Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Byly to velmi intimní vraždy -- své oběti uškrtil.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.C"étaient des meurtres très "intimes" : il a étranglé ses victimes.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Crimele erau foarte intime - isi strangula victimele.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Đây là các vụ giết người thân thuộc -- hắn bóp cổ các nạn nhân.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Dette var meget intime mord -- han kvælte sine ofre.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Det var väldigt intima mord - han ströp sina offer.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Dit waren hele intieme moorden— hij wurgde zijn slachtoffers.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Es waren sehr intime Morde - er erwürgte seine Opfer.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Fueron asesinatos muy íntimos -- extranguló a sus víctimas.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Ini adalah pembunuhan-pembunuhan yang sangat intim -- dia mencekik korban-korbannya.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.그가 죽인 사람들은 그와 가까이 지내는 이들이었으니깐요.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Nagyon közeli gyilkosságok voltak ugyanis -- megfojtotta az áldozatait.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Os assassínios foram muito íntimos — ele estrangulou as vítimas.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Questi furono omicidi molto "intimi", le vittime furono strangolate.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.To były bardzo osobiste morderstwa, ofiary zostały uduszone.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Това били много интимни убийства - той удушавал жертвите си.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Це були дуже інтимні вбивства - він душив своїх жертв.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.Это были очень интимные убийства - он душил своих жертв.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.אלה היו רציחות אינטימיות מאד: הוא חנק את קורבנותיו.
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.إنهم أقرب الناس إليك -- لقد خنق ضحاياه
Bunlar çok içten cinayetlerdi -- kurbanlarını boğmuştu.絞殺犯は事も無げに言いました
Bunu, Lady MacBeth kocasına korkak olmayı bırakıp, cinayetlerden pişmanlık duymaması için söylüyor.Dit is dus Lady MacBeth die haar man vertelt dat hij zich niet moet aanstellen door spijt te hebben van moord.
Bunu, Lady MacBeth kocasına korkak olmayı bırakıp, cinayetlerden pişmanlık duymaması için söylüyor.נכון, זוהי ליידי מקבת' אומרת לבעלה להפסיק להיות כזה רכרוכי בגלל שהוא מרגיש אשם על זה שהוא הורג אנשים.
Bunu, Lady MacBeth kocasına korkak olmayı bırakıp, cinayetlerden pişmanlık duymaması için söylüyor.そんなに意気地のないことでどうするの、と 人を殺して落ち込む夫に言ったセリフです。 ここにはシェイクスピアのなんらかの意図があります
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,가레아의 아들 요하난과 그와 함께 있는 모든 군대장관이 느다냐의 아들 이스마엘의 행한 모든 악을 듣고
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,Maar toen Johanan, de zoon van Karéah, en de andere verzetsmensen hoorden wat Ismaël had gedaan,
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,Yohanan anak Kareah dan semua perwira yang bersama-sama dengan dia mendengar tentang kejahatan Ismael
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,וישמע יוחנן בן קרח וכל שרי החילים אשר אתו את כל הרעה אשר עשה ישמעאל בן נתניה׃
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,فلما سمع يوحانان بن قاريح وكل رؤساء الجيوش الذين معه بكل الشر الذي فعله اسماعيل بن نثنيا
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,加 利 亞 的 兒 子 約 哈 難 、 和 同 著 他 的 眾 軍 長 、 聽 見 尼 探 雅 的 兒 子 以 實 瑪 利 所 行 的 一 切 惡
Kareah oğlu Yohanan ve yanındaki ordu komutanları, Netanya oğlu İsmailin işlediği cinayetleri duyunca,加利亞 的 兒子約哈難 、 和 同 著 他 的 眾軍長 、 聽見 尼 探雅 的 兒子 以 實瑪 利 所 行 的 一切 惡
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Du rättfärdigar bara ditt dödande med grundarens namn.
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Du retfærdiggør bare dine myrderier i grundlæggerens navn.
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Estás a usar o nome do fundador para justificar as tuas mortes!
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Sinä käytät perustajan nimeä perustellaksesi tappamisesi.
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!¡Solo usas el nombre del Fundador para justificar tus asesinatos!
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Twórca jest pretekstem, który ma usprawiedliwić twoje zabijanie.
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Usi il nome del fondatore per giustificare i tuoi omicidi!
Kurucunun adını cinayetlerini haklı göstermek için kullanıyorsun!Ты пользуешься именем Основателя для оправдания своих убийств!
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Genade, maar moorden, vergeeft die doden.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy, dar crimele, graţiere cele care ucid.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy, de gyilkosságok, pardoning amelyek megölik.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy mais les meurtres, en pardonnant ceux qui tuent.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy, men mord, tilgive dem, der dræber.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy mutta murhat, armahdusta, jotka tappavat.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy pa umori, pardoning tiste, ki ubijajo.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.Mercy но убийства, помилването и тези, които убиват.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff.머시하지만 살인, 살인 이들을 pardoning.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Mercy ma omicidi, perdonando quelli che uccidono.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Mercy men mord, förlåter dem som dödar.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Mercy nhưng các vụ giết người, tha thứ những tiêu diệt.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Mercy, sondern Morde, Begnadigung diejenigen, die töten.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Miłosierdzia ale morderstw, przebaczając tym, którzy zabijają.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Milosrdenství, ale vraždy, odpouštějící ty, které zabíjejí.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Milosrdenstvo, ale vraždy, odpúšťajúci tie, ktoré zabíjajú.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Misericórdia, mas assassinatos, perdoando aos que matam.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Misericordia, pero los asesinatos, perdonando a los que matan.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Rahmat tapi pembunuhan, mengampuni orang yang membunuh.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Έλεος, αλλά δολοφονίες, που να συγχωρεί εκείνους που σκοτώνουν.
Mercy ama cinayetler, o öldüren Aff. [Sahneden çıkarlar.]Милосердие, но убийства, помилования тех, которые убивают.