cilt ile cümle
cilt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."Dziennik", powtórzył Cuss, siadając, stawiając dwa tomy poparcie trzeciego, i otwierania.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."일기"악한는 세 번째를 지원하는 두 볼륨을 가하고, 앉아, 반복 그것을 개방.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."Nhật ký", lặp đi lặp lại người, ngồi xuống, đặt hai khối lượng để hỗ trợ thứ ba, và mở nó.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."Päiväkirja", toistuva kirota, istuu alas, asettaa kaksi nidettä, joilla tuetaan kolmansien, ja avaamalla se.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."Дневник", повторял парень, сидя, положив два тома для поддержки третьих, и открыв его.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."Щоденник", повторював хлопець, сидячи, поклавши два томи для підтримки третє, і відкривши його.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış."يوميات" ، وكرر لعنة ، الجلوس ، ووضع مجلدين لدعم الثالث ، وفتحه.
"Diary" Cuss, üçüncü desteklemek için iki cilt koyarak, oturarak, tekrarlanan ve açılış.し、それを開く。 "ふーむ - フライの葉の上に名前がない。わざわざ - !サイファー。
Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.Einstein" -- novel bekas dari toko buku bekas di Seattle.
Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.Einstein" - o carte luată de la o librărie second hand din Seattle.
Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.Einstein" -- puha fedeles, használt példányként akadtam rá Seattle egy antikváriumában.
Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.Eistein" - un vieux livre de poche acheté dans une librairie d'occasion à Seattle.
Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti.Αϊνστάιν" ένα μεταχειρισμένο βιβλίο τσέπης από ένα βιβλιοπωλείο στο Σιάτλ.
"Euclid'in Elementleri" aslında 13 ciltlik bir kitaptır.그리고 "유클리드 초등 기하학"은 기본적으로 13권의 책으로 되어있습니다
"Euclid'in Elementleri" aslında 13 ciltlik bir kitaptır.Euklids Elementer er en tekstbog på 13 bind.
"Euclid'in Elementleri" aslında 13 ciltlik bir kitaptır.I "Elementy" są zasadniczo 13-tomowym podręcznikiem.
"Euclid'in Elementleri" aslında 13 ciltlik bir kitaptır.Ja, "Alkeet" oli 13-osainen oppikirja.
"Euclid'in Elementleri" aslında 13 ciltlik bir kitaptır."عناصر إقليدس" هو كتاب من 13 مجلد
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Aber es stellte sich raus, dass umblättern ziemlich schwierig ist, und es lohnt sich nicht.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Dar se dovedește a fi destul de greu să întorci paginile, și volumul nu există.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.In realtà è risultato difficile girare le pagine ed impossibile farlo in quantità.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.실제로 페이지를 넘기는 일은 매우 여러운 일로 드러났고, 분량도 충분하지 않았습니다.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Maar bladzijden omslaan blijkt erg lastig te zijn, en de aantallen blijven laag.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Mais tourner des pages s'est révélé assez difficile, et ca n'est pas encore terminé.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Mas é muito difícil virar páginas e o volume é baixo.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Nhưng rất khó để lật trang, với số lượng lớn.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Okazało się jednak, że trudno jest przewracać strony i nie da się tego szybko robić.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Pero en realidad resultó muy complicado pasar las páginas, sin pensar aún en el volumen.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Τελικά φάνηκε ότι είναι αρκετά πιο δύσκολο το να γυρνάς σελίδες και δεν υπάρχει και ζήτηση.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Але виявилося, що перегортати сторінки досить важко, особливо у великих обсягах.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Всъщност се оказва доста трудно да се обръщат страници, а и обемът
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.Но оказалось, переворачивать страницы очень трудно, особенно в больших объёмах.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.אבל למעשה מתברר שזה די קשה להפוך דפים, והמסה לא שם.
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.و لكنه في الواقع تبين أن تقليب الصفحات عمل صعب و المجلد ليس هناك
Fakat o zaman sayfaları çevirmek oldukça zor bir hal alıyordu ve ciltlere de uymuyordu.とにかく 自分たちのブックスキャナーを作ることになりました
Hakkında hızlıca bahsetmek gerekirse, bu bir mühendislik ders kitabı. 300 sayfa kadar, ciltli.Saya akan jelaskan sedikit saja disini, ini adalah buku teks teknik sekitar 300 halaman, dijilid permanen
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Ingen fara! negrer är för RYSLIG rädd! " Jag vet inte varför jag inte borde spara mina skin ", säger Marks.
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.위험하지 않아! 검둥이가 너무 귀찮은 무서워! "내을 저장하지 말아야 할 이유를 모르겠어요
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Nincs veszély! niggerek túl idegesítő félek! " Nem tudom, miért nem menti meg bőr, "mondta Marks.
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.No hay peligro! los negros son demasiado fastidioso miedo! " No sé por qué no puedo salvar a mi
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Pas de danger! niggers sont trop diablement peur! " Je ne sais pas pourquoi je ne devrais pas me sauver
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Št nevarnosti! niggers so preveč prestrašeni plaguy! " Ne vem, zakaj jaz ne bi shranim kožo, "je dejal Marks.
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Žádné nebezpečí! negři jsou příliš prokletý strach! " Nevím, proč bych neměl uložit své kůže, "řekl Marks.
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.Няма опасност! негри са твърде страшно много уплашен!
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.لا خطر! هي خائفة جدا الزنوج مزعج! " أنا لا أعرف لماذا لا ينبغي لي أن ينقذ بلدي
Hiçbir tehlikesi! Zenciler çok baş belâsı korkuyor! "benim kaydetmez neden bilmiyorum cilt, "İşaretler" dedi.皮膚は、"マークスは言った。 "それは私が持っているのが最善です。とニガーの操作を行います。
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.C'est un petit livre ; Je ne suis pas sûr si vous avez vu ça.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Es ist ein kleines Buch. Vielleicht kennen Sie es nicht.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Es un volumen pequeño; no estoy seguro si lo han visto.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.È un piccolo volume sottile, non sono sicuro l'abbiate visto.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.E un volum subțirel; Nu sunt sigur dacă l-ați vazut.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Jest bardzo cienka. Być może już ją widzieliście.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.그건 꽤 얇은 책이었어요. 저는 여러분이 이걸 봤는지는 잘 모르겠습니다.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Nó hơi mỏng; tôi không chắc bạn từng thấy.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Това е малко, тънко томче; не съм сигурен дали сте го виждали.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.Это маленький томик, не уверен, что вы его видели.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.כרך די דק; לא בטוח אם נתקלתם בו.
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.كان كتابا ضئيلا بعض الشئ، لست متأكدا ان كنتم رأيتموه
İnce bir ciltti; gördüğünüzden emin değilim.薄い本で 著者自身について書かれています
"Kainat ve Dr. Einstein" -- Seattle'da ikinci el kitap evinden aldığım kullanılmış ciltsiz bir kitapti."Das Universum und Dr. Einstein" - ein gebrauchtes Taschenbuch von einem Antiquariat in Seattle.