Cinayetlerini motorlu testere ile işler.エンジンの実験などに従事。
Cinayetlerin çoğu aldatılma veya terk edilme sonucu işlenir.その多くが殺人か失踪事件に関するものだった。
West Port (Batı Limanı) cinayetleri olarak da anılır.西フェス・西院フェスとも呼ばれる。
Ancak şüpheliyi cinayetlere bağlayacak herhangi bir somut kanıtları yoktur.しかし、いずれの攻撃もランナー撃沈に結びつく確固たる証拠はない。
Bu sırada faili meçhul cinayetler işlenmeye başlanmıştır.マフィアの連続殺人事件を扱っている。
2015 yılında Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası adında bir korsan kumpanyayı yönetmiştir.2015年 運営法人である「一般社団法人アビエススポーツクラブ」設立。
Töre (Namus) Cinayetleri adli yayımlanmış bir yapıtı bulunmaktadır.至于他们究竟是怎样自杀的,各种记录也莫衷一是。
Morgue Sokağı Cinayetleri birçok defa sinema ve televizyon filmi olarak uyarlandı.霍元甲的傳奇被多次拍成電影及電視劇。
Hamann, gerçek cinayetlerle nadiren katıldı.單位指揮官哈曼本人鮮少參與屠殺。
Alman yetkililer cinayetler için üç şüpheli tespit etti.俄罗斯安全部门已对3名可疑男子展开追捕。
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.目的是讓人類從七大罪中解放。
Bunu başka cinayetler de takip eder.其他伤害也接踵而至。
Bu sırada faili meçhul cinayetler işlenmeye başlanmıştır.然而此时,大规模的捕杀行动开始。
Cinayetleri işleme sebebi ise basittir.產生倒蓋的原因很簡單。
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.이 살인 사건은 국제적으로 널리 알려졌다.
Hemen sonra, 1991'deki yakalanışına kadar cinayetlerine ve tecavüzlerine son hız devam etti.2012년 체포될 때까지 연속 강간과 살인을 저질렀다.
Cinayetler devam eder ancak polis herhangi bir ipucuna ulaşamamaktadır.경찰은 사건을 조사하지만, 단서를 찾지 못한다.
Cinayetler peş peşe başlar.뒤이어 살인사건들이 연달아 발생한다.
Binlerce çocuk cinayetlerde rol oynamaktadır.주로 어린이들이 놀 때 한다.
West Port (Batı Limanı) cinayetleri olarak da anılır.또 죽자항(竹仔港)이라는 별칭을 가지고 있다.
Panorama Kapitalizm Öldürür: İlgili haftaya ait iş cinayetlerine yer verilen bölüm.후도고교 축제 살인사건(단편): 후도고등학교 축제기간에 메이드 찻집에서 일어난 살인사건을 김전일이 해결하는 이야기.
Yetmiyormuş gibi kentte bazı seri cinayetler de işlenmektedir.כתוצאה מכך יש אזורים רבים בעיר שאינם מאוכלסים.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.בעיר החל מצוד אחר שוטרים.
Orada da cinayetlerine devam etti.אז גם החלו מעשי הפשע שלו.
Hemen sonra, 1991'deki yakalanışına kadar cinayetlerine ve tecavüzlerine son hız devam etti.נישואיהם נמשכו עם עליות וירידות עד למותה בשנת 1991.
Cinayetler evde peşlerini bırakmaz.מה שלא מספיקים ממשיכים בבית.
Cinayetlerin kurbanları genelde dönerci dükkanı sahipleri gibi küçük işletme sahipleriydi.בעלים של גורדי שחקים גדולים השכירו את שטחיהם לבתי עסק קטנים רבים בדרך כלל.
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.המעצרים ההמוניים קיבלו תהודה בינלאומית.
Eddowes ve Stride'nın cinayetleri daha sonra "çifte olay" olarak adlandırılmıştır.Убийствата на Едоус и Страйд са наречени по-късно „двойно събитие“.
Jason, filmlerin tamamında katil ya da cinayetlerin sebebi olarak yer alır.Джейсън участва във всички филми, като убиеца или пример за убийствата.
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.Геноцидът е признат за международно престъпление.
Şehirde siyah bir otomobil cinayetlere sebep olmaktadır.В града се издава вестник „Черноморский маяк“.
Michael'ın cinayetleri, tüm filmlerin de geçtiği Cadılar Bayramı tatillerinde gerçekleşir.Убийствата на Майкъл са на Хелоуин и всички филми се развиват тогава.
Ancak şüpheliyi cinayetlere bağlayacak herhangi bir somut kanıtları yoktur.При някои заподозрени има само косвени доказателства.
Coenler bu cinayetlerin, Minnesota'da olmasa bile, gerçekten işlendiğini söylemektedir.Те разбират, че не могат да го направят, дори и в тандем.
Coenler bu cinayetlerin, Minnesota'da olmasa bile, gerçekten işlendiğini söylemektedir.Coenovi tvrde da su se ubojstva zaista dogodila, ali ne u Minnesoti.
"Ufak Tefek Cinayetler'de gerilim dozu olacak".Zato što bi te tužila za maloljetničko zlostavljanje".
Bunu başka cinayetler de takip eder.Slijede i drugi napadi.
"'Ufak Tefek Cinayetler'"."Vražedných poliach".
Bunun neticesinde cinayetler arttı.Zvýšila sa kriminalita.
Toplama kamplarında işlenen korkunç cinayetler üzerine geniş bir arşivim var.V koncentračných táboroch boli na ľuďoch uskutočňované obludné pokusy.
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.Ti certifikati so mednarodno priznani.
90'lı yılların sonunda Ankara'da birtakım cinayetler işlenmiştir.Do podobnih procesov je nato konec devetdesetih let prišlo na Hrvaškem.
Tarih boyunca yürütülen entrikaların, politik cinayetlerin gizli kahramanları hep zehirler olmuştu.Nekaj časa je bil zaradi političnih mahinacij samih triumvirov celo tajen.
Cinayetler, besbelli, çoğalacak.Žmogžudysčių įvyksta vis daugiau.
Uzun aralıklarla, kırk yılda bir işlenen bu cinayetlerin üzerinde o güne dek fazla durulmamıştı.Jos eilės karčiai kalba apie blogą elgesį su ja per tuos metus.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Filme pasakojama apie serijinį žudiką, kuris rėmėsi vadinamosiomis Septyniomis nuodėmėmis.
Morgue Sokağı Cinayetleri (İng.“Mõrtsukatöö Rue Morgue’il.
14 Ekim tarihinde cinayetlerin listesi okundu.Siin loetletakse 14. oktoobril surnud tuntud isikuid.
Cinayetlerden sonra, Oxford Apartmanı kapatıldı.Pärast alkoholi tarbimist rööviti korterist mida sooviti.
Cinayetlerini testere ile işlemektedir.Kirjeldab testimisega seotud toiminguid.
O sırada cinayetleri henüz su yüzüne çıkmamıştır.Selleks ajaks Vaiste mõis enam Varbla alla ei kuulunud.
Avrupa'da cinayetlerin azalmasındaki zamanlamanın merkezi devletlerin yükselişi ile çakıştığını ileri sürdü.다름 아니라 중앙 정부가 나타나는 시기와 역사적으로 일치한다는 주장을 했습니다.
Avrupa'da cinayetlerin azalmasındaki zamanlamanın merkezi devletlerin yükselişi ile çakıştığını ileri sürdü.טען שהירידה בשיעור הרציחות באירופה חלה בד-בבד עם הגידול במדינות בעלות הממשל המרכזי.
Avrupa'da cinayetlerin azalmasındaki zamanlamanın merkezi devletlerin yükselişi ile çakıştığını ileri sürdü.يزعم بأن وقت إنحسار عمليات القتل في أوروبا تزامن مع إرتفاع حالة حكم المركزية .
Avrupa'da cinayetlerin azalmasındaki zamanlamanın merkezi devletlerin yükselişi ile çakıştığını ileri sürdü.今日 無政府状態の地域で暴力が吹き荒れることも 理論を裏付けます 破たん国家や崩壊した帝国
Aynı şey, Batı medyasında sürekli işlenen namus cinayetleri konusu için de söylenebilir.명예 살인에 대해서도 같은 얘기를 해볼 수 있는데요, 명예 살인은 서방 매체에서 반복되는 주제로 다뤄지고 있는
Aynı şey, Batı medyasında sürekli işlenen namus cinayetleri konusu için de söylenebilir.ניתן לומר אותו דבר על רצח על חילול כבוד המשפחה, נושא שמדובר הרבה בתקשורת המערבית --
Aynı şey, Batı medyasında sürekli işlenen namus cinayetleri konusu için de söylenebilir.والامر ذاته فيما يخص جرائم الشرف والتي هي جزء دائم من الاعلام الغربي الذي يهاجم الثقافة الاسلامية
Aynı şey, Batı medyasında sürekli işlenen namus cinayetleri konusu için de söylenebilir.それは西洋圏のメディアで取りざたになりますし もちろん、悲惨な伝統です。