Ana içeriğe geç
Sözlük

cins ile cümle

cins kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Alt cins Clethropsis.Le Salon Cléopâtre.
Homo cinsi, sapiens ise türüdür.Quant à Homo sapiens, les questions sont les mêmes.
Günümüzde bu cins içinde 200'den fazla tür sınıflandırılmaktadır.Il existe plus de 100 classes de ce type disséminées dans l’État.
Kişinin cinsel kimliği her zaman cinsel yönelimiyle uyuşmayabilir.L'identité de genre pourrait être non alignée sur l'identité sexuelle.
O dönemde cins adı Zostera olarak bilinmekteydi.À cette époque leur nom s'écrivait Plaigne.
Cins: Reinwardtoena - 3 tür.Allegretto Finale : Fuga a 3 soggetti.
Joseph Pacely bir kadının evine cinsel saldırı amacıyla girmekle suçlanmıştır.Ellen Plainview est arrêtée pour avoir agressé une femme dans un parking.
Onlar istemese bile cinsel ilişkiye zorladınız.Il est également interdit d'y avoir des rapports sexuels ou d'y faire ses besoins.
Yine de, karakterin görünüşü, cinsiyeti ve sınıfı tamamen özelleştirilebilir.Il sera toutefois possible de choisir le sexe, la classe, ainsi que l'apparence du personnage.
Sözsel olarak cinsel ilişki, sadomazoşizm, bondage ve cinsel fetişizm temaları işlenmiştir.À savoir la sodomie, le sadomasochisme et les rapports sexuels en public.
Gyps cinsi içerisindeki en küçük tür olmasına karşın yine de çok iri bir kuştur.Il est le plus petit des rhinocéros, même s'il demeure un mammifère de grande taille.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.Was die Männer so treiben, wenn die Frauen im Badezimmer sind.
Her iki cinsiyetten erginleri haziranda görülür, dişi ayrıca eylül ayına kadar görülebilir..On peut observer les papillons d'avril à septembre même pendant le jour.
Bu cinsin bazı türleri Güney Çin'de endemikdir.Cette espèce est endémique du Sud de la Chine.
Feminist Teoride Açılımlar: Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları.Feminist Analyses of Gendered Representations.
Peygamberdevesi cins ve türleri listesi, Mantodea takımından böcek cins ve türlerini listeler.Liste des genres et des espèces de mantes ↑ Saussure.
Bu kategoriler cinsel kimliklerin daha ayrıntılı dünyasını yönleridir.Ces catégories sont des aspects de la nature plus nuancée de l'identité sexuelle.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Cette famille contient six genres et 19 espèces.
Psyllaephagus cinsi yaklaşık 245 tür içermektedir.Le genre Pseudomalus regroupe environ 40 espèces.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Les relations sexuelles avant le mariage étaient interdites.
Altostratüs: Orta yükseklikteki bulut cinslerinden biridir.L'altostratus est un nuage de l'étage moyen qui peut déborder sur l'étage supérieur.
Deniz kaplumbağalarının en büyük cinsidir.C'est aussi la plus grosse des tortues marines.
Buna da toplumsal cinsiyet denir.Il est également appelé adultisme social.
Kürtaj, cinsellik ve istismar gibi konuların temel alındığı dönemdir.Dès lors, les problèmes liés à la liberté sexuelle, à la contraception et à l'avortement deviennent centraux.
Adalet, Toplumsal Cinsiyet ve Aile.Le droit, la justice, l'humanité.
Bay Şapka onun eş cinsel yönünü yansıtır.Harry incarne donc le retour de sa sexualité.
Bu davranışı sergileyen kuşlar aynı cinsten olabilmektedir.Le canard adverse peut répondre en adoptant la même attitude.
Cinsiyet Belası.Iubirea nefericita .
HIV cinsel temas yoluyla ve enfekte kanla temas yoluyla bulaşan ciddi bir etkendir.Le VIH est un virus qui se transmet sexuellement ou par contact sanguin.
Örne­ğin, Rafflesia cinsinden bazı türlerin çiçekleri, kokmuş eti andıran çok kötü bir koku yayar.Certaines espèces comme Arum creticum répandent une odeur agréable.
Cinsin bireyleri Dispholidus typus ile yakın akrabadırlar.Spécimen de Dispholidus typus.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.On peut comprendre par la narration qu'elle a une liaison sexuelle avec lui et qu'elle va tomber enceinte.
Bubulcus cinsinde yer alan tek türdür.L'arrondissement de Belfort est le seul à être dans une situation similaire.
Yaklaşık 20 cins ve 500 türle temsil edilir.Chaque partie est notée sur 100 points et comporte 50 ou 20 questions.
Şehvet cinsel istek duygusudur.L'humiliation en elle-même a besoin d'être sexuelle.
Drosophila, küçük bir sinek cinsidir.Pasiphaé est un petit satellite.
"Kitap" ve "masa" kelimeleri cins isimdirler.Las palabras "libro" y "mesa" son sustantivos comunes.
Onunla cinsel ilişkiye girdin mi?¿Tuviste relaciones sexuales con él?
Evlilikte, kadın cinselliğe daha az, çocuklara ise daha fazla ilgi gösterir.En el matrimonio, la mujer lleva menos interés en el sexo y más en los niños.
Burada Giraffa cinsi evrimleşmiş ve yaklaşık 7 milyon yıl önce Afrika'ya girmiştir.A partir de ahí evolucionó el género Giraffa, que entró en África hace aproximadamente siete millones de años.
Kısa bir süre sonra Holloway ve Shaw cinsel ilişkiye girer.Más tarde Shaw y Holloway mantienen relaciones sexuales.
Söylendiğine göre bu cins kum bugün yalnızca Mısır'da görülebilmektedir.Se dice que este tipo de arena sólo puede ser visto en Egipto.
Bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir.Esto es frecuentemente asociado con un miedo de abuso sexual.
Evlenme yaşı, cinsel rüşt yaşı ile karıştırılmamalıdır.No debe confundirse con la edad de consentimiento sexual.
Cinsel erişkinliğe ilk sene sonunda girerler.Alcanzan la madurez sexual al primer año.
Öyleyse bu cinsel imalar, kısırlığın ve 'yaratmamanın' karşıtıdır."La creación entre la impaciencia y el olvido».
Timarcha cinsleri Chrysomelidae - hemolenfleri anthraquinon içerir.Chrysomelidae – la hemolinfa contiene antraquinonas.
Beyin yapısındaki bu farklılıkların cinsel yönelimle de bağlantılı olduğu rapor edilmiştir.También se han registrado diferencias de la estructura del cerebro según la orientación sexual.
Öyküde cinsel temalar da bulunur.También existen temas de connotación sexual, en la historia.
Thalassornis cinsinin tek üyesidir.Es el único miembro del género Thalassornis.
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Aparentemente fue víctima de abuso sexual por parte de su padre.
Toplumun doğallığımıza cinsel roller ve tarifler takmalarını reddediyoruz.Rechazamos el intento de la sociedad de imponernos roles y definiciones a nuestra naturaleza.
Şimdi bunun tamamen cinsel bir duyu olduğunu düşünüyorum.Ahora se que era un sentimiento agudamente sensual.
Taş balığı, bilindiği kadarıyla dünyadaki en zehirli balık cinstir.El pez piedra es el pez más venenoso del mundo.
İnsan cinselliği G-noktası Orgazm Kadınlarda boşalma ^ "Mastürbasyon Takıntısı".Zona erógena Punto G Orgasmo Eyaculación femenina Sexualidad humana Cada vez que te masturbas...
O romantik ve cinsel yönelimlerinde kesinlikle heteroseksüeldir.Es un hombre que es estrictamente heterosexual en sus relaciones románticas y eróticas.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Pero un día van a cambiar su mal suerte...
İş bölümü yaş ve cinsiyete göre ayrılır.El trabajo era dividido según sexo y edad.
Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir.Es el único representante vivo de la familia Ornithorhynchidae y del género Ornithorhynchus.
Günümüze kadar gelen ilk Taoist cinsellik metinleri Mawangdui'deki gömütlerde bulunmuştur.Los primeros textos que han sobrevivido son los que se encuentran en las tumbas Mawangdui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod