Ana içeriğe geç
Sözlük

cinayeti ile cümle

cinayeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öykü, gerçek bir olay olan Mary Cecilia Rogers cinayetine dayanır.Historia bazuje na prawdziwym zabójstwie Marii Cecilii Rogers.
Montresor suçu için soruşturulmaz ve cinayeti nasıl işlediğini kendisi anlatır.Nie ma żadnego śledztwa w sprawie przestępstwa Montresora, a jedynie sam sprawca wyjaśnia jak je popełnił.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Jednakże po każdym zabójstwie ich mężowie rozliczają się finansowo.
Anlatıcı, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planlamış olmasını, deli olmadığının bir kanıtı olarak gösterir.Uważa, że skrupulatna precyzja w planowaniu morderstwa, dowodzi, że nie może być szalony.
Gerçek bir cinayetin ayrıntıları üzerine kurgulanmış ilk cinayet öyküsüdür.Bazuje ona na szczegółach prawdziwego morderstwa.
Londra'da Bertram Oteli'nde işlenen bir cinayeti ve sonrasını ele alır.Tymczasem w hotelu "Bertram" dochodzi do morderstwa.
Polise kendisinin cinayeti işlediğini söyler.Policja dochodzi do wniosku, że to on ją zamordował.
Cinayetinin cinayete sebep olduğu düşünülmektedir.Prawdopodobnie więc to on odpowiada za morderstwo.
Bu cinayetin sebebi, öldürülen kişinin İsrail hükümetiyle işbirliği yaptığı şüphesiydi.Chłopak budzi się z poważnymi wątpliwościami, kto zabił wujka.
Bu da cinayetin ispatlanmasını güçleştirir.Stwarza to większe szanse wykrycia przestępstwa.
Aşk ve Ölüm: Kurt Cobain Cinayeti, Max Wallace ve Ian Halperin’in kitabı.Udziela wywiadu w książce Max Wallace i Ian Halperina pt. Miłość i śmierć - morderstwo Kurta Cobaina.
Bir aşk cinayeti mi?Zbrodnia w Miłoszycach.
17 Mart 1985'te bilinen ikinci cinayetini işledi.Kolejny mord miał miejsce 17 marca 1985 roku.
Birçok cinayeti n işlendiği bir silaha Metin’in parmak izini basarak şantaj yaparlar.Wyjęto z niego dla celów muzealnych kilka sztuk broni konspiracyjnej produkcji.
Her cinayetin cezası vardır.Wszystkich ukarano grzywnami.
Fakat 1924 yılında gerçekleşen Giacomo Matteotti cinayetinden sonra araları açıldı.Po zabójstwie Giacomo Matteottiego w 1924 r. został usunięty ze stanowiska w związku z finansowymi skandalami.
Yelena Zakotnova cinayetini de kendisinin işlediğini itiraf etti.Ona sama o morderstwo podejrzewa Janusza.
Leydi Macbeth bu cinayeti sonuçlandırır.Lady Macbeth gör det istället.
Kayıtlara geçen ilk cinayetini ise 1974 yılında 27 yaşındayken işledi.Hans tidigaste konstaterade mord begicks 1974, då han var 27 år.
Uğur Mumcu Cinayeti.Mördarmusslans förbannelse.
Cinayeti işleyen baba ve amcaları suçlarını itiraf etmiştir.Både fadern och agenten har nekat till anklagelserna.
Birçok delilden anlaşılır ki, cinayeti işleyen kapıcıdır.Trots det leder spår till vad som verkar vara gärningsmannen.
1968'de Münih Cumhuriyet Başsavcısı cinayeti soruşturdu.År 1968 inledde den allmänna åklagaren i München en förundersökning om mordet på Clemmensen.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.Detta var den första attacken som rapporterades.
Bir, söz edilen cinayeti kim işlemiştir?En människa som mördat berättar.
Çeşitli kanıtlar bu cinayetin Çikatilo ile bağlantısı olduğunu gösteriyordu.Mycket tyder på att det rörde sig om ett självmordsförsök.
Bir aşk cinayeti mi?Är det ett mord?
Kendi katilini bulmaya çalışıyor Joy Foster (seslendiren Cassidy Lehrman) Ronan'ın cinayetine tanık kız .Han är på jakt efter sin fru Catherines (Jorja Fox) mördare.
Leydi Macbeth bu cinayeti sonuçlandırır.Бен Річ ретельно продумує вбивство.
1841 - İlk dedektif romanı, Morg Sokağı Cinayeti yayımlandı.1841 — опублікована перша детективна розповідь Едгара По («Вбивство на вулиці Морг»).
Bir, söz edilen cinayeti kim işlemiştir?Хто автор звинувачень, за якими розстрілювали?
Gerçek bir cinayetin ayrıntıları üzerine kurgulanmış ilk cinayet öyküsüdür.Jde o první záhadu vraždy popsanou podle detailů skutečného zločinu.
