treba vyhnúť tehotenstvu.
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir.Incest alebo krvismilstvo je pohlavný styk medzi blízkymi príbuznými.
Risk faktörleri arasında kadın anatomisi, cinsel ilişki ve aile geçmişi sayılabilir.Dejavniki tveganja so ženska anatomija, spolni odnosi in družinska zgodovina.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Čeprav je večina imela spolne odnose s svojimi podporniki, hetere niso bile preproste prostitutke.
Evlenemezler, cinsel ilişkide bulunamazlar.Ostaneta poročena, vendar brez stikov.
Hepatit C’nin cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığı bilinmemektedir.Ali se hepatitis C lahko prenaša s spolnimi odnosi, ni enoznačno dokazano.
Cinsel ilişki sıklığından bağımsız olarak spermisit kullanımı İYE riskini artırır.Uporaba Spermicida povečuje tveganje za nastanek okužb sečil, neodvisno od pogostnosti spolnih odnosov.
Birçok ülkede çocuk yaştaki bireylerle cinsel ilişki kurulması yasaktır.Daugelyje šalių lytiniai santykiai su nepilnamečiais yra draudžiami.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.Po inseminacijos lytinis gyvenimas turi būti sustabdomas 3 mėnesių laikotarpiui.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Ehkki enamikul neist olid nende patroonidega ka seksuaalsuhted, ei olnud hetäärid lihtsalt prostituudid.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.A k žene, keď je v odlúčenosti svojej nečistoty, sa nepriblížiš, aby si odkryl jej nahotu.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Älä ryhdy vaimoon paljastaaksesi hänen häpyänsä, kun hän on saastainen kuukautisaikanansa.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Asszonyhoz ne közelgess, az õ havi tisztátalansága alatt, hogy felfedjed az õ szemérmét.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du må ikke komme en Kvinde nær under hendes månedlige Urenhed, så du blotter hendes Blusel.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du skall icke komma vid en kvinna och blotta hennes blygd, när hon är oren under sin månadsrening.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du sollst nicht zum Weibe gehen, solange sie ihre Krankheit hat, in ihrer Unreinigkeit ihre Blöße aufzudecken.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.En kvinne som er uren i sin månedlige svakhet, skal du ikke gå inn til og ha omgang med.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.In ne približaj se ženi, da odgrneš sramoto njeno, dokler je ločena zaradi nesnage svoje.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Jangan bersetubuh dengan seorang wanita selama masa haidnya, karena ia dalam keadaan najis
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.너는 여인이 경도로 불결할 동안에 그에게 가까이하여 그 하체를 범치 말지니라
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Non ti accosterai a donna per scoprire la sua nudità durante l'immondezza mestruale
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın."No te acercarás a una mujer durante su impureza menstrual, para descubrir su desnudez
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Să nu te apropii de o femeie în timpul necurăţiei ei, cînd este la soroc, ca să -i descoperi goliciunea.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Také k ženě, když jest v své nemoci nečisté, nepřistoupíš, odkrývaje hanbu její.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Também não te chegarás a mulher enquanto for impura em virtude da sua imundícia, para lhe descobrir a nudez.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Trong lúc người nữ có kinh nguyệt, chớ đến gần mà cấu hiệp.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Trong lúc người nữ có kinh_nguyệt , chớ đến gần mà cấu hiệp .
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Tu ne t`approcheras point d`une femme pendant son impureté menstruelle, pour découvrir sa nudité.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.U mag geen geslachtsgemeenschap hebben met een vrouw die ongesteld is.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.И к жене во время очищения нечистот ее не приближайся, чтоб открыть наготу ее.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.При жена, когато е разлъчена, поради нечистотата си, да не приближиш да откриеш голотата й.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.ואל אשה בנדת טמאתה לא תקרב לגלות ערותה׃
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.ولا تقترب الى امرأة في نجاسة طمثها لتكشف عورتها.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.女 人 行 經 不 潔 淨 的 時 候 、 不 可 露 他 的 下 體 、 與 他 親 近
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.女人 行經不潔淨 的 時候 、 不 可 露 他 的 下體 、 與 他 親近
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Älä paljasta äitipuolesi häpyä, se on sinun isäsi häpy.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.A te atyád feleségének szemérmét fel ne fedd, a te atyádnak szemérme az.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Chớ cấu hiệp cùng kế mẫu, bằng cấu hiệp, ấy làm nhục cho cha mình.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Chớ cấu hiệp cùng kế_mẫu , bằng cấu hiệp , ấy làm_nhục cho cha mình .
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Din Faders Hustrus Blusel må du ikke blotte, det er din Faders Blusel.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Din stedmor skal du ikke ha omgang med; hun er din fars hustru.
Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Babanın namusudur o.Du skall icke blotta någon annan kvinnas blygd, som är din faders hustru, ty det är din faders blygd.

İlgili Sayfalar