Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mais quelques-uns dirent: c`est par Béelzébul, le prince des démons, qu`il chasse les démons.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mas alguns deles disseram: É por Belzebu, o príncipe dos demônios, que ele expulsa os demônios.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men några av dem sade: »Det är med Beelsebul, de onda andarnas furste, som han driver ut de onda andarna.»
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men nogen av dem sa: Det er ved Be'elsebul, de onde ånders fyrste, han driver de onde ånder ut.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men nogle af dem sagde: "Ved Beelzebul, de onde Ånders Fyrste, uddriver han de onde Ånder."
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mutta muutamat heistä sanoivat: "Beelsebulin, riivaajain päämiehen, voimalla hän ajaa ulos riivaajia".
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Némelyek pedig azok közül mondának: A Belzebúb által, az ördögök fejedelme által ûzi ki az ördögöket.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.pero algunos de ellos dijeron: --Por Beelzebul, el príncipe de los demonios, echa fuera a los demonios
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.song có mấy kẻ nói rằng : Người nầy nhờ Bê-ên-xê-bun là chúa quỉ mà trừ quỉ .
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.song có mấy kẻ nói rằng: Người nầy nhờ Bê-ên-xê-bun là chúa quỉ mà trừ quỉ.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.tetapi ada yang berkata, "Ia bisa mengusir roh jahat karena kuasa Beelzebul, kepala roh jahat itu.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Τινες ομως εξ αυτων ειπον Δια του Βεελζεβουλ του αρχοντος των δαιμονιων εκβαλλει τα δαιμονια.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.А някои от тях рекоха: Чрез началника на бесовете, Веелзевул, изгонва бесовете.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Деякі ж з них казали: Вельзевулом, князем бісовським, виганяв біси.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Некоторые же из них говорили: Он изгоняет бесов силою веельзевула, князя бесовского.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.ויש אשר אמרו בבעל זבוב שר השדים הוא מגרש את השדים׃
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.واما قوم منهم فقالوا ببعلزبول رئيس الشياطين يخرج الشياطين.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.內 中 卻 有 人 說 、 他 是 靠 著 鬼 王 別 西 卜 趕 鬼
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.內中卻 有 人 說 、 他 是 靠著 鬼 王 別西卜 趕鬼
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Für mich war es eine unangenehme Frage,als sie fragten warum sie mich nehmen sollten.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Kalau buatku mereka malah kesal dan bertanya kenapa mereka harus memilihku.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.La mine erau foarte enervati cand m-au intrebat de ce ar trebui sa ma accepte.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Mot mig var dom arga frågande varför dom borde välja mig.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Nel mio caso erano davvero seccati quando mi hanno chiesto perché avrebbero dovuto accettarmi.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Oni byli naprawdę jak pijani uzasadniając dlaczego powinni mnie wybrać.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Pour moi ils étaient vraiment furieux demandant pourquoi ils devraient me choisir.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Pri mne boli naštvaní keď sa pýtali, prečo by ma mali vziať.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Với mình thì họ cứ hỏi là tại sao họ phải chọn mình.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Voor mij waren ze erg pissig aan het vragen waarom ze mij zouden moeten kiezen.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.Στην περιπτωσή μου ήταν πολύ τσαντισμένοι για ποιό λόγο που θα με διάλεγαν.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.А при мен, бяха толкова бесни, че питаха защо трябва да ме избират.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.А со мной они были раздражены, спрашивая почему должны выбрать меня.
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.בשבילי הם היו אמיתיים ,אני שואלת למה הם צריכים לקחת אותי
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.انا كانوا يسألوني "لماذا علينا اختيارك "
Benim içinse durum farklıydı.Neden beni okullarına alacaklarmış diye cinleri tepelerindeydi.だけど パラン大学じゃなくても
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.A kázal v ich synagógach po celej Galilei a vyháňal démonov.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.E andò per tutta la Galilea, predicando nelle loro sinagoghe e scacciando i demòni
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.És prédikál vala azoknak zsinagógáiban, egész Galileában, és ördögöket ûz vala.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Et il alla prêcher dans les synagogues, par toute la Galilée, et il chassa les démons.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Foi, então, por toda a Galiléia, pregando nas sinagogas deles e expulsando os demônios.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.I kázal v školách jejich ve vší Galileji, a ďábelství vymítal.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.I kazał w bóżnicach ich po wszystkiej Galilei, i wyganiał dyjabły.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ja hän meni ja saarnasi heidän synagoogissaan koko Galileassa ja ajoi ulos riivaajat.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.이에 온 갈릴리에 다니시며 저희 여러 회당에서 전도하시고 또 귀신들을 내어 쫓으시더라
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ngài trải khắp xứ Ga-li-lê , giảng_dạy trong các nhà hội và đuổi quỉ .
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ngài trải khắp xứ Ga-li-lê, giảng dạy trong các nhà hội và đuổi quỉ.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Och han gick åstad och predikade i hela Galileen, i deras synagogor, och drev ut de onda andarna.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Og han kom og forkynte ordet i deres synagoger over hele Galilea, og drev ut de onde ånder.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Og han kom og prædikede i deres Synagoger i hele Galilæa og uddrev de onde Ånder.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Şi s'a dus să propovăduiască în sinagogi, prin toată Galilea; şi scotea dracii.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ter gre in propoveduje v njih shodnicah po vsej Galileji in izganja zle duhove.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Und er predigte in ihren Schulen in ganz Galiläa und trieb die Teufel aus.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Y fue predicando en las sinagogas de ellos en toda Galilea, y echando fuera los demonios
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Zo reisde Hij heel Galilea door en sprak overal in de synagogen. Uit vele mensen verjoeg Hij boze geesten.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Και εκηρυττεν εν ταις συναγωγαις αυτων εις ολην την Γαλιλαιαν και εξεβαλλε τα δαιμονια.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.А Той им казва: Да идем другаде, в близките градчета и там да проповядвам; защото за това съм излязъл.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.И Он проповедывал в синагогах их по всей Галилее и изгонял бесов.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.І проповідував по шкодах їх скрізь по всїй Галилеї, і виганяв біси.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.ויהי קרא בבתי כנסיותיהם בכל הגליל ויגרש את השדים׃
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.فكان يكرز في مجامعهم في كل الجليل ويخرج الشياطين