Bu cinayetin ABD istihbarat örgütü CIA tarafından işlendiği iddia edildi.Její členové měli údajně podstoupit výcvik CIA.
Tipik bir Antonioni filmi olarak Cinayeti Gördüm' ün hikâyesi, öyküsel bir anlatımı takip etmez.Jak už je pro Antonioniho filmy typické, nemá příběh obvyklou epickou strukturu.
Dedektif Eric Matthews, vahşi bir cinayetin kanlı sonuçlarını araştırmaktadır.Detektiv James Sachs se ujímá vyšetřování série vražd.
Birçok cinayeti anlattı, onlarca faili meçhul cinayetin çözülmesinde yardımcı oldu.Připustil, že se zapletl do desítek vražd.
Bu cinayetin ardından Æthelberht, kilise tarafından azizlik mertebesine yükseltildi.Tímto ostatkem byla zřejmě později v kostele doložená světcova ruka.
Duruşmada ilk cinayetini anlatırken soğukkanlıydı.Proti obvinění držel svoji první hladovku.
Bu cinayetin sebebi, öldürülen kişinin İsrail hükümetiyle işbirliği yaptığı şüphesiydi.Důvodem vraždy bylo podezření, že Mrva spolupracuje s policií.
Gizemli bir cinayeti çözmeye çalışan iki dedektifin hayatı ve çevrelerinde gelişen olayları konu alıyor.Nyní se agenti vydávají rozluštit záhadu toho, co se kolem děje.
Demirciler Çarşısı Cinayeti, ayrıntılı betimlemeyle örülüdür.Děti z Hradiska se na zpověď těší.
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.C. Auguste Dupin este un bărbat din Paris care rezolvă misterul uciderii brutale a două femei.
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.În anul 1901 a mărturisit că a ucis 31 de persoane.
Gerçek bir cinayetin ayrıntıları üzerine kurgulanmış ilk cinayet öyküsüdür.Aceasta este prima povestire polițistă bazată pe detaliile unei crime reale.
Öykü, gerçek bir olay olan Mary Cecilia Rogers cinayetine dayanır.Textul narațiunii este inspirat din uciderea reală a lui Mary Cecilia Rogers.
Bu cinayetin sebebi, öldürülen kişinin İsrail hükümetiyle işbirliği yaptığı şüphesiydi.Guvernul suedez era încredințat că asasinatul a fost comis de guvernul israelian.
Ayrıca bilinmeyen 22 cinayetini de itiraf etti.Aici sunt înhumați 22 de eroi necunoscuți.
Kabul edilen ilk cinayeti budur.Această primă lucrare este condamnată.
Cinayeti duyunca paniğe kapılıp kaçan denizci, orangutanın da ortadan kaybolmasına sebep olmuştur.Marinarul, conștient de „crimă”, a intrat în panică și a fugit, permițând urangutanului să scape.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.Făcuseră o primă parte a înregistrărilor pentru videoclipul acestei piese la ATOMIC TV.
FBI, cinayeti araştırmak üzere getirildi.FBI-ul a fost adus pentru a investiga crima.
Bedeni Nisan 1989 yılına kadar bulunamamasına rağmen Muratov cinayeti de, soruşturma ile bağlantılı bulundu.Muratov megölését is az ismeretlenhez kapcsolták, habár a testét csak 1989 áprilisában találták meg.
Cinayeti İslami Hareket adlı örgüt üstlendi.A történteket az Iszlám Állam nevű terrorszervezet vállalta magára.
Fakat 1924 yılında gerçekleşen Giacomo Matteotti cinayetinden sonra araları açıldı.Az újság Giacomo Matteoti 1924-es gyilkossága után Mussollini-ellenes hangvételű lett.
Keun Suk'un bir sonraki rolü 2009 yapımı gerilim filmi The Case of Itaewon Homicide'/ Itaewon Cinayeti'ydi.2009-ben először alakított negatív szereplőt a The Case of Itaewon Homicide című krimiben.
1934'ün sonlarında, Kirov'un cinayetine suç ortaklığı ettiği iddiasıyla tutuklandı ve hapse mahkûm edildi.1935-ben a Kirov elleni merényletben való részvétel vádjával letartóztatták.
Bu esnada cinayeti gören bir kişiyi daha kovalayarak boğazını keserek öldürdü.Neki akkor sikerült az egyik gyilkost megsebeznie az arcán.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.A filmben a merényletről készült eredeti filmhíradó egyes részletei is láthatóak.
Bu cinayetin başka bir yerde işlendiği ve vücut parçalarının buraya atıldığı farz edilmiştir.Murha oli tehty todennäköisesti muualla ja paloitellun ruumiin osat hävitetty eri paikkoin.
Her cinayetin cezası vardır.Kaikista rangaistuksena on sakko.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod