'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,'Romeo diusir,' - Tidak ada akhir, tidak ada batas, mengukur, terikat,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,'Romeo è bandito,' - Non c'è fine, no, misura limite, legato,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,'Romeo é banido, "- Não há fim, sem limite, medida, ligado,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo er forvist," - Der er ingen ende, no limit, måle, bundet,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo es desterrado," - No hay fin, no hay límite, medida, atado,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Roméo est banni," - Il n'ya pas de fin, sans limite, mesure, lié,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo este exilat," - Nu există nici un scop, nici o limită, măsură, legat,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,'Romeo is verbannen, "- Er is geen einde, geen grens, meten, gebonden,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo je pregnali," - ni konca, ni omejitev, ukrep, vezan,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo je vyhnán," - není konec, no limit, měření, spojený,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo je vyhnaný," - nie je koniec, no limit, meranie, spojený,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo karkoitetaan," - ei ole loppua, No Limit, mitata, sidottu,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo là bị trục xuất," - không có kết thúc, không có giới hạn, biện pháp, bị ràng buộc,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo számkivetve van," - Nincs vége, no limit, intézkedés, kötött,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,'Romeo wird verbannt,' - Es gibt kein Ende, keine Grenzen, zu messen, gebunden,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo został wygnany" - nie ma końca, bez limitu środka, związane,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Romeo είναι εξόριστος," - Δεν υπάρχει τέλος, δεν υπάρχει περιορισμός, μέτρο, δεσμεύεται,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Ромео е заточен" - Няма край, без ограничение, мярка, обвързани,
'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,"Ромео изгнан" - Существует нет конца, нет предела, меры, связанные,
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Dobbiamo svegliarci presto domani, ma sembra che faremo il fan meeting con una faccia stanca.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Kita perlu bangun pagi besok tapi sepertinya kita harus ke temu penggemar dengan kulit kasar.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Maine ne trezim devreme, dar se pare ca vom ajunge la intalnirea cu fanii cu pielea uscata.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Wir müssen morgen früh aufstehen, aber es sieht so aus das wir mit rauer Haut zum Fantreffengehen.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Πρέπει να ξυπνήσουμε νωρίς αύριο, αλλά... φαίνεται θα πρέπει να πάμε στην συνάντηση των φανς με σκληρό δέρμα.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.Нам завтра рано вставать и наша кожа должна быть в отличном состоянии.
Sabah erken kalkmalıyız, ama görünüşe göre yarın pürüzlü bir ciltle hayran toplantısına gideceğiz.يجب علينا الاستيقاظ باكرا لكن ...ا يبدو انه يجب علينا الدهاب ببشرة متعبة للقاء المعجبين
Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.시애틀의 중고 서점에서 구입했었습니다.
Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.בעל כריכה רכה מחנות ספרי יד-שניה בסיאטל.
Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.كتاب ورقي الغلاف من محل كتب مستعملة في سياتل.
Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.数年後 バンガロールで
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Acum sunt sub piele.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Ahora se implantan dentro de la piel.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.A l'heure actuelle, ils sont sous la peau.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar. Ama gelecekte buna gerek kalmayacak.Neste momento, estão debaixo da pele mas, no futuro, não precisam de ser implantados.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Die zitten nu nog onderhuids.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.지금은 피부 밑에 이식해서 사용하고 있는데요.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Manapság még a bőr alatt működnek.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Per ora si inseriscono sotto pelle.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Teraz umieszcza się je pod skórą.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Zur Zeit sitzen sie unter der Haut.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.В момента са под кожата.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.Сейчас они вживляются под кожу.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.כרגע הם תחת העור.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.حتى الآن يتم زرعها تحت الجلد.
Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar.でも将来的には埋め込む必要がなくなります
Tabii solo derinliği iştahını o duyguyu güzellik neda güzellikleri kadın Derin güzelliği sadece ciltPresenečen sem, da sem, da me ne vrže ven stranka nisem slišal za primer
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Krem na problemy z cerom <br />Tae Ik'a w łazience.
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Tae Ik are creme pentru problemele tenului <br/> in baie.
Tae Ik'in banyoda sorunlu cilt ürünleri var.Tae Ik punya produk perawatan wajah di kamar mandi.
Tüm öldürülen, hepsi öldü: 'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,모두 죽임을, 모든 죽은 '로미오는 추방하지 않습니다'- 끝이 없습니다, 제한, 측정, 바운드는
Tüm öldürülen, hepsi öldü: 'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,כל הרוג, כל המתים: "רומיאו הוא גירש," - אין לדבר סוף, אין גבול למדוד, כבול,
Tüm öldürülen, hepsi öldü: 'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,جميع القتلى وجميع القتلى : "هو نفي روميو ،' -- ليست هناك نهاية ، أي حد وقياس ومحدد ،
Tüm öldürülen, hepsi öldü: 'Romeo, sürgün' sonu yoktur, hiçbir sınır, ölçü, ciltli,その単語の死で、ない言葉は、その悲哀の音.--私の父と私の母である、看護婦ができますか?
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinAdja meg a Video CD ISO- kötetcímkéjét
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinAnge ISO- volymnamn för video- cd
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinAngiv ISO- volume- navn til video- cd
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtin비디오 CD에 대한 ISO 볼륨 레이블을 지정하십시오.
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinDefinir a etiqueta do volume ISO para o Video CD
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinEspecifique la etiqueta del volumen ISO para el CD de vídeo
Video CD' si için ISO cilt etiketi belirtinISO-Datenträgerbezeichnung für Video-CD angeben