Ana içeriğe geç
Sözlük

cinayet ile cümle

cinayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
- Sonuçta, cinayet cinayettir. -Cinayet mi?بعد كل هذا الجريمه هي الجريمه ؛ جريمه؟
- Sonuçta, cinayet cinayettir. -Cinayet mi?あなたならどうするかしら?
- Sonuçta, cinayet cinayettir.-D'après moi, une meurtrière est une meurtrière.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.Efter allt, mord är mord.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.-In ogni caso, un omicidio è un omicidio.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.In orice caz , crima este crima.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.-Mimo wszystko, morderstwo to morderstwo.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.- Sau cùng thì giết người vẫn là giết người.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.Ten slotte, moord is moord.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.- Σε τελική ανάλυση, ο φόνος είναι φόνος.
- Sonuçta, cinayet cinayettir.- После сделанного, смерть будет считаться убийством.
Şu Todd'un cinayetle bize bahsettiğinden çok daha fazla alakası var .Todd e'veramente coinvolto nell'omicidio piu di quanto Nelson voglia ammettere.
Şu Todd'un cinayetle bize bahsettiğinden çok daha fazla alakası var .Todd ist viel mehr in diese sache beschaftigt als das er es zu gibt.
Şu Todd'un cinayetle bize bahsettiğinden çok daha fazla alakası var .Αυτός ο Τοντ είναι περισσότερο μπλεγμένος από όσο είναι πρόθυμος να το παραδεχτεί.
Şu Todd'un cinayetle bize bahsettiğinden çok daha fazla alakası var .Тодд замешан в этом деле и он должен это признать.
Şu Todd'un cinayetle bize bahsettiğinden çok daha fazla alakası var .聞く耳もたないと思うけど
Trajik bir namus cinayetiAlig néhány hónapja volt egy tragikus példa
Trajik bir namus cinayeti우리도 불과 몇 달 전에
Trajik bir namus cinayetiMěli jsme jeden tragický případ vraždy ze cti v komunitě tureckých Arménů před několika měsíci.
Trajik bir namus cinayetiTivemos um caso trágico de morte de honra na comunidade arménia da Turquia há escassos meses.
Trajik bir namus cinayetiTragický prípad zabitia pre česť sa vyskytol v rámci arménskej komunity v Turecku
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Abbiamo visto un caso tragico di omicidio per onore nella comunità Turco-Armena appena qualche mese fa.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.A fost un caz tragic de crimă de onoare în comunitatea armeană din Turcia, cu doar câteva luni în urmă.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Kita menemui kasus tragis pembunuhan demi kehormatan di dalam komunitas Armenia di Turki beberapa bukan lalu.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Tuvimos un caso trágico de crimen de honor en la comunidad armenia de Turquía hace pocos meses.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Vi hade ett tragiskt hedersmordfall bland Turkiets armenier för bara några månader sedan.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Wir hatten einen tragischen Ehrenmord in der armenischen Gemeinde in der Türkei vor nur einigen Monaten.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Υπήρξε μία τραγική περίπτωση ενός φόνου τιμής στην αρμενική κοινότητα της Τουρκίας πριν λίγους μήνες.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Имахме трагичен случай на убийство заради честта в арменската общност в Турция само преди няколко месеца.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.Трагічний випадок вбивства честі трапився у вірменській спільноті в Туреччині всього кілька місяців тому.
Trajik bir namus cinayeti Türkiye'nin Ermeni topluluğu içinde daha birkaç ay önce yaşandı.У нас был трагический случай такого убийства в армянской общине в Турции всего несколько месяцев назад.
Trajik bir namus cinayetiהיה לנו מקרה טראגי של רצח על רקע כבוד המשפחה
Trajik bir namus cinayetiفلقد حدثت جريمة شرف شنيعة
Trajik bir namus cinayetiトルコ内のアルメニア人コミュニティの中で
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.Kapitola 7: Infekční nemoci a úmrtí související s drogami
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.La voce «trauma» comprende perlopiù incidenti, omicidi e altri atti violenti.
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.rândurile cohortei era, în medie, mai ridicat de 10 ori în comparaţie cu ansamblul populaţiei.
Travma genellikle kaza, cinayet ve diğer şiddet olaylarını içermektedir.Vammat kattavat useimmat onnettomuudet, tapot ja muun väkivallan.
Trinidad & Tobago'da Transseksüel Kadının Cinayeti LGBTQ Topluluğunun Yüzleştiği Dışlanmaya Işık TutuyorAsesinato de mujer transexual en Trinidad y Tobago resalta la exclusión que se enfrenta la comunidad LGBTQ
Trinidad & Tobago'da Transseksüel Kadının Cinayeti LGBTQ Topluluğunun Yüzleştiği Dışlanmaya Işık TutuyorAssassinato de mulher transexual em Trinidad e Tobago ressalta o ostracismo enfrentado pela comunidade LGBTQ
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor. Ne?Это убийство очень меня потресло.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Oh, ja? Diese Mördersache macht mich wahnsinnig.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Questa storia dell'omicidio mi manda fuori di testa.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Toute cette histoire de meurtre me fait flipper
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Όλο αυτό το σκηνικό με τον φόνο με τρελένει.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.何が?
Türkiye: Cinayet Sonrası Duruşma ve Hrant Dink'i Hatırlayan Binlerce KişiTurquía: Luego del juicio por el asesinato, miles recuerdan a Hrant Dink
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmez¿Acaso hacer contra mí, de este crimen horrible, y aquí estoy, tanto para impugnar y purga
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezBliver mot mig, i denna direful mord, och här står jag, både för att anklaga och rensa
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezČi, aby proti mne, z toho strašný vraždy, a tu stojím, ako obviniť a očistiť
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezDoth, da zoper mene, tega direful umora; In tukaj stojim, tako da Posumnjati in purge
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezDoth faire contre moi, de cette assassiner funestes, et ici je me tiens, tant pour attaquer et de purge
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezDoth maken tegen mij, van deze verschrikkelijke moord, En hier ben, staan zowel beschuldigen en te zuiveren
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezÉ, hogy ellenem, ennek a borzalmas gyilkosság; És itt állok, mind a felelősségre von és tisztító
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezFace contro di me, di questo omicidio terribile, e qui mi trovo, sia per mettere sotto accusa e spurgo
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezHá làm cho chống lại tôi, giết người kinh khủng này, ở đây tôi đứng, cả hai để buộc tội và tẩy
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmez그리고 여기 제가 탄핵과 정화에 모두 서서,이 무서운 살인, 나를 반대하게 하겠 답니다
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezMon gøre imod mig, i denne harmfulde mord; Og her står jeg, både for at anklage og rense
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezOare face împotriva mea, de această crimă îngrozitor; Şi aici stau, atât pentru suspendarea şi epurare
Ve ben burada, görevden alma ve tasfiye, hem standı, bu dehşet cinayet, bana karşı yapmak erdirmezOnkaan tehdä minua vastaan, tämän direful murhasta; Ja tässä seison, niin syyttää virkavirheestä ja purge
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod