cila ile cümle
cila kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aralarında cilalı bir katman vardır bu da suyu iter.Between them there's a waxy finish which repels water.
Parafin kirliydi ve cilanın arkasındakini görüntüleyemiyorduk.And the candle wax was dirty, and we couldn't image through the wax.
Böylece cilayı mekanik olarak çok dikkatli bir biçimde kazımak zorunda kaldık.So very carefully we had to mechanically scrape off all the wax.
İşte bu aynalar böyle bir cilanlanmayı kaldırmıştır.And that's the kind of polishing that these mirrors have endured.
Su çeken uçları ve cilalı kenarları var.They have water-loving tips, and waxy sides.
(Süleyman) "O, cilalı, şeffaf sırçadandır" dedi.He said, 'It is a pavilion smoothed of crystal.
Süleyman dedi ki: "O, cilalı sırçadan yapılmış bir parlak avlu/zemindir."But when she saw it, she supposed it was a spreading water, and she bared her legs.
Makedon rock'çılar Eurovision'a seçildilerMacedonian rockers chosen for Eurovision
Uzun sakallı rock'çılar yaklaşık 40 yıldır müzik sahnesinde yer alıyorlar.The long-bearded rockers have been on the music scene for about 40 years.
Belediye Başkanı Dragan Cilas da etkinliğe övgüde bulundu.Mayor Dragan Djilas also praised the event.
Yetkili makamları sorunu bir an önce çözmeye çağıran grup, Cilas'ın istifasını da istedi.Urging the authorities to quickly resolve the problem, they also demanded Djilas's resignation.
Southeast European Times için Cilan'dan Blerta Foniqi-Kabashi'nin haberi – 19/10/07By Blerta Foniqi-Kabashi for Southeast European Times in Gjilan – 19/10/07
Bu hafta Kosova'nın güneyindeki Cilan'da yeni bir kültür ve spor merkezi açıldı.A new culture and sports centre opened this week in Gjilan, southeastern Kosovo.
Emici Koloidal silika beton yoğunlaştırıcı ve cilalı betonda kullanılır.Absorbent Colloidal silica is used in concrete densifiers and polished concrete.
Burada EOKA'cılara silah kullanımı ve gerilla taktikleri konusunda eğitim verdi.He was very active in the Pentadaktylos range[11] as well as Mount Troodos.[12]
Şke surt gay tıy külat, Çıla mündır mariyan.Ške surt gai tõi külat Čõla mündõr marijlan.
Mağarada ayrıca dikitlerden yapılmış delikli kolyeler ve cilalanmış kemikler de keşfedilmiştir.Perforated pendants made out of stalagmite and polished bovid bone were also discovered.
Tipik stop-offlar (durdurmalar) arasında bant, folyo, cilalar ve vakslar bulunur.[1]Typical stop-offs include tape, foil, lacquers, and waxes.[4]
Birden fazla cilalama ve cilalamadan sonra ayna, gereken kesin şeklini kaybedebilir.After multiple polishings and tarnishings, the mirror could lose its precise figuring needed.
Bu tür yazarlar, yerel bir izleyici için popüler ölçülerde cilalı eserler ürettiler.Such writers produced polished work in popular metres for a local audience.
hızlı dönen cilalı ahşaptan büyük bir disk.a great disc of polished wood that revolves quickly.
Tarih öncesi Oinokhoeler ilk başta el yapımı, cilasız ve bezemesizdi.Prehistoric oenochoae were at first hand-made, unpolished, and undecorated.
1959 yılında Cilag Johnson & Johnson ailesinin üyesi oldu.1959 wurde Cilag von Johnson & Johnson übernommen.
Cilalı görünümlü ve koyu yeşildir.Sie sind vom Aussehen grasähnlich und dunkelgrün.
Patenlerini tak, az önce parkeyi cilaladım.Mets tes patins, je viens de cirer le parquet.
Eski EOKA'cılardandır.À mes vieux oliviers.
Saz gomalak cila ile cilalanır.Come per il caviglione con cui viene confuso.
Eski cilacılar üç, yeni cilacılar ise yedi çeşit taş kullanırdı.وقد كان الصاقلون الأوائل يستخدمون ثلاثة أنواع من الحجر، فيما يستخدم الصاقلون في العصر الحديث سبعة أنواع.
1959 yılında Cilag Johnson & Johnson ailesinin üyesi oldu.وفي عام 1959، انضمت لمجموعات شركات جونسون آند جونسون.
Balzi Rossi mağararaları: Cilalı taş devrinden kalma kalınıtılar.البيروني: الآثار الباقية عن القرون الخالية.
Odunları koyu, diri odunları açık renkli olan ve güzel cila kabul eder.أي بمعناه هؤلاء أناس كالمنازل المبنية على أسس، جديون ودغريون وجورتهم طيبة.
Cilâü’l-hâtır min kelâmi Şeyh Abdilkâdir.باديشاه (پادشاه غازى) وتعني كلمة باديشاه الملك العظيم.
Bu mum cila ve verniğin yapımında kullanılmaktadır.Ele é utilizado em vidros e cerâmicas.
Kasabada, Cilalı Taş Devri' nden beri yerleşim bulunmaktadır.Está localizada numa área habitada desde a Idade da Pedra.
İskandinav Taş Çağının (Cilalı Taş Devri) devamıdır ve bundan sonra Roma Öncesi Demir Çağı yaşanmıştır.Foi precedida pela Idade do Ferro pré-romana e sucedida pela Era das Migrações Nórdicas.
1959 yılında Cilag Johnson & Johnson ailesinin üyesi oldu.Sinds 1961 maakt ze deel uit van de multinational Johnson & Johnson.
Arkeolojik çalışmalar sonucu Tunç Devri ve Cilalı Taş Devri'nden kalan kalıntılar bulunmuştur.Archeologische expedities hebben de overblijfselen van aardverschuivingen en lavastromen gevonden.
25 Mart - EOKA'cılar, Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.23 maart - Een Amerikaans soldaat gooit granaten in drie tenten van de planning.
Saz gomalak cila ile cilalanır.Kąsaczowce, które mylimy cz.
Geleneksel olarak bambudan, ahşaptan veya ciladan yapılırken, günümüzde ise çoğunlukla plastikten yapılır.Tradycyjny limb jest wykonany z bambusa lub z mosiądzu, współczesny często z plastiku.
Eski cilacılar üç, yeni cilacılar ise yedi çeşit taş kullanırdı.Nykvarn och en därmed sammanbyggd kvarn hade tillsammans sju par stenar.
Çiladze aynı zamanda çok sayıda şiir ve oyun yayımladı.Därtill författade han en stor mängd dikter och skådespel.
Bu boşluk aynı zamanda yumuşak ve mümkün olduğunca cilalanmış parşömen ile kaplıydı.При цьому катери будувались невеликими, максимально полегшеними, обмежених розмірів.
1959 yılında Cilag Johnson & Johnson ailesinin üyesi oldu.Roku 1961 se jeho firma stala součástí skupiny Johnson & Johnson.
Dışına vernikleme, cilalama yapılmaz.Zvenku jsou spojeny, neodděluje je opěrák.
İyi cilalama ile ortadan kaldırılabilir.Fiókhagymákkal kiválóan szaporítható.
Çiladze’nin yapıtları pek çok dile çevrildi.A makrancos hölgy sok fordításban jelent meg.
Apple Store ayrıca cilalı paslanmaz çelikten yapılmış 4 GB model önerdi.Lisäksi Apple Storesta on tilattavissa ruostumattomasta teräksestä valmistettu erikoisversio.
Çiladze aynı zamanda çok sayıda şiir ve oyun yayımladı.Westerberg on myös suomentanut runsaasti runoja ja näytelmiä.
Zafer Cilasun, 18 Mayıs 1976'da karaciğer şoku nedeniyle 37 yaşındayken vefat etti.Ο Μακάριος απεβίωσε στις 3 Αυγούστου του 1977, μετά από έμφραγμα μυοκαρδίου, σε ηλικία 64 ετών.
Çıla'nın yakılması da evin sahibinin her odayı rahatça gezebilmesi içindir.Sølvtøj er vanskeligt at stjæle, hvis ejeren er i samme rum.
Ayna, ışığın %100'e yakın bir kısmını düzgün olarak yansıtan cilalı yüzeydir.Slike speil reflekterer ca. 80 % av det lys som det mottar.
1959 yılında Cilag Johnson & Johnson ailesinin üyesi oldu.Pada tahun 1959, Cilag bergabung ke Johnson & Johnson.
Doksanlı yılların başında Cilag ve Janssen Pharmaceutica birleşerek Janssen-Cilag birliği gibi oluşturuldu.Pada awal abad ke-19, divisi pemasaran Cilag dan Janssen Pharmaceutica digabung untuk membentuk Janssen-Cilag.
Çiladze’nin yapıtları pek çok dile çevrildi.Kata kosher telah dipinjam oleh banyak bahasa.
""Genel Ahlak"çılar Şimdi de Siyah Pembe Üçgen'i Kapatmak İstiyor"."Lưỡng Quốc trạng nguyên" và Vở chèo hiện đại "Má hồng trong cuộc đỏ đen".
Çiladze’nin yapıtları pek çok dile çevrildi.柳派の落語は何でもこなした。
Yüzey zımpara kâğıdı ile düzeltilip cila uygulanır.術者とその視界内にある物を瞬時に入れ替える。
Dortmund şehrinde insanların ilk yerleşke tarihine ait arkeolojik izler, Cilalı Taş Devrine kadar uzanıyor.현 도르트문트 시 지역에서 인간 정착의 첫 흔적은 신석기시대까지 거슬러 올라간다.
Büyük kardeşi Tamaz Çiladze de yazardır.אחיו הוא הסופר ש.