Cinsiyet temelli ayrımcılık yasaklanmıştır.Discrimination on the basis of gender is prohibited.
Dan, Linda'ya cinsel tacizde bulundu.Dan sexually abused Linda.
Linda, Dan tarafından cinsel saldırıya uğradı.Linda was sexually assaulted by Dan.
Dan otelde bütün gece boyunca cinsel sesler duyuyor.Dan has been hearing sexual noises all night long at the hotel.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Eskiden sevgi ile cinselliği ilişkilendirirdim.I used to correlate love with sex.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.She probably didn't have sex with him.
Cinsel organlarını bıçakla parçaladı.He mutilated his genitals with a knife.
Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyarlar.Men are proud of their genitals.
Cinsel organlar, diğer çoğu organdan daha duyarlıdırlar.Genitals are more sensitive than most other organs.
Mary ve Alice yasal olarak evli aynı cinsten bir çift.Mary and Alice are a legally married same sex couple.
Tom'un eş cinsel olduğunu bilmiyor muydun?You didn't know Tom was gay?
O cinsel etkinlikte bulunmaya başladı.She started to engage in sexual activity.
Onunla cinsel ilişki kurdu.She had a sexual encounter with him.
Tom Mary'ye cinsel geçmişinden bahsetti.Tom told Mary about his sexual history.
Tom birçok farklı kadınla cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with a lot of different women.
Sizin nesil cinselliği anlamadı.Your generation didn't understand sexuality.
Senin neslin cinselliğin tabu olduğunu düşünüyordu.Your generation thought sexuality was taboo.
O ve Tom ilk cinsel ilişkilerine girdiğinde Mary orgasm olmadı.Mary did not climax when she and Tom had their first sexual intercourse.
Mary'nin Tom'la olan ilk cinsel ilişkisinde kanama olmadı.Mary did not bleed in her first sexual intercourse with Tom.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.Taking too many selfies signifies a lack of sex.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Sexual harassment can be a serious problem in the workplace.
Tom Mary ile cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with Mary.
Bu odadaki insanların hepsi aynı cinsiyete sahip.All of the people in this room have the same gender.
O cins kedilerin kuyruğu yok.Cats of that breed have no tail.
Tom bir cinsiyetçi.Tom is a sexist.
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.Rape and sexual assault are crimes of violence.
Ben hâlâ Tom'un bir cinsiyetçi olduğunu düşünüyorum.I still think Tom is a sexist.
Erkekler cinsel partnerlerinin sayısını abartma eğilimindedir.Men tend to exaggerate their number of sexual partners.
Bu ülkede cinsiyet eşitliği vardır.There is gender equality in this country.
Sunumda konuşmacı daha çok cinsiyet eşitsizliğinden bahsetti.During the presentation the speaker talked mainly about gender inequality.
Neredeyse tanıdığım her kadın cinsel tacizin bir örneğini yaşadı.Nearly every woman I know has experienced some instance of sexual harassment.
Tom aynı cinsiyettekilerin evliliğine karşıdır.Tom is against same-sex marriage.
Tom'un cinsel yetenekleri Mary'yi etkiledi.Tom's sexual abilities impressed Mary.
Fadıl cinsel saldırıyla suçlanıyordu.Fadil was accused of sexual assault.
Leyla istediği şeyi elde etmek için cinselliğini kullandı.Layla used her sexuality to get what she wanted.
O şirketin yönetimi cinsiyet ayrımı yapıyor.The management of that company is sexist.
O şirketin yönetimi cinsiyetçidir.The management of that company is sexist.
Fadıl aşırı cinsel aktiviteye sahipti.Fadil had an excessive sexual activity.
Tekillikten sonra, hepimizin dokuz boyutlu cinsel organları olacak.After the Singularity, we will all have nine dimensional sex organs.
Hayat cinsel olarak bulaşan bir hastalıktır.Life is a sexually transmitted disease.
Dilbilgisel cinsiyet evrensel değildir.Grammatical gender is not universal.
Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmazsan bir hastalık kapabilirsin.If you don't use a condom during sex, you can catch a disease.
Seninle cinsel ilişki kurmak cennette olmak gibidir.Sex with you is like being in heaven.
Sami hayal edebileceğiniz her şekilde Leyla'ya cinsel saldırı düzenledi.Sami sexually assaulted Layla in every way you can imagine.
Cinsel saldırıya uğradım.I was sexually assaulted.
Leyla, Sami tarafından cinsel olarak istismar edildi.Layla was sexually abused by Sami.
Leyla, Sami ile cinsel ilişkiye girdi.Layla got involved with Sami sexually.
Leyla bir cinsel saldırı kurbanıydı.Layla was the victim of a sexual assault.
Leyla ve Sami cinsel ilişkiye başladılar.Layla and Sami began a sexual relationship.
O dilde, sıfatlar ve isimler cinsiyete göre çekilir.In that language, adjectives and nouns are inflected for gender.
Cinsel yönelimimi değiştirebilmek isterim.I'd love to be able to change my sexual orientation.
Cinsel yöneliminiz değiştirebileceğiniz bir şey değildir.Your sexual orientation is not something you can change.
Cinsel eğiliminiz değiştirebileceğiniz bir şey değildir.Your sexual orientation is not something you can change.
Sami, Leyla'ya cinsel olarak saldırmaya çalıştı.Sami tried to sexually assault Layla.
Leyla cinsel ilişki kurmaya başladı.Layla started having sexual encounters.
Sami cinsel istekleri ile baş etmek için porno sitelerini ziyaret ediyordu.Sami visited porn websites to cope with his sexual urges.
Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.Sami's violent sexual urges were excited by porn websites.
Sami cinsel suçlu olmakla suçlandı.Sami was an accused sex offender